31 Mart Yerel Yönetim Seçimleri

355

31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan ve resmi adı “Mahalli İdareler Seçimleri” olan seçimler ülke genelini ve gündemini yoğun bir şekilde işgal etmeye başladı. Olay geldi dayandı kimin ve hangi partinin adayı belediye başkanı olacak, gerisi teferruat. Halbuki işin en önemli kısmı olan teferruat bakın neler içermektedir. Görünüşte ve medyaya yansıyan yüzü ile Belediye Başkanı işin popüler ve magazin kısmı, ancak bu başkanın çalışacağı belediye meclisleri, İl genelini ilgilendiren konularda İl Genel Meclisleri ve en küçük yerleşim birimleri olan köy ve mahallelerde seçilecek muhtar ve ihtiyar heyetleri işin görünmez kahramanları oluyorlar.

İnsanlar toplu halde yaşamaya başladığı günden itibaren, dışardan gelecek tehlikelere karşı savunma amaçlı olarak işbirliği içine girmişler, birileri yönetici, birileri de yönetilen ve verilen emirleri uygulayan insanlar olmayı kabul etmişlerdir. Zaman içinde yönetenlerin yönetilenler üzerindeki baskı ve zulümleri öyle çekilmez hal almış ki, dışardan gelecek tehlikeyi arar olmuşlar.

Zaman içinde yetkilerin paylaşılması ve yönetenlerin denetlenmesi amacıyla farklı yöntemler bulmuşlar ve bu yöntemleri yöneten sınıflara kabul ettirebilmek için ağır bedeller ödemişlerdir. En son buldukları yönetime ise” DEMOKRASİ” adını vermişledir. Yani yönetilenleri kendilerini yönetecek kişileri seçme özgürlüğü. Yönetene belli bir süre 4-5 yıl gibi, verilmiş ve “ BİZİ İYİ YÖNET, YAPTIKLARINI BEĞENMEZSEK SENİ ALIP BAŞKASINI GETİRİRİZ.”

Ancak yönetenler kendilerine tanınan sosyal ve ekonomik imkanları kendileri ve yandaşları için kullanmaya başlayınca yine kavgalar çıkmaya başlamış. Güçlü mali kaynaklardan kolay kolay vazgeçmek istemeyen yöneten kesimleryönetimden uzaklaşmamak için türlü hile ve tehditler ve bazende kamu kaynaklarını kullanarak verdikleri rüşvetler ile gündemde ve yönetimde kalmanın kavgası içine girmişlerdir. Halbuki işe başlarken neler vaat etmişler, ne projeler ile yönetilenlerin karşısına çıkıp görev istemişlerdi. Görev için geldikleri makamlar ve koltuklar artık onların işi ve istikbali olmuştur.

KIRKLARELİ SEÇİMLERİ

Günümüze ve de İlimiz’e gelecek olursak eğer Kırklareli Belediye Başkanlığına aday olabilmek için kendisini demokrat ilan eden seçme ve seçilme hakkını yerel yönetim ve halka bırakan CHP’ de mevcut başkan Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun karşısına beş  aday daha “BİZ DE VARIZ” diyerek aday adayı olmuştur.Görünüşe bakarsan ne kadar güzel ve demokratik bir hizmet yarışı.Ancak CHP’nin tepe noktalarını tutmuş olan kerameti kendinde bulan yöneticiler “SİZ ADAM SEÇMESİNİ BİLMEZSİNİZ, O İŞİ BİZE BIRAKIN, BİZİM ATAYACAĞIMIZ KİŞİYE TIPIŞ TIPIŞ OY VERİN”. Oldu mu şimdi hani demokrasi, hani yerel yönetim seçimleri. Sanki X Anonim Şirketine genel müdür atıyorsun. Hal böyle olunca 6 aday adayı kardeşimiz Ankara’nın yolunu tutmuş, CHP Genel Merkezi önünde karargah kurmuş ve tıpkı Sezen Aksu şarkılarında olduğu “BANA NE BANA NE BENİ ATA ONU ATAMA…” diyerek ayalarca dil dökmüşledir. Yaşananlar hem CHP Genel merkezineyakışmamış, hem de yıllarca CHP içinde onurlu ve ilkeli bir mücadele vermiş olan bu arkadaşlara büyük saygısızlık olmuştur.

Uzun uğraşlar ve araştırmalar sonucu mevcut adaylar içinden Mehmet Tuna Soykan CHP adayı olarak seçmenin karşısına çıkacaktır. CHP üst yönetimi yine bir mehmet seçmiş ancak bu defa yanına Tuna eklemiştir. Tuna seçim çalışmaları sonucu hep KIRKLARELİ’NİN ABİSİ” sloganını işleyerek birleştirici bir abi olarak görev yapmaya talip olduğunu beyan etmiştir. Bundan sonra Tuna’ya BAŞKAN DEĞİL ABİ diyeceğiz.

Kırklareli halkı yine hadi bu defa da yine öyle olsun diyerek Mehmet’e oyunu  verecek. Giden de Mehmet, gelen de Mehmet. Yönetilecek olan için ne fark eder ki….

MUSTAFA KARACA