1912 Balkan Savaşı’nda Trakya ve Bir Felaketin Yıldönümü

Bundan 99 yıl önce bugünlerde Balkan Savaş’ ı çıkmış, savaş Trakya ve Balkanlar’ da başlamış bulunuyordu. Osmanlı topraklarını Trakya’ da Doğu Ordusu, Balkanlarda ise Batı Ordusu savunuyordu.

Osmanlı Ordusu karşısında düşman Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ gibi ülkelerden oluşuyordu. Balkan ülkelerinin arkasında Rusya ve diğer emperyalist ülkeler vardı. Uzmanlar bu savaşı Osmanlı Devleti’ nin kazanacağını söylüyor, öyle tahmin ediyorlardı. Fakat sonuç öyle çıkmadı. Osmanlı Ordusu savaşın ilk günlerinde Trakya ve Balkanlar’ da bozguna uğradı. Ordunun savaşa hazır olmadığı görüldü. Aslında Osmanlı Hükümet’ i Balkanlarda b,ir savaşın çıkacağına da ihtimal vermiyordu. Zaten bu yüzden savaştan bir süre önce tecrübeli 85 bin asker terhis edilmişti.

Bulgarlar’ a karşı ilk bozgun Trakya’ da ( Kırklareli’ nde) yaşandı. O sıra Kırklareli’ ni Mahmut Muhtar Paşa komutasındaki 3. Kolordu savunuyordu. Düşman Süleoğlu ve Karahamza üzerinden saldırıya geçmişti. Hava soğuk ve yağışlıydı. Askerin cephane ve iaşe ikmali tam yapılmış değildi. Yollar büyük ölçüde toprak olduğu için asker zor yürüyor, top ve cephane arabaları çamura saplanıp kalıyordu. Daha önemlisi cepheye sevk edilen asker eğitimsizdi ve birliklerini bulmakta zorlanıyordu. Daha savaşın başında Kırklareli’ ni savunacak olan Kolordu da bir yetersizlik görülüyordu. Her şeyden önce askerin ekmeği ve cephanesi yoktu. Askerin morali bozuktu. Alay imamları askere moral vermek için İstanbul’ dan gelmemişlerdi. Fakat maaşlarını almaya devam ediyorlardı. Almanlar yardım amacıyla Kırklareli’ ne iki uçak göndermişlerdi. Fakat ne var ki, Kırklareli İstasyon Meydanı’ na konmuş olan uçaklar bir daha yerlerinden kalkamadılar, bir şey de yapamadılar. İstanbul’ dan asker ve cephane getiren Tren ile, Kırklareli’ den yaralı askerleri ve Kırklareli’ ni, köylerini terk edip kaçanları İstanbul’ a götüren Tren Kavaklı yakınlarında çarpışmışlardı. Bu yüzden demiryolu kapanmıştı. Bu şartlarda ve bu ortamda gece eğitimi görmemiş birliklerin de gece savaşı’ na çıkarılmaları bozgunun nedeni olmuştu.

[inset side=left] Dost olduğu, savaştığını unuttuğun bir halk sana yine düşman olabilir. Tarih bu tür olaylarla doludur. [/inset] Yukarıda da değindiğimiz gibi Kırklareli Bozgunu yalnız birliklerin bozulması ile kalmamış, olay halka sirayet etmiş, sivil halk ve bozulan birlikler İstanbul’ a doğru kaçmaya başlamışlardı. Bu yüzden yollarda, kırlarda, soğukta, yağmurda kalanlar kargaşa ve panik yaratmışlardı. Bu durum, yani Kırklareli Bozgunu Balkan Savaşı’ nı kaderini belli etmişti. Bundan sonra Doğu Trakya’ da yani Türkiye Trakyasında’ ki birlikler aşamalı olarak Çatalca’ ya kadar çekilmişlerdi. Tabii bu çekiliş sırasında yer yer şiddetli muharebeler olmuştur. Lüleburgaz muharebeleri, Poyralı, Cevizköy, Kaynarca, Pınarhisar ve Vize muharebeleri meydana gelmiştir. Savaşı ve geri çekilmeyi izleyen yabancı savaş muhabirleri Bulgarlar’ ın Trakya’ yı mezbahaya çevirdiklerini yazmışlardır. O sıra Traakya’ da korkunç bir kolera ve dizanteri hastalığı da baş göstermiş, asker ve sivil halktan binlerce kişi ölmüştür. Düşman bir yanda, Kolera hastalığı bir yanda, son derece elverişsiz hava şartları bir yanda, açlık bir yanda Bulgarlar’ ın Çatalca’ ya kadar ilerlemesine yol açmıştır. Tarihte 1912 Ekim ayı böyle yaşanmıştır.

Bu savaş’ ın 99.yıldönümünde kim bu olayları, bu felaketi hatırlıyor da yeni kuşaklara anlatıyor? Oysa tarih ders almak içindir. Ders almıyorsan tarih bir gün tekrar ede, ayni felaket yine halkın başına gelebilir. Savaş için değil ama sel felaketi için bir Afgan Atasöz’ ü şöyle der:” Bir yerden dere geçmişse, gün gelir, zaman gelir o dere bir kere daha oradan geçebilir.

Dost olduğu, savaştığını unuttuğun bir halk sana yine düşman olabilir. Tarih bu tür olaylarla doludur.