2. ABDÜLHAMİT VE GAZİ OSMAN PAŞA

 

2.ABDÜLHAMİT’ İN SALTANAT BAŞLANGICI

Amcası Abdülaziz’in 1876’da tahttan indirilmesi ve şüpheli koşullarda ölümüne,  ağabeyi V. Murat’ın tahta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indirilerek Çırağan Sarayı’na hapsedilmesi olaylarına tanık olan 2.Abdülhamit,  31 Ağustos 1876’da padişah ilan edildi ve 7 Eylül günü Eyüp Sultan Camiinde 34. Osmanlı Padişahı ve 113. İslam Halifesi olarak kılıç kuşandı. 2.Abdülhamid tahta çıktığında Osmanlı İmparatorluğu büyük bir bunalım içindeydi. 1875’te devlet borçlarını ödeyemez hale düşerek Muharrem Kararnamesi ile moratoryum ilan etmiş, Rusya’nın başını çektiği Panslavizm akımının etkisiyle Balkanlar’da ulusal ayaklanmalar baş göstermişti.

Balkanlardaki ayaklanmalar Rus Çarı’ nın teşvikleri ile savaşa dönüşür. Sırplar ile yapılan savaşta

1 Eylül 1876 tarihinde Aleksinaç Muharebesi’ nde Sırp Ordusu kesin yenilgiye uğratılır. Tarih kitaplarımızda fazla yer verilmeyen bu savaş Osmanlı Ordusunun Balkanlarda kazandığı son savaş olur.

2.Abdülhamid, tahta geçmeden Mithat Paşa’ya verdiği taahhüt uyarınca 23 Aralık 1876’da, ilk Osmanlı anayasası olan Kanun-ı Esasî’yi ilan etti. Meclis-i Mebusan ve Ayan Meclisi üyelerinden oluşan ilk meclis 19 Mart 1877’de açıldı. Böylece I. Meşrutiyet dönemi başladı. Padişah ile meclisin ülkeyi birlikte yönetmesi ilkesine dayanan anayasayla yargı bağımsızlığı ve temel haklar güvence altına alınmasına rağmen egemenliğin esas kaynağı yine padişahtı. 2. Abdülhamid, Kanun-ı Esasî’nin 113. maddesiyle kendisine tanınan “idari sürgün yetkisi”ni kullanarak, daha meclis toplanmadan Mithat Paşa’yı sürgüne yolladı.

BALKANLARDA SAVAŞ BAŞLIYOR :

Osmanlının askeri ve siyasi olarak güçlenmeye başlamasından hoşnut olmayan Rusya, reformların uygulamaya konmasından ve Balkanlardaki Ortadoks Slavlar üzerindeki etkisini kaybetme korkusu ile 24 Nisan 1877 tarihinde, “halk arasında 93 harbi diye bilinen” 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşını başlatır. Bulgarları, Sırpları, Karadağlılar ve Romenlerin desteğini alan Rus Ordusu Tuna Nehrini geçmek üzere saldırıya geçer.

Tuna Nehrini geçmek isteyen Rus Ordusunun karşısına bu defa tarihin yazdığı en büyük kahramanlardan biri olan GAZİ OSMAN PAŞA çıkar. Yaptığı destansı müdafaa ile büyük bir başarı kazanır ve Rus Ordusunu Tuna Nehri üzerinde durdurur. Balkanlar ve İstanbul’ un savunmasının Tuna nehrinden geçtiğini belirten Gazi Osman Paşa İstanbul’ dan destek beklemektedir. Ancak beklenen destek 6 ay boyunca gelmez.  2.Abdülhamit’ in etrafını saran yalakalar Gazi Osman Paşa’ ya destek konusunda kararsızdır. “ Aman Padişahım bu Osman Paşa İstanbul’ a kahraman olarak dönerse maazallah tahtınızda gözü olur “ diyerek 2. Abdülhamit’ ta zaten var olan düşürülme korkusunu tetikler ve Gazi Osman Paşa’ ya beklenen yardım gitmez.

Tuna Nehri’ ni geçen Rus Ordusu Balkanlarda büyük bir katliam ve soykırım yaparak İstanbul kapılarına dayanır. Yeşilköy’ de kamp kuran Rus Ordusu her an İstanbul’ a girmek üzeredir. İstanbul’ un Ruslar tarafından alınacağı ve Osmanlı Tahtında da 5. Mehmet Reşat olmadığını gören Batı devletleri Rusları durdurmanın yolunu arar ve barış görüşmeleri başlatılır.

Gazi Osman Paşa Rus Çarı’ nın esiri olarak bir süre Rusya’ da misafir edilir. Gerçek bir asker ve savaş kahramanı olarak üst düzeyde saygı görür. Ancak İstanbul bir türlü Gazi Osman Paşa’ yı İstanbul’ a istemekte yavaştan alır. Ruslar bu büyük askeri büyük bir saygı  ile İstanbul’ a gönderir. Osman Paşa GAZİ ünvanı ile İstanbul’ da büyük bir sevgi ile karşılanır ve Sultan’ ın kaygılarının doğru olduğunu gösterir. Ancak Gazi Osman Paşa taht veya şöhret heveslisi bir kişi olmadığını ömrünün sonuna kadar devlete sadakat ile gösterir ve yalakaların padişahı nasıl yanılttığını ispat eder.

 

3 Mart 1878’de İstanbul’un Yeşilköy’ de ( eski adı ile AYASTEFENOS)   Osmanlı Devleti açısından ağır koşullar içeren bir antlaşma imzalanır.

Tarih kitapları ve 2.Abdülhamit taraftarları hakkında yazarken “ zamanında bir karış Osmanlı toprağını kaybetmedi” yalanına en anlamlı cevap Ayastefanos Antlaşmasıdır. Bir karış yer gitmemiş ama bakın nereler ne bedeller karşılığında gitmiş.

 

 

 

1. Sırbistan, Karadağ ve Romanya tam bağımsızlık kazanacak ve sınırları genişletilecek

2. Büyük bir Bulgaristan Prensliği kurulacak, prensliğin sınırları Tuna’dan Ege’ye, Trakya’dan Arnavutluk’a uzanacak.

3. Bosna-Hersek’e iç işlerinde bağımsızlık verilecek.

4. Kars, Ardahan, Artvin, Batum, Doğubayazıt ve Eleşkirt Rusya’ya verilecek.

5. Teselya Yunanistan’a bırakılacak.

6. Girit ve Ermenistan’da ıslahat yapılacak.

7. Osmanlı Devleti Rusya’ya 30 bin ruble savaş tazminatı ödeyecekti.

 

Ayastefenos antlaşması ile Balkanlarda işgale başlayan Bulgar ve Rus Orduları büyük bir katliam ve soykırıma başlar. Ancak bu defa yıllardır özgür yaşamış esaret ve işgali kabul etmeyen RODOP POMAKLARI tarih sahnesine çıkar. Kurdukları “ TİMRAŞ POMAK CUMHURİYETİ “ ile Yeşilköy ( AYASTEFENOS) antlaşmasını tanımazlar ve savaşa devam derler.

MUSTAFA KARACA