2.ABDÜLHAMİT VE NOSTRADAMUS

 

 

Kanuni Sultan Süleyman’ dan sonra ( 46 YIL-1566-1521) en uzun süre Osmanlı Tahtında oturan ( 33 YIL 1866-1909) 2.Abdülhamit bu geçen sürenin hemen her gününü tahttan indirileceği korkusu ile yaşamış talihsiz bir sultandır. Bazılarına göre “YÜCE HAKAN”, bazılarına göre “KIZIL SULTAN” olarak anılır.  Ancak kişiyi en iyi ailesi bilir tezi ile hareket ederek kızı Ayşe Sultan’ ın söylediklerini okuyalım.

“ Babam doğru ve tam dinî itikada sahip bir Müslümandan başka biri değildir. Beş vakit namazını kılar, Kur’ân-ı Kerîm okurdu. Daima camilere devam ettiğini, Ramazanlarda Süleymaniye Camii’nde namaz kıldığını, o zamanlar camide açılan sergilerden alışveriş ettiğini hikâye tarzında anlatırdı. Babam herkesin namaz kılmasını, camilere devam edilmesini çok isterdi. Sarayın hususi bahçesinde beş vakit Ezân-ı Muhammedi okunurdu. Babamın bir sözü vardı:

“DİN ve FEN” derdi. “Bu ikisine de itikat etmek caiz” olduğunu söylerdi.

Kızının söylediği gibi 2. Abdülhamit 33 yıllık saltanatı boyunca “DİN” ve “FEN” konularına dikkat ederek yaşamıştır. Din konusu onun politikasının da temel taşını oluşturmuştur. Osmanlı Devletinin hakim olduğu coğrafyada yaşayan halkların büyük bir çoğunluğu Müslüman olduğu için din politikası zaman zaman işe yaramış ancak İmparatorluğunun sonu yine Hıristiyan İngilizlerle işbirliği yaparak isyan eden Müslüman Araplar tarafından yazılmıştır.

2.Abdülhamit dostları, düşmanları ve Avrupalı devletler tarafından sürekli olarak tahttan indirilme konusu ile tehdit edildiği için kendince aldığı güvenlik tedbirleri de sansür olarak anılmıştır. Düşmanlarının kendilerine göre haklı nedenleri yalnızca taht kavgası olarak söylenebilir. “Sen çekil biz gelelim” görüşü 2. Meşrutiyetin ilan edildiği 1908 yılında açıkça görülür. Birkaç vezirlik, paşalık veya avantalık alanların hemen ertesi gün 2.Abdülhamit’ i “ YÜCE HAKAN” ilan ettiklerini tarih kitapları yazar.

Yabancıların sebepleri,  ise biraz karışık gibi. Her ne kadar verimli ve ham madde zengini Osmanlı toprakları ekonomik zenginleşmeye başlayan emperyalist ülkelerin iştahını kabartmakta ve paylaşım haritaları yapılmaktadır.  Bütün bu ekonomik gerekçeleri gizlemek için dini ve tarihi bir argüman gerekmektedir, onunda adı konulur “NOSTRADAMUS KEHANETLERİ”

Nostradamus’ un İstanbul Kehanetleri;

Nostradamus, 1566 yılında öldüğünde öleceği günü ve zamanı bilmiş, mezarının ne zaman açılacağını ve açanların başına neler geleceğini detaylı bir şekilde anlatmış bir kahin olarak bilinir batı dünyasında. Yazmış olduğu kehanetleri çözülmeye başlayınca Dünya şoka girer ve herkesi bir korku kaplar. Türkiye için yaptığı kehanetler ilginçtir.

“İstanbul’ u alan padişah Mehmet

Veren padişah Mehmet”

Kehaneti yüzünden Abdülhamit’ in başın gelmedik kalmaz. İstanbul 1920 yılında alınacağına göre   yakında 5.Mehmet Reşat’ tan başka Mehmet yoktur. 2.Abdülhamit direndikçe direnir. Bir 33 yıl daha gideceği yoktur.  Nihayet 1909 yılında tahttan indirilir ve yerine 5.Mehmet Reşat gelir.

Kehanet artık gerçekleşecektir.  Ancak Nostradamus’ un bir başka KEHANETİ daha vardır.

Kongre başkanın yandaşları,

İşgalcilerle sürülecek Maltaya,

İstanbul işgalde, alınmış Rodos

AMA GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER SONUNDA.

Mustafa Karaca