2014 Seçimlerinde Kırklareli -1-

15

2014 MAHALLİ İDARE SEÇİMLERİ -1-

LİDERLER-PARTİLER VE ADAYLAR

1950 Yılından itibaren çok partili sistemin gereği yapılan mahalli idare ve genel seçimler tarihi incelenecek olursa, her seçimin kendine özgü olayları ve bu olayları özetleyen sloganları olmuştur. 1950 seçimlerinde Menderes ve arkadaşlarının başlattığı seçim çalışmalarında söylenen “ YETER SÖZ MİLLETİNDİR” sloganı geniş halk kitlelerinde yerini bulmuş ve kitleler bu cevabı sandıkta kullandığı oylarla kanıtlamıştır. Ancak zaman içinde söz milletin olmaktan çıkmış, yürütmenin sözü haline gelmiştir. Bu yönetim devresinde yöneticilerin yaptığı hataların değerlendirmesini tarihin derin sayfalarına bırakıyoruz.

1973 seçimlerinde Bülent Ecevit ve arkadaşları CHP nin yeni sol çizgisinin sembolü haline gelen “ TOPRAK İŞLEYENİN-SU KULLANANIN” sloganı ile geniş halk kitlelerini yeniden heyecanlandırmış ve CHP Lideri Bülent Ecevit  “KARAOĞLAN”  olarak halkın gönlünde yerini almıştır. Ancak Ecevit ve arkadaşları kitlelerin bu sevgi beklentisini karşılamaktan uzak bir politik çizgi izlemeye başlayınca kitlelerin desteğini çekmesi uzun sürmemiştir.

CHP’ nin bıraktığı boşluğu dolduran Süleyman Demirel, 6 defa gidip, 7 defa gelmesine rağmen aranan lider, beklenilen kurtarıcı olamamıştır.

12 Eylül faşist rejimi kitlelerdeki sosyal gelişme, ekonomik gelişmenin önüne geçtiği ve talepleri karşılayamadığı gerekçesi ile uyguladığı baskıcı rejim sonucu binlerce genç hayatını kaybetmiş, işkence görmüş, hapislerde yatmıştır.

12 Eylül’ ün başlattığı yozlaşma, Özal zamanında doruğa çıkmış, rüşvet ve yolsuzluk iddiaları ortada dolaşmaya başlamıştır. Özal’ ın “ BENİM MEMURUM İŞİNİ BİLİR” sözü ile rüşvet ve yolsuzluklar adeta işini bilen becerikli adamların işi olarak tanımlanmış ve yasal olmayan bir biçimde halkın gözünde yasal kılıflara sokulmaya çalışılmıştır.

2001 Dünya Ekonomik Krizinin Türkiye’ yi sarsması, aslında siyaset hayatını da belli ölçüde sarsmıştır. Geniş kitlelerin umudunu kestiği düzen partileri ANAP-DYP-DSP  tarih sayfalarında anılmak üzere siyaset sahnesinden silinmiştir.

2002 Yılından itibaren Türkiye yeni bir siyasi hareket ve yeni bir lider ile tanışmıştır. Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının kurduğu yeni siyasi hareket AKP ( Adalet ve Kalkınma Partisi ) olarak geniş halk kitlelerinin beklediği kurtarıcı gibi algılanmış ve büyük bir oy çokluğu ile iktidarı devralmıştır.

İlk yılları oldukça başarılı geçen Erdoğan 2014 seçimlerine girerken peş peşe gelen yolsuzluk ve rüşvet dosyaları ile sarsılmaya başlamıştır. Pensilvanya Gülen Hoca kaynaklı olduğu iddia edilen kaset ve ses kayıtları Erdoğan ve bakanlarını oldukça zor duruma düşürmüştür. İddialara her ne kadar montajdır diye yalanlansa da halk arasında ki izlenim  (ateş olmayan yerden duman çıkmaz) şeklinde, inanmaya meyillidir. Hele muhalefet parti liderleri Kılıçdaroğlu ve Bahçeli günde üç yerde yaptıkları konuşmalarının hemen hepsinin tek konusu, yolsuzluk ve rüşvet olarak kitlelere anlatılmaktadır.

Kitleler Yolsuzluk ve Rüşvet söylemlerini önceleri şüphe ile karşılamasına rağmen GÜlen Cemaati tarafından desteklendiği iddia edilen kaset ve ses kayıtları ile inandırıcı olmaya başlamıştır. Şu anda Erdoğan Hükümeti’ nin en büyük rakibi Gülen Cemaati ve yayınladığı ses kayıtlarıdır. Bu kayıtlara güvenerek Erdoğan’ a Yolsuzluk ve Rüşvet üzerinden yüklenen muhalefetin torbasında ise hiçbir ekonomik paket programı yoktur. Yaptıkları bütün konuşmaların konusu Yolsuzluk ve rüşvet olunca korkarım Özal zamanında yaşananlar olacak tekrar. Özal “  benim memurum işini bilir” demişti, Erdoğan da “benim bakanım işini bilir“ demeye başlarsa şaşırmamak gerekir.

Seçimlerde liderlerin konuşma üslupları da oldukça değişti. Mahalle kahvelerinde söylenmeyecek sözler, miting alanlarında söylenmeye, yapılmayacak hakaret ve suçlamalar yapılmaya başlandı. Bu düşük seviyeli konuşmalar dinleyen kitleler tarafından çoşku ile alkış almaya başlayınca konuşmacılarında ölçüsü kaçmaya başladı. Korkarım seçim sonrası yeni konuşma tarzımız böyle olacak. Zaten küfür etmeye ve hakaret etmeye meyilli bir toplum olduğumuz için, seçim meydanlarından bize bu seviyesiz küfür ve hakaretler miras kalacak. Bunun örneklerini sokaklarda çocukların kavgalarında görmeye başladık bile. 6-7 yaşlarında çocuklar kavga ederken birbirlerine rüşvetçi-vatan haini gibi sözlerle küfür etmeye başladılar.

2014 seçimlerin genel manzarası bu olunca bir de özelde ilimiz bazında değerlendirme yapalım. Kırklareli 2014 seçimlerine nasıl hazırlanıyor, adaylar neler yapıp neler söylüyor.?

Mustafa Karaca – SARANTALI KÖYLÜM