1908 Seçimleri- Osmanlının ilk ve son seçimi

62

1908 Belediye Başkanlığı Seçimi – Çelebi Efendi

Kırklareli, 1908 yılında yapılan,Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk ve son seçimlerinde ÇELEBİ EFENDİ isimli bir Yahudi belediye başkanlığına seçilmiştir. Kırklareli Belediye Salonunda kuruluşundan bu yana görev yapan bütün başkanların fotoğrafları ve görev süreleri sergilenmesine rağmen ÇELEBİ EFENDİ’ nin resmine veya   göreve süresine rastlamadık. Belediye arşivinde böyle bir başkanın görev yaptığına dair herhangi bir belge veya bilgi’de yoktu.

ÇELEBİ EFENDİ’ yi ve 1908 seçimlerini daha iyi anlamak için o yıllara geri dönmek gerekti 2.Meşrutiyet ilan edilmeden önce Balkanlarda oynanan oyunları iyi izlemek gerekiyor. Rus Çarı’na arkasını dayamış Bulgarlar, İngiltere ve Fransa’nın desteği ile iyice şımarmış RUM ve Yunanlılar, Amerika’nın desteğini almış Ermeniler inanılmaz bir şekilde Türk ve Müslüman halk üzerinde baskı uygulamaya başlamıştır. Genelde asker ve subaylardan oluşan çeteler Türk köylerini basmakta ve insanlarımızı katletmektedir. Osmanlı İmparatorluğu üzerinde ayrılık bulutları milliyetçi akımlar olarak esmekte ve, her devlet ayrı ayrı bağımsızlığını istemektedir. Böyle karışık bir ortamda İmparatorluğun birlik ve bütünlüğüne inanan yalnızca Arnavutlar ve Yahudiler kalmıştır. Arnavutlar, Müslüman olmanın verdiği din kardeşliği ile hareket etmekte,,Yahudiler ise 400 yıl önce talihsiz bir şekilde İspanya’dan kovulduklarında onlara kucak açıp misafir eden Osmanlı’ya minnet duygularından ve 400 yıldır bu topraklarda büyük bir güven ve huzur içinde yaşamalarının verdiği güven ile Osmanlının birlik ve beraberliği için Türk’ler ile birlikte hareke etmektedir.

Yahudilerin çoğunlukta olduğu SELANİK, Arnavutların çoğunlukta olduğu Firzovik bu direnişlerin ve ittihat-terakki’nin merkezi olmuştur. Selanik genelde doğu Trakya diye söylenen ve Kırklareli’nin de içinde bulunduğu bölgeyi ticari ve siyasi olarak etkilemektedir. Selanik’te gelişen olaylar Kırklareli’ni oldukça fazla etkilemektedir. Bunda Yahudi toplumu’ nunda iletişim konusunda ki gücü etkili olmuştur.

Osmanlı üzerinde oynanan bu kirli oyunlardan en fazla zarar gören, malıyla canıyla büyük kayıplara uğrayan Türkler yine en büyük suçlu ve cani olarak batı basınında tanıtılmaktadır. Belçikalı İktisatçı EMİLE de LAVALEYE’in 1885 yılında yazdığı “TUNA’nın BERİSİ VE ÖTESİ” isimli kitabında Türk’leri her gün insanları kılıçtan geçiren, darağacında asan caniler olarak tanıtmaktadır. Filibe’de her gün 20-30 kişi astıklarını yazmakta ve Türk’lerin halk üzerinde şiddetli bir baskısından bahsetmektedir. Halbuki ayni günlerde batı destekli, asker kökenli çeteler Türk köylerini basmakta ve Türk’ler üzerinde inanılmaz bir katliam yapıldığından bahsetmemektedir. Batı’nın sebep olduğu bu kargaşalar sonucu Balkanlar kan gölüne dönmüş ve bu katliamlardan en büyük zararı Türk’ler görmüştür.

Sosyal ayrılıkların böylesine kanlı bir hal aldığı ve batı devletleri tarafından açıkça desteklendiği,,Avrupa’da ki her devletin ve ulusun karşımızda yer aldığı böyle bir ortamda tek dostumuz kalan Yahudiler, birlik ve beraberliğin ayakta tutulması için Türk’ler ile birlikte hareket etmektedir.

Böyle karmaşık bir ortamda yapılan seçimlerde belediye başkanlığına seçilen ÇELEBİ EFENDİ’ nin seçilmesinin sebebini daha iyi anlamış oluruz. Çelebi Efendi Kırklareli halkının kendisine duyduğu bu güveni boşa çıkarmamış ve Kırklareli’ne o günün şartlarına göre belediye başkanlığı yapmıştır. 1.Balkan Harbinde Kırklareli Bulgar’lar tarafında alındığında Kırklareli’ni terk etmek zorunda kalan Türkler ile birlikte İstanbul’a gitmiştir. Kötü gün dostu olduğunu göstermiş ve kendisini seçen insanlar ile birlikte ayni kaderi paylaşmıştır.   Çelebi Efendi’nin o günlerde Türk’ler duyduğu sevgi ve saygının samimi olduğunu 100 yıl sonra torunu’nu tanıyınca daha iyi anlıyoruz. Dede ve baba vasiyeti olarak kabul ettiği Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını ve taşıdığı Türk Pasoportu’nu ailenin en değerli emaneti olarak kabul etmiş ve gururla taşımıştır.”Bu günlerde bir çok Türk vatandaşının AB pasaportu alabilmek için vatandaşlıktan çıkmaya razı olduğu ortamda, Çelebi Efendi’nin torununun yaptığı hareketin ve Türk Pasaportu ve vatandaşlığına verdiği değerin anlamı daha büyük oluyor.”

Yukarıda bahsettiğimiz bütün bu olumsuzluklara rağmen Kırklareli halkının vermiş olduğu kararın ne kadar doğru olduğunu 100 yıl sonra daha iyi anlıyoruz. Seçimleri halkın sağduyusuna güvenerek yaptığımız zaman, halkımızın her türlü olumsuz koşula rağmen nasıl doğru kararlar verdiğini görüyoruz.

Mustafa Karaca