1912 Seçimleri – Balkan Savaşı’nda Kırklareli – Laonicus’un Kehanetleri

130

1912 Seçimleri – Balkan Savaşı’nda Kırklareli

II.Meşrutiyet’in Osmanlı toplumu üzerinde estirmeye başladığı olumlu etkiler,bir an önce parçalanmadan pay almayı uman batılı devletlerin hoşuna gitmemektedir.Bekledikleri olmamış II.Abdülhamit tahttan indirilememiş,zor şartlarla da olsa yapılmak istenen reformlar toplumdaki olumsuz havayı dağıtmaya başlamış ve en önemlisi Türk’ler toparlanmaya başlamıştır.Siyaset yoluyla bozulmaya çalışılan ordu içinde ki birlik ve hiyerarji bir türlü kırılamamıştır.Türk’leri yenmenin tek yolunun ordu içine siyaseti sokmaktan geçtiğine inandıkları için bütün çalışmalar bu yöne kaydırılmıştır.Nihayet 1909 yılında II.Abddülhamit devrilerek yerine İstanbul’u İngilizlere teslim edecek olan V.Mehmet Reşat Padişah olur.II.Adühamit’ i tahttan indirmek,İttihatçılar kadar,batılıların da en büyük emelidir.Batı da inanılan bir kehanete göre İstanbul’u alan Padişah Mehmet,İstanbul’u verecek olan Padişah’da Mehmet olacaktır.Osmanlı tahtının varisleri arasında V.Mehmet’ten başka bir Mehmet yakın gelecekte yoktur.Ayrıca kehanetin zamanlaması da ilginçtir.3 tane 300 yıl ve bir 20 yıl sonra bu kehanet gerçekleşecektir.(bu tarih 1920 yılına isabet etmektedir ve İstanbul 1920 yılında V.Mehmet Reşat tarafından müttefik ordularına teslim edildi.)

Bütün siyasetlerini Osmanlı’nın parçalanması üzerine odaklayan batılılar, en zayıf halkamız Balkanlar ve Trakya üzerinde ki azınlıklar üzerinde yoğunlaşmaya başladılar.1912 yılında patlayan Balkan savaşları sonucu Balkanlar ve Trakya baştan sona yakılıp yıkıldı. Çatalca sınırına gelen Bulgar Orduları geçtikleri yerleri yakıp yıktı.

Bu yıkımdan can ve mal kaybı olarak en fazla Kırklareli etkiledi binlerce insan evlerinden ve canlarından oldu. Gidecek araç bulamayanlar yaya olarak İstanbul’a doğru kaçıyordu.

Kırklareli halkının bu büyük ve zoraki göçüne en fazla sevinen yerli Rum ve Ermeni Hemşehrilerimiz oldu. Yıllarca bir arada ve kardeşçe yaşadıktan sonra, ayrılığı hak etmeyen taraf Türk’ler olmasına rağmen yine kaybeden Türk’ler oldu.

Bu kargaşayı çabuk atlatan İttihat ve Terakki, hükümete ve orduya yaptığı müdaheleler sonucu II.Balkan Savaşında Edirne ve Kırklareli’ni geri almasına rağmen bütün bir Rumeli toprağını kaybetti.Oralarda kalan milyonlarca insan sonu belirsiz bir kadere terk edildi.

1912 seçimlerinde bildiğimiz kadarıyla Kırklareli’nde belediye başkanlığı seçimi olmadı. Zaten yaşanan bunca acı olaydan sonra, şehrin sosyal yapısı değişmiş, birçok insan savaşta ölmüş, şehir baştan sona yıkılmış ve daha önemlisi, insanlar can ve mal derdine düşmüştür. Yaşanacak yeni bir harp felaketinin şüphesi bile insanların büyük korku ve paniğe kapılmasına yetiyordu. Böyle bir ortamda şehrin gözden çıkarıldığını gördükleri için, en güvenli yolun İstanbul’a doğru gitmekte olduğu inancı hakim olmuştur.

Kırklareli 1914 yılında başlayan 1.Dünya Savaşına kadar Edirne Vilayeti’ne bağlı bir mutasarrıflık olduğu için, mutasarrıf tarafından idare edilmiştir.İstanbul Hükümeti tarafından tayin olunan mutasarrıf’ın seçim derdi olmadığından iki yıl yaraları sarmak için sessiz geçmiştir.

Mustafa KARACA

(LAONİCUS CHALCONDYLES’in “KEHANETLER KİTABI” 1425-1490 yılları arasında yaşamıştır. Bir çok kehaneti doğrulanmıştır. Kitabı AYTUNÇ ALTINDAL tarafından yayınlanmıştır.)