1920 Yunan İşgali Altında Trakya

Trakya bu günlerde, 91 yıl önce Yunan işgalinden kurtulmanın bayramlarını kutlamaktadır. Bilenler biliyordur; Yunanlılar 1920 yılının Temmuz’larında Trakya’yı bir hata içinde işgal etmiş, bu işgali iki yıl sürmüştü.

Yunanlılara karşı Trakya’yı savunmakla görevli Cafer Tayyar Komutası’ndaki Trakya Kolordusu bir hafta içinde savaşı kaybetmiş, Cafer Tayyar Paşa birliklerini kaybetmiş bir komutan olarak at sırtında, Trakya’nın derinliğinde Kolordusunu aramış, bulamayınca da Edirne’nin Bostanlı köyünde işbirlikçiler tarafından Havsa’daki Yunan Karakolu’na teslim edilmiştir.
 
Yunan İşgali, Trakya’ya çok acı çektirmiş, Anadolu Mustafa Kemal komutasında savaşırken, Trakya yerinden kıpırdayamamıştır. Çünkü Yunan İşgal Kuvvetleri Trakya’nın bütün gelir kaynaklarına el koymuş, paranın akışını Atina’ya çevirmişti. Biliyor musunuz, Yunanistan yakacak odun ihtiyacını iki yıl Trakya ormanlarından sağlamıştır. Trakya’yı Yunan Parlemantosu’nda temsil eden Kırklareli, Edirne, Tekirdağ Milletvekilleri Trakya’nın soyulmasını sadece seyretmekle yetinmişlerdir. Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin gizli raporunda bunlar köy köy yer almakta, halkın malı mülkü Yunanistan’a nasıl aktarıldığı yer almaktadır. Karahalil Kasabası’ndan olup Trakya Üniversitesi’nde Yrd.Doç.Dr. Veysi Akın, Tekirdağ’da Mehmet Serez ve bendeniz ayrıntıları ile ve değişik yönleriyle bu işgali sonuçları ile anlatmışızdır. Halkın durumunu da o sıra Kırklareli’nde 49. Tümen Komutanı olan Şükrü Nail (Gökberk) Paşa rapor etmiş, Trakya halkının umutsuzluğunu, bedbinliğini yazmış, şöyle demiştir;
 

[inset side=right]Yunanistan yakacak odun ihtiyacını iki yıl Trakya ormanlarından sağlamıştır.[/inset]

“Eşraf, genellikle çekingen bir durumdadır. Balkan Savaşı facıaları, onların maddi kuvvetlerini sarsmış, manevi kuvvetlerini alüst etmiş, yüksek duygu adına bunlarda birşey bırakmamıştır. Tehlikeli bir zamanda, bu gibilerin, mal ve can bakımından bir özveride bulunacaklarını pek o kadar umut etmiyorum.”
 
Trakya’nın bir haftada düşman tarafından işgali buna bağlıdır.
 
Belleğimizin bir ucunda şunu hatırlayalım;
 
Lozan’da İsmet İnönü, Yunanlıların Anadolu’da 27 büyük şehir, 1400 köy ve 98 bin ev yakıp yıktıklarını söyledikten sonra uluslararası Kızılay kuruluşlarının raporundan şunları okumuştur;
 
“Her ikimiz de (iki Kızılay kuruluşu) 1918’den bu yana, bir çok felaketlere tanık olduk, fakat şimdiye kadar yıkıntılar arasında yaptığımız bu geziden daha acıklı bir görevde bulunmadığımız gibi, yüzleri hala korku ve şaşkınlık yansıtan bu yerlerden çok uzaklarda kalan Anadolu kasabalarının da yakılıp yıkıldıklarını gördük.”
 
Trakya Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Veysi Akın da Trakya halkını soyup soğana çevirdiğini, neleri götürdüklerini “Trakya’nın Türklere Devir Teslimi” adlı kitabında yazıp anlatmıştır.
 
Yrd. Doç. Dr. Veysi Akın’a göre Yunanlılar;
 
“14 bin araba, 170 bin büyük ve küçükbaş hayvan, 60 bin kümes hayvanı, 60.108 altın, 2013 Mecidiye (Padişah parası), 839 bin Drahmi, 6-7 milyar değerinde eşya, 3600 öküz, 792 tosun, 6720 manda, 12 bin inek, 4700 at, 272 kısrak, 3 bin eşek, 109 bin koyun, 80 bin keçi, 801 bin ziraat aleti, 488 bin kilo ekin” alıp gitmişlerdir. Ve giderken yani Trakya’dan çekilirlerken, 957 cami ve okul yakıp yıkmışlardır. Tabii yoksul Trakyalı’nın elinden bunlar da çıkınca daha yoksullaştığı doğaldır. Cumhuriyet Türkiye’si, bunları yenmiş, Türk halkını bugüne getirmiştir. Yeni Türkiye budur.