1. Kırklareli Kültür & Sanat Çalıştayı

205

1. Kırklareli Kültür & Sanat Çalıştayı – 17-20 Mayıs 2018

Kırklareli Belediyesinin düzenlediği, Ege Kültür ve Sanat Vakfı’nın destekleri ile yapılan 1.Kültür&Sanat Çalıştay’ı geniş bir sanatçı katılımı ile 17-20 Mayıs 2018 tarihlerinde Kırklareli’de gerçekleşti. Kültür ve sanat kenti olarak bilinen birçok sanat etkinliğinin, tiyatronun geldiği Kırklareli böyle bir sanat etkinliğini bekliyormuş. Bugüne kadar düşünülüp yapılmaması büyük bir eksikliğin tamamlanması gibi oldu. Etkinliğin fikir babası ve düzenleyicisi Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, “ Sanatçı dostlarımız davetimizi kabul edip geldikleri için çok mutluyum. Böyle bir çalıştaya ihtiyacımız vardı. Bu yıldan sonra düzenli olarak yapılmasını ve Uluslar arası boyutlara taşınması en büyük arzumuzdur.” dedi.

Çalıştay’a İzmir, Mersin, Mardin, Gazi Antep, İstanbul, Karadeniz gibi yurdun dört bir tarafından 100 üzerinde ressam, heykeltıraş, mozaik , dekoratif süsleme, gemi model yapımı gibi sanat kollarında çalışmalar yapan sanatçılar katıldı. Görüştüğümüz çoğu sanatçı Kırklareli’ni henüz tanıyamamanın üzüntüsünü yaşadıkları belirttiler. İlimizin sosyal, kültürel ve sanat yönünden iyi bir tanıtımı yapıldı.

Çalıştay’a küçüklerin ilgisi daha fazla oldu. Özellikle resim, heykel, gemi yapımı, mozaik gibi sanat kollarına ilgi fazla idi.

İlimizde faaliyet gösteren Bilal Yapıcı Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri için büyük bir deneyim oldu. Küçük sanatçı adayları ilk defa bu kadar çok sanatçıyı bir arada görüyor, yüz yüze tanışıp konuşuyor ve beraber çalışıyordu. Bilal Yapıcı Güzel Sanatlar Müdiresi Gamze Pekkan” Bu Çalıştay çocuklarımız için çok faydalı oldu, adeta ufukları açıldı kendilerine güvenleri geldi. Yeni sanatçılar, yeni sanat dalları ve teknikler öğrendiler. Sanatçılarla tanışıp, çalışıp feyz aldılar. 4 gün boyunca çok yorucu oldu, fakat tüm yorgunluğumuza değdi. Öğrencilerimiz bundan böyle sanata ve sanatçıya farklı bir açıdan bakabilecekler.” dedi.

Bazı standları gezdik, sanatçılar ve sanat dalları ile tanıştık. Çok ilginç anılar ve sanat ile ilgili sanatçıların görüşlerini paylaştık.

1-MEHMET YAĞMUR – GEMİ MODELCİSİ

Mehmet Yağmur İzmir Karabağlardan geliyor. Hobi olarak 25 yıldır gemi modelleri yapıyor. Ege Kültür ve Sanat Vakfı’nın organizesi ile ilimizi tanımış ve Çalıştay’ a katılıyor. Gemi modelleri şimdiden çocukların ilgisini çekmiş, en çok ziyaret edilen standlardan biri. Şimdiden bir sanatçı adayı olmuş. Hamdi Helvacıoğlu Ortaöğretim öğrencisi Rauf Curabay ilk günden beri gemi modellerine ilgi duymuş ve ailesinin de onayı ile her gün geliyor ve çalışmalara katılıyor. İleride belki de yeni bir sanatçı adayı olacak. Mehmet Yağmur “Ülkemizde sanata yeteri kadar saygı gösterilip değer verilmediği için sanat ve sanatçı eksikliği var. Bu tür Çalıştayların faydalı olacağına ve sanatı topluma sevdireceğine inanıyorum. Bu düşünceden dolayı teklifinizi severek kabul edip geldim ve Kırklareli’ ni tanımaktan çok mutlu oldum.” Diyerek gençlerimizi de şu mesajı iletmemizi istedi. “Gençler, her gün TV karşısında veya telefonunuza mesaj yazmaktan biraz fedakarlık ederek sanata zaman ayırınız. Sanat insanı mutlu eder, güzel zaman geçirmenizi sağlar ve bir terapi gibidir.”

2- YUSUF ZİYA GÜREKEN – AHŞAP YAKMA SANATI

İstanbul Tuzla’dan katılıyor. 25 yıl reklam sektöründe çalıştıktan sonra emekli olmuş ve ahşap yakma sanatına gönül vermiş. Halk Eğitim Merkezinde “Ahşap yakma “ kursları veriyor. “ Kırklareli çocukları bu yakma işini çok sevdi. Çocukların sanata karşı müthiş bir ilgisi ve ayni zamanda becerisi var. Yetkilileri bu ilgiyi mutlaka değerlendirmesi gerekli” diye mesajını iletiyor. İlgililer ve yetkililer ilgi duyar mı bilmeyiz ama biz sanatçının mesajını iletelim.

3- HALUK RIZA ŞAFAK- AHŞAP HEYKEL SANATÇISI

Ahşap Heykel Rölyef çalışması yapıyor. Çalıştay’a Eskişehir’den katılıyor. Sanat aile geleneği olmuş Dede iyi bir taş ustası. Zamanında atölyesi varmış ve tüm aile dededen sanatkar. Haluk Rıza Şafak ahşap heykel çalışmalarının yanında iyi bir keman yapımcısı. Yaptığı kemanlar birçok keman sanatçısı tarafından kullanılıyor. Kırklareli’nin çılgın keman virtüözü Nedim Nalbantoğlu bu keman ustasını tanımış olsa idi mutlaka güzel bir keman sohbeti olurdu. Haluk Bey’den Çalıştay ile ilgili yorum ve görüşlerini aldık, o bize kendi el yazısı ile yazdığı mesajını iletti. Teşekkür ediyor ve okurlarımızla paylaşıyoruz.

“1.Kırklareli Kültür Sanat Çalıştayı 17-20 Mayıs 2018 tarihlerinde düzenlenmesi gördüğüm kadarıyla Marmara Denizinin Doğusuyla Batısının farklı kimlik ve kültürlerinden buluşması larak görüyorum.

Bu buluşmanın gerçekleşmesinde emeği geçen Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu liderliğinde Nurettin Ataman Bey’in organizasyonuyla gerçekleşen Çalıştay’ a Belediye personeline sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Trakya coğrafyası ve insanının Çanakkale dışında birçok arkadaşım gibi yeterli bilgiye sahip olmadığımı fark ettim.

Bu buluşma sayesinde hem insan olarak, hem de Ahşap Heykel Sanatçısı olarak nadide insanlar diyarı Kırklareli’ni geç fark etmekten hicap duyduğumu belirtmek isterim.

Anadolu’nun bu bölgesinde milli ve insani yaşamın varlığı gelecek için umutlarımı yeşertti.
Kırklareli halkına ve yönetimine sonsuz şükranlarımı sunuyorum.“

4-ECE LAPACI

Dekoratif el sanatları ile ilgili çalışmalar yapan sanatçımız, çok ilginç eserlere imza atmış. One Stroke ( tek vuruş) sitili ile evde kullanmış olduğumuz eşyalarımızı eskimiş bile olsalar, atılmadan öylesine güzel ve farklı görünümler elde ediliyor ki, eşyalar sanki yeniden hayat bulup ikinci baharlarını yaşamaya başlıyorlar. Ece Lapacı İstanbul Sosyal Hizmet Aile Bakanlığına bağlı ÇODEM (çocuk destek merkezi) görev yapıyor. Bir psikolog olaraK özellikle problemli çocuklara verdiği sanat kursları ile adeta onları yeniden hayata bağlıyor. Sanatın gücünün sadece güzel ve beğenilecek olaylar yaratmak değil insanlar üzerindeki rahatlatıcı ve terapi edici yönünün de önemini vurguluyor.

5- ALEYNA KANAR

Kırklareli doğumlu bir kızımız. Edirne Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel bölümü öğrencisi. Vahşi av hayvanlarının alçıdan heykellerini yapıyor. Yüksek lisans aşamasında çalışmalarını sürdürüyor. Günümüz ekonomik koşullarında sanatın para için yapılmak zorluğundan dolayı gerçek sanatçıların yetişemediğinden yakınıyor. Sanatçı özgür olmalı ve beğeni ve satış kaygısı tanımadan sanatını yaparsa daha özgün sanat eserlerini ortaya çıkacağını savunuyor.

6- ATANUR MERİÇ – EROL MERİÇ

Atanur Meriç İzmir 9 Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünde öğretim görevlisi. Eşi Erol Meriç’te resim sanatına ilgi duyan bir sanatsever. Atanur Meriç resim yanında MİNYATÜR VE EBRU sanat kolları ile de çalışmalar yapıyor. Oğlum Barış Karaca’nın da 9 Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi resim bölümünden mezun olduğunu öğrenince çok sevindi. Okulumuzun mezun ettiği bir öğrenciye burada rastlamak güzel bir tesadüf oldu.

Atanur Meriç’in sanat ve yaşam görüşü çok ilginç ve farklı. “Herkes Tanrı’nın yarattığı güzellikleri görüyor ve ilgi ile bakıyor. Ama asıl önemli olan ne gördüğüdür. İşte sanatçı herkesin bakıp göremediği güzellikleri ve farkı görüp insanlara sunuyor. Sanatın güzelliği ve esrarı da burada işte. Sanat insanlar için müthiş bir terapi ve yaşam felsefesi ve özgürlük veriyor. Bir olaya ve nesneye sanatçı gözü ile bakmak ve o özgürlüğü bulup çıkarmak. İşte sanat ve sanatçının gücü ve güzelliği” diyerek sanata ve sanatçıya bir başka açıdan bakıp yorumluyor.

7- ZEKERİYA MALKOÇ

Kırklareli Kapaklı köyü doğumlu bir hemşehrimiz. Uzun yıllar İstanbul’da yaşamış bir ressam. Akademik resim öğrenimi görmemiş ama ünlü ressamların yanında çalışarak resim sanatının inceliklerini öğrenmiş. İstanbul tabloları ile ünlenmiş. Tekrar Kırklareli’ne dönerek ressamlığa devam etme kararı almış. Ancak her sanatçının yaşadığı zorluklar burada yaşanmaya başlamış. Resim yaparak, tablo satarak geçim çok zor. Bütün bu zorluklara rağmen resim sanatına aşık ve devam ettirmek istiyor.

8- KIRIMLI RESSAM HÜLYA GÜLMEZ

Etkinliğe Kırım’ı temsilsen katılmış. Resim çalışmalarına İstanbul’da devam ediyor. Kırımlılar derneği üyesi ve Özgür Kırım bayrağını kutsal bir emanet gibi yanında taşıyor. Eşim Güldan Karaca’ nın da Tatar olduğunu öğrenince hemen Kırım bayrağını açarak önünde poz verdi.

9- TURAN SÖKMENOĞLU, AYTEN SÖKMENOĞLU, İNCİ AYKAÇ –
ÇAKILTAŞI MOZAİK SERGİSİ

İnci Aykaç Gazi Antep’ten, Turan ve Ayten Sökmenoğlu çifti ise İstanbul’dan Çalıştay’a katılan sanatın en eski dallarından biri olan mozaik sanatçıları. Turan Sökmenoğlu hukuk fakültesi mezunu bir kişi olmasına rağmen kelimeler ile oynayıp hukuk savunmaktan, çakıl taşları ile oynayıp doğayı savunmayı yeğ tutmuş bir idealist. Çakıltaşı Mozaik sanatını “ Doğayı kendi renkleri ile resmetme sanatı” olarak kabul ediyor. Çünkü doğadaki çakıl taşları her yöreye göre öylesine muhteşem renkler sunuyor ki yapay renkler ile kıyaslamak mümkün değil. Onun bu özelliği bilindiğinden dolayı dostlar Türkiye’nin her tarafından çuvallarla çakıl taşı gönderiyorlar. çakıltaşlarını doğal renkleri ile ve özelliklerini bozmandan bir resmin içine sığdırmak kolay değil. Ancak Turan Sökmenoğlu “ Sanatçı ile çakıltaşları arasında oluşan duygusal bağ gerçekleşince her taş kendi yolunu, rengini ve yerini buluyor” diyor. Zaten sanatta bu değimli? Hangi malzemeyi kullanırsan kullan aranda hissedebileceğin bir duygusal bağ kurulmadı ise ortaya bir sanat eseri çıkmıyor.

İnsanoğlu oturduğu mekanları daha zevkli ve güzel hale getirebilmek için asırlardır çaba gösteriyor. Bugün kullandığımız halı ve kilim gibi yer örtüleri bulunmadığı zamanlarda insanoğlu bulunduğu mekanları çakıltaşları ile süslemeye başlamış. Yerlere döşenen mozaiklerin tarihi MÖ 4000 yılına kadar gidiyor. Mozaik sanatının bilinen 6000 yıllık bir geçmişi var. Bu türe en güzel örnek ise Gazi Antep yakınlarında bulunan ZEUGMA MOZAİKLERİ. “ÇİNGENE KIZ” ismi verilen mozaik bulunduktan sonra bölgenin tarihi ve turistik değeri artmış sanatseverler, tarih araştırmacıları bölgeyi ziyarete başlamıştır. Bu bulgulara göre Dünya litaratüründe Mozağik başkenti olarak Gazi Antep anılmaya başlamıştır.

Belkıs (ZEUGMA) hakkında kısa bir bilgi vererek ziyaretimizi noktalayalım.

“Belkıs/Zeugma Antik Kenti – Gaziantep

Belkıs/Zeugma, Gaziantep’in Nizip ilçesinin l0 km. doğusunda, tepeler üzerine kurulmuş bir kenttir. Büyük İskender’in generallerinden I. Selevkos Nikator, M.Ö. 300’de, Büyük İskender’in, Fırat Nehri’ni geçtiği yerde, Selevkeia Euphrates ismiyle bir kent kurmuştur. Bu kentin karşısına da eşi Apama’nın adıyla ikinci bir kent kurarak, bu iki kenti bir köprüyle birbirine bağlamıştır. Kent, M.Ö. 31’den itibaren Roma’ya bağlanarak adı geçit-köprü anlamında “Zeugma” olarak değiştirilmiştir. Roma döneminde kent altın çağını yaşamıştır. M.S. 256 yılında Sasani Kralı I. Şapur, Zeugma’yı ele geçirerek yakıp yıkmıştır. Bu tarihten sonra Zeugma bir daha eski ihtişamına ulaşamamıştır. Zeugma, özellikle Roma döneminde, sanat alanında çok ilerlemiş, zengin villaları süsleyen mozaik döşemeler dünya örnekleri ile yarışır hale gelmiştir. Bölgenin sadece bir bölümünde gerçekleştirilen kazılarda gün ışığına çıkarılan mozaikler Zeugma’nın tam anlamıyla bir mozaik kenti olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Zeugma kazıları sırasında ulaşılan ve bu alanda bir “dünya rekorunu” Gaziantep’e ve Türkiye’ye kazandıran bullalar (Mühür Baskı) da Belkıs/Zeugma’yı eşsiz kılan özellikler arasındadır.” (Kaynak: Türkiye Kültür Portalı- İnci Aykaç- Turan Sökmenoğlu)

Çalıştaya bir çok sanatçı çeşitli sanat dallarında katılarak eserlerini sergileyerek sanatın güzelliğini ve sanatçının özverisini Kırklareli halkı ile paylaştı.

Bir daha ki çalıştayın daha geniş kapsamlı ve uluslararası boyutlarda olması dileğiyle emeği geçenlere teşekkürler.

MUSTAFA KARACA – SARANTALI KÖYLÜM