2019’a doğru Kırklareli Siyaseti (Ergin Kalınoğlu)

99

31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan MAHALLİ İDARELER SEÇİMLERİ’ ne 5 ay gibi uzun bir süre olmasına rağmen seçim heyecanı Kırklareli’ni sarmaya başladı. Adı her ne kadar Mahalli İdareler Seçimleri olmasına rağmen olay yine belediye başkanlığı seçimine endekslendi. Ortada dolaşan 5-6 aday adayı isim ve seçimin atama-ön seçim şartları heyecanı arttırdığı gibi şimdiden tepkiler de başladı.

Olayı Kırklareli Merkez İlçe boyutunda ele alacak olursak eğer Belediye Başkanı ile birlikte 24 adet belediye meclis üyesi, Üç Belde Belediye Başkanı ( KAVAKLI-İNECE-ÜSKÜP) VE 48 Belediye meclis üyesi ile birlikte, 24 adet İl Genel Meclis Üyesi, 14 Mahalle Muhtarı, 45 köy muhtarı seçilecek. Bu seçilecek muhtarları yönetim kurulu sayılan İhtiyar Heyetlerini de hesaba katarsak 290 kişi mahalli idareler yönetimlerinde görev alacaklar. Bu görevlendirme siyasi partilerin alacakları oy oranlarına göre belirleneceği için bazı beldelerde Üsküp-Kavaklı AKP adayları, İnece CHP Adayı daha fazla oy aldığı için 5 yıl süre ile yöresini yönetme hakkını elde ettiler.

MAHALLİ İDARELER KANUNU’NU NEDEN HALA ANLAYAMADIK?

Her lafın başında ne kadar çok Atatürkçü olduğumuzu, Atatürk’ü ne kadar çok sevdiğimizi anlatır dururuz ya, peki Atatürk’ün ülke yönetimi için çok önem verdiği ve hazırlanmasında emeği geçtiği Mahalli İdareler Kanunu anlamadan Atatürk’ün idareci ve yönetici yanını nasıl anlayacağız?

Atatürk, 600 YIL Süren ve bir aileye soy bağı ile bağlı kişilerin yönettiği ve adına ister sultanlık, ister padişahlık deyin, tek adam rejiminin bir ülkeyi nasıl felaketlere sürüklediğini ve sonunda yıkılıp gitmeye varan bir süreç yaşadığını bizzat kendisi içinde yaşayarak, savaşarak görmüş bir kişi olduğu için, yönetimleri bir tek kişinin egemenliğine ve keyfiliğine değil beraber tartışılıp, müşterek karar verildiği bir rejimi hayal etmiş ve yaşamıştır.

29 Ekim de 95.yılını kutladığımız Cumhuriyetimizin çıkardığı en önemli devrim niteliğindeki kanunlardan biridir Mahalli İdareler Kanunu. Halkı yönetime ortak ederek, karar verme ve uygulama safhalarında fikirlerinin sorulduğu, tartışıldığı halkın kendi kendini yönetmesidir. Bu olayı merkezi idare açısından bakacak olursak eğer bir nevi mahalli özerklik anlamına da gelebilir. Zaten Avrupalı yönetim otoriteleri federal devlet ve özerklik konularını incelerken bu kanunu örnek alarak çalışmalarına yön verirler. Ancak zaman içinde bazı çevrelerce yanlış anlaşılarak ve çarpıtılarak Atatürk’ün yönetime katılma ve risk alma anlayışını, kendi anlamak istedikleri özerklik anlayışı ile karıştırmayı özellikle yaparlar.

03 Nisan 1930 tarihinde kabul edilen 1580 sayılı BELEDİYE KANUNU( Mahalli İdareler Kanunu) Belediye’yi beldenin ve belde sakinlerinin müşterek ve medeni ihtiyaçlarını tanzim ve gideren bir hükmi şahsiyet olarak tanımlar. Yani seçilen her ne kadar gerçek şahıs olan belediye başkanı ise de, kararlar bir meclis tarafından tartışılara, konuşularak alınır.

90 yılda geldiğimiz noktaya bakar mısınız? Bir kurum değil, kişiler tartışılıyor. Başkan (A) mı olsun yoksa ( B) mi. Başkana yön ve fikir verecek tartışılıp karar alınacak meclis ve o meclisi meydana getirecek kişilerden haber yok.

BELEDİYE KANUNU Kanun Numarası : 1580 Kabul Tarihi : 3/4/1930 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 14/4/1930 Sayı :1471 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 11 Sayfa : 80
Belediye Madde 1 – Belediye, beldenin ve belde sakinlerinin mahalli mahiyette müş- terek ve medeni ihtiyaçlarını tanzim ve tesviye ile mükellef hükmi bir şahsiyettir.

Belediyenin vazifeleri Madde 15 – Belediyelerin kanunlar ve nizamnamelerle muayyen hukuku, buna mukabil beldenin ve belde halkının sıhhat, selamet ve refahını temin, intizamını halelden vikaye maksadiyle yapacağı vazifeleri vardır.

Biz de bu ön bilgiler eşliğinde ve geçmiş siyasi tecrübelerimizden yararlanarak Belediye Başkanlığı seçimlerini farklı bir görüş açısı ile inceleyelim istedik.

Kırklareli Belediye Başkanlığı aday adayı olabilmek için CHP Kırklareli Merkez İlçe Başkanlığına dosya verip aday adaylığını kesinleştiren partililerimiz ile görüşmeye başladık. Görünüş sevindirici aday adaylığın kesinleşmiş arkadaşlarımızın hepsinin temiz bir siyasi geçmişi, başarılı bir iş, aile ve sosyal hayatı var. Hangisi kazanırsa kazansın hiç yadırganmaz ve toplum tarafından kabul görür. CHP yöneticilerinin bu kadar değerli kişilerin adaylığı biraz başını ağartacak. Şans mı, yoksa şanssızlık mı desek bilemem. Ancak şehrimiz, siyasetimiz için büyük bir kazanç. Bu kişiler seçimden sonrada iş ve sosyal hayatın her kademesinde görev almaya devam edecekler ve Kırklareli’nin yaşanılabilir bir kent olması için çeşitli platformlarda görev alacaklar.

1-ERGİN KALINOĞLU

Ergin Kalınoğlu Yayla Mahallesinde doğup ilk-orta ve lise tahsillerini Kırklareli’ de tamamladıktan sonra okumak için gurbete çıkan bir gencimiz. 1968 kuşağının rüzgarı ile İl’lerde ve mahallelerde yapılan siyasi çalışmaların bir uzantısı olarak Yayla Mahallesi Demokratik Kültür derneğinin çalışmalarına katılır. O yıllar öylesine güzel ve anlamlı yıllar ki hala unutamayız. Demokratik Kültür Derneği çalışması var, siyasi çalışmalar ve tartışmalar yapılıyor ancak mahalleli arkadaşlarımız sağ partilerde çalışanlar bile geliyor ve özgürce bizim yanlışlarımızı söylüyorlar. Kimse kimseye kızmıyor, kavga etmiyor. Mahallemizin sevimli hocası Allah Rahmet eylesin Abbas Hoca’nın vaazlarını da beraber dinleyip, Ramazanda teravi namazlarını beraber kılabiliyoruz. Abbas Hoca’nın oğlu Mehmet Akyürek (MAMİT) Adalet Partisi Belediye Başkanı olarak 2 dönem Kırklareli’ni yönetiyor.
Ergin Kalınoğlu bir Yayla Mahallesi çocuğun olarak çıktığı Kırklareli’ den önce Eskişehir Üniversitesi Makine Fakültesi bölümünü girer. Mezuniyet sonrası Yozgat-Çandır Yağ Fabrikası, Karacabey Yağ Fabrikası, 1986 Trakya Birlik Yağ Fabrikasında Teknik Müdür olarak görev yaptıktan sonra 1989 yılında Çorlu’da kendi fabrikasını kurar. Marmara Yapı Kalınoğlu’nun başarılı yönetiminde hızla gelişir ve Trakya’nın en güçlü firması haline gelir.
Ancak Kalınoğlu’nun bu ticari başarıları onu sosyal hayattan uzaklaştırmaz. Yayla ekolünün etkisi ile sosyal faaliyetlerin ve demokratik kitle örgütlerinin daima içinde ve faaliyetlerine destek olur.

Kırklareli halkının yıllardır özlemini çektiği üniversitenin şehrimize gelmesi için faaliyetlerde bulunur. “Üniversitemi İstiyorum” kampanyası ile 35 bin imza toplanır ve bu işleri koordine etme amacıyla “KIRKLARELİ HAREKETİ DERNEĞİ” kuruluşuna katkıda bulunur ve ilk başkanlığını yapar.

Üniversite geldiğinde gelecek öğrencilere yardımcı olabilmek amacı ile “ÖĞRENCİ BURSU” kampanyası başlatılır. 2 yıl içinde 100 öğrenciye burs verilmeye başlanır.

“ÖNLÜKSÜZ ÇOCUK KALMASIN” kampanyası ile köy okullarında okuyan yardıma muhtaç çocuklara 550 adet önlüğün yanında ayakkabı-kaban-pantolon-ceket gibi giysi yardımları yapılır.

Taşımalı eğitim sonucu köylerde öksüz kalan ve yıkılmaya başlayan köy okullarının yıkılmasını önlemek amacıyla “ Her Köye Bir Kütüphane” kampanyası ile köy okullarının onarımı için başlatılan çalışmalar yardımcı olur. DOLHAN KÖY’ü İlk Okulu onarılır ve kütüphane olarak faaliyete geçer.

2008 YILINDA Çorlu Sanayici ve İş Adamları Derneğini kurar ve ilk başkanı olur. Çorlu sanayinin gelişmesine katkıları olduğu gibi farklı bir iş adamı kimliğinin de tanınmasına katkısı olur.

İşte böyle bir Ergin Kalınoğlu bugün Kırklareli Belediye Başkanlığına aday adaylığı için siyaset sahnesine çıkmış durumda. Yukarıda belirttiğimiz gibi halka hizmet illa ki bir siyasi kimlik altında olmayabiliyor. İş hayatında ve sosyal yaşamında başarılı olmuş kişilerin de siyasi yarışa girmesi ve görev talep etmesi ancak kaliteyi yükseltir ve çıtanın boyutları farklı olur.

Ergin Kalınoğlu,siyasi arenaya girmeden önce de Kırklareli’ne inanılmaz kültür hizmetleri vermiş bir sosyal kişilik ve farklı bir iş adamı çizisi var. Ekonomik boyutunu düşünmeden Kırklareli Yayla Mahallesinin eski görkemli günlerine dönmesi için başlatılan çalışmalara ilk harcı koyan kişi.

PAPAZIN YERİ

Bugün Papazın yeri olarak hizmet veren Kırklareli’nin onur duyduğu ve referans verdiği yeri yıkıntı halinde satın alarak onarmış ve Kırklareli kültür varlıklarına armağan etmiştir.

KÜÇÜK MUSTAFA KÖFTECİSİ

1939 yılından beri şehrimizin sembolü haline gelen bir prestij mekanı olan “KÜÇÜK MUSTAFA KÖFTECİSİ”ni sahiplerinin ölmesinden sonra kapanma aşamasına gelen mekanı, yeniden onarıp hayata geçirir.


Aşağı Pınar mevkiinde Prof.Mehmet Özdoğan tarafın 25 yıldır devan eden ve Kırklareli’nin 8500 yıllık tarihinin ortaya çıkmasına katkı veren Mehmet Özdoğan’ı Kırklareli’ de kimsenin tanımadığı ve kazıları bir gün olsa bile ziyaret etmediği günlerde en büyük moral desteğini vererek Kırklareli Kültür Varlıkları Derneğini kurarak çalışmalara katkı sağlamıştır.

ERGİN KALINOĞLU

Kısaca anlatamaya çalıştığımız farklı bir iş adamı, sosyal örgütlenmeci ve siyasetçi olarak Ergin Kalınoğlu’nu anlatmaya çalıştık. Seçimlerde CHP adayı olarak girmesi durumunda Kırklareli için düşündüğü güzel hayalleri ve bu hayallerin gerçekleşmesi için projeleri ve deneyimi var. Diğer adaylar gibi yalnızca başkan olarak değil bir ekip çalışması ile Kırklareli’ni yönetmeye talip olursa çok daha başarılı olacaktır. Çünkü Kırklareli artık sadece başkanın hayallerine kilitlenmiş ve onların gerçekleşmesi için oy verecek bir şehir değil.

BUZ TUTARSA

Siyasete fazla daldık ister istemez. Fakat Kırklareli bir Kültür Kenti ve bir çok arkadaşımız edebiyatın çeşitli dallarında eserler veriyor. Ergin Kalınoğlu aldığı kültür alt yapısın sosyal yaşamda elde ettiği tecrübeler ile birleşince ortaya okumaktan zevk ve de ders alacağınız güzel bir kitap çıkmış.Mutlaka okunması gereken bir klasik hainle gelmiş. Ergin Kalınoğlu’nun siyasetçi, işadamı kimliklerinin yanında edebiyatçı kimliği de en az diğerleri kadar başarılı.

SARANTALI KÖYLÜM
MUSTAFA KARACA
09.11.2018