15 Temmuz 2016 FETÖ Darbe Girişimi

27

15 Temmuz 2016 demokrasimiz açısından önemli bir gün olarak tarih sayfalarında yerini alacaktır mutlaka. Bu darbe girişimi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dik duruşu, halkın meydanları doldurması ve siyasilerimizin TBMM sini açık tutması ve silahlı kuvvetlerin içinde aklı selim sahibi vatanı ve milletini sevip sayan subayların sağduyulu davranmaları ile bastırıldıktan sonra, darbenin ciddiyeti ve şifreleri çözülmeye başladı.

Adına FETÖ dediğimiz dini ve siyasi örgütlenmenin nerelere kadar indiği, örgüt bünyesine dahil ettiği kişileri nasıl etkisi altına aldığını öğrendikçe olayın vahameti ve tehlikenin büyüklüğü daha iyi anlaşılıyor.

Ülkeyi dış tehlikelere karşı savunmak üzere kurulmuş bir teşkilat olan silahlı kuvvetlerimizin böyle bir olaya alet edilmesi ve halka karşı kullanılmak istenmesi gerçekten üzücü. Yıllarca ilim yolunda modern bilgilerle eğitilmiş, ülke ve dünya şartlarını öğrenerek yetişmiş silahlı kuvvetler personel ve subaylarının bir taşra vaizinin emri ile yıllarca hareket etmeleri ve böyle üzücü olaylara karışmaları inanılacak gibi değil. Bu olay Dünya’ da örnek gösterilen, halkın arasında büyük bir sevgi ve saygıya sahip subaylarımızın bu tür bir olaya kalkışması, üstelik taşra vaizinin emirleri ile bu işe başlamasını akıllar almıyor. Peygamber ocağı dediğimiz, çocuklarımızı vatan görevi diye gönderdiğimiz, şehit olmalarını kabullendiğimiz ordumuzun böyle bir üzücü duruma düşürülmesi inanılmaz ve affedilmez bir yanlıştır. Zaten bu işi yapan subay ve generallerde af istemiyorlar. Topluma yaşattıkları bu travmadan sonra kendi eş ve çocuklarının yaşayacakları üzüntülü ve sıkıntılı günlerin hesabını kim verecek.

Onların çocukları yarın okullar açıldığında arkadaşları arasında nasıl karşılanacak. Ya eşler, ana ve babalar. Yaşadığımızdan çok daha fazla üzüntüler yaşayacağımız muhakkak.

Subaylarımıza musallat olan bu taşra imamı yıllarca Ordumuzun temel taşlarını bozmaya kalktı. Son yıllarda gördüğümüz fotoğraflarda ve rastladığımız subayların göğüslerinde renkli işaretler görmeye alıştık. Hepsinin anlamı bu subayın ne kadar bilgili olduğu, yurt dışında ne kadar görev yapıp, kurs aldığı ile ilgili oluyordu. Subaylarımızın göğsünü ABD ve Batı emperyalizminin vermiş olduğu teneke parçaları kapladığı için kalplerinin sıcaklığını hissetmemeye başladılar mutlaka. Halbuki Türk Milleti onlara gökteki bin yıldızdan daha değerli yıldızlar vermiş ve gerekli rütbesel saygıyı göstermişti. Bu değerli yıldızlar belli ki bazılarının omuzlarına fazla geldi. Böylesine eğitimli insanların cahil bir taşra imamının emri ile halkına karşı nasıl silah doğrultur ve de ateş eder anlamak mümkün değil. Siz o teneke parçalarını göğsünüzden atamadığınız için Türk Milleti omuzlarınıza fazla gelen o değerli yıldızları da omuzlarınızdan söktü aldı. Olan kime oldu derseniz yazık çocuklarınızın bundan böyle yaşayacağı üzüntülü günlere.

YANKE GO HOME – FETO GEL HOME

15 Temmuz darbesinin ardındaki kişinin FETÖ terör örgütü, FETO’ nun arkasındaki kişinin de ABD olduğu konusunda taraflı tarafsız tüm basın ve siyasiler hem fikir. Basında çıkan tüm yazılarda FETÖ örgütü, örgütlenmesi ve örgüte dahil olan kişilerin kimler olduğu konusunda fikir ve bilgi birliği var. Peki neden kimse Feto’  nun arkasında duran kişiye karşı en ufak bir serzenişte bulunmuyor işte buna aklımız ermiyor.  Bu kanlı tezgahın ABD de düzenlendiği Türkiye ve Orta Doğu İslam coğrafyasında oynandığını hepimiz biliyoruz. ABD neden hala suskun ve Terörist başı ilan edilen Fethullah Gülen’ i iade etmiyor. İllaki istemek mi lazım. İstesek te vermezler herhalde.

O zaman biz ABD’ ye diyemezmiyiz ; ABD al uçaklarını, al askerlerini evine dön.

1968 li yıllarda çok güzel olmuştu. İstanbul “ YANKE GO HOME “ “ABD DEFOL “ sesleri ile yankılanıyordu. İstanbul sokaklarında terör estirmeye kalkan 6.Filo askerlerini denize döktüğümüz gün tüm İstanbul bayram yapmıştı.

Son elli yılda yaşadıklarımıza bakarsak eğer ABD’ nin girdiği her coğrafya kan ile sulanıyor. ABD üsleri ülkemizden sökülüp atılmadan Orta Doğu ve Türkiye’ nin böyle üzücü olayları yaşaması kader değil, aptallık gibi geliyor. Bu olaydan ders çıkararak ABD li dostlarımızı da fazla üzmeden, kırmadan hadi dost artık evine dememizin zamanı geldi de geçiyor gibi. Kibarca anlamazlarsa “ YANKİ GO HOME “ diyecek kadar İngilizcemizin olduğunu hatırlatmak isteriz.

Du bakali neler olacak…

Sarantalı Köylüm