9.YAYLA BOLLUK BEREKET HASAT VE BAĞ BOZUMU ŞENLİKLERİ

16.09.2017

Bu yıl 9.defa düzenlendiği söylenen, aslında insanlığın ve hatta Kırklareli’nin binlerce yıllık bir geleneği olan Bağ Bozumu Şenlikleri Kırklareli Belediyesi ve Kırklareli Kent Konseyi’ nin düzenlemesi ve yerel üreticilerin katılımı ile coşkulu bir şekilde kutlandı. Gerçi, uygulanan yanlış tarım politikaları ile Kırklareli’ de bozulacak bağ kalmadığı için sembolük olarak talikada yapıldı. Ancak son zamanlarda  bağcılığı seven idealist insanların girişimleri ile Kırklareli’ de bağcılık yeniden canlanmaya başladı ve ekilmeyen alanlar ( özellikle eski bağ alanları Karakoç ve Ahmetçe köyleri arasındaki bölge) yeniden bağlarla dolmaya başladı.

 

YAYLA BUGÜNLERİ UZUN YILLAR SABIRLA BEKLEDİ

Etkinlikler Yayla Meydanında yapıldı. Yayla Meydanı Kırklareli’nin bir zamanlar en popüler yeri idi. Hükümet Konağı, Mahkeme, Defterdarlık, okullar, yetim yurtları gibi şehrin idari binalarının tamamı Yayla Meydanında idi. Ancak zaman içinde şehrin güneye doğru kayması, İstanbul yolu dediğimiz Karakaş ve Karaca İbrahim mahallelerini cazibe merkezi yaptı ve Yayla eski önemini yitirdi. Yıllarca sessiz ve sakin, bir gün sıranın tekrar bana geleceğini düşünerek sabırla bekledi.

Son yıllarda Yayla Parkı’nın yeniden düzenlenmesi, eski binaların asıllarına uygun restore edilmesi ve Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin bir benzerinin Yayla’ya yapılması Yayla’yı yeniden cazibe merkezi yapmaya başladı. İstasyon Caddesi yine popülerliğini korumasına rağmen Yayla’ya rağbet her geçen gün artıyor.

Kırklareli Kent Konseyi Başkanı Seyfi Meriç, Tarım ve Köy İşlerinden Necdet Göç ve Kırklareli Üniversitesi Öğretim görevlisi Ali Çakır’ın gayretleri ve özverili çalışmaları  ve Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun destekleri ile bu yıl 9.defa düzenlenen etkinliğe katılım her geçen gün daha artıyor ve daha düzenli hale geliyor.

ÜZÜM’ de Yayla ile birlikte yeniden doğuyor.

Belediyenin düzenlemiş olduğu standlar bu yıl tamamen doldu. Öncelikle üzüm üreticileri, yani bağcılar üzümlerini sergiledi ve hatta bir yarışma düzenlenerek en iyi bağ ve en iyi üzüm kategorilerinde derecelendirme yapıldı. Gerçi bütün bağlar ve üzümler birbirinden güzeldi. Bağcılığımıza emek veren insanları saygı ile selamlıyoruz. Hepsinin emekleri birbirinden güzel ve değerli idi.

Daha sonra ÜZÜM’ü sıkıp ÜZÜM ŞIRASI-ŞARAP-HARDALİYE-PEKMEZ yapan üreticiler sıralanıyordu. Bu yıl KIRK KİMSE HARDALİYE ile zirve yapan hardaliyemiz büyük beğeni aldı. Şarapçılarımız, VİNE DESSERA-ÇAMLICA-SARANTA markaları ile sınırlarımızı zorluyor ve Avrupa’ da yapılan yarışmalardan madalyalar ile dönmeye başladılar. Tekirdağ Bağcılık Enstitüsü’nün hazırlamış olduğu üzüm şırası da mutfaklarımızda yerini almaya başladı.

Yine bir zamanlar Kırklareli’nin bir başka ürünü olana BOZA’mız, ÖZDAĞ BOZA ile yeniden hayat bulmaya başladı. Kırklareli’nin artık Hardaliyesi kadar Bozası’ da meşhur.

Köylülerimiz nihayet işin farkına vararak, ürettikleri ürünleri Pazar ve tüketici ile direk buluşturmaya başladılar. Kayalı Köyü, Kızıcıkdere Köyü, Deveçatağı köyü, Poyralı köyü, Dolhan Köyü, Karaabalar ve Ahlatlı köyleri, Çağlayık  köylüleri ürettikleri ürünlerini, makarna, fasulye, domates, biber ve çeşitli meyvelerden oluşan tezgahlarında emeklerini direk olarak tüketici ile buluşturmanın heyecanını yaşadılar.

Burada  köylülerin bu kadar aktif rol almaya başlamalarında emeği geçen kişileri de unutmamak gerekir. Çağlayık Köyünden MEHMET KAYGISIZ,( ayni zamanda çok iyi bir şair ve halk ozanıdır), KULA KÖYÜ’den HAMDİYE BEKAR ( mali müşavirlik mesleğini zirvede bırakıp idealleri uğruna böylesine onurlu bir mücadeleye katılan ve hayatın bitti dendiği, çok kişinin evlerini bile satamadan terk ettiği sınır köyümüz Kula’ya yeniden hayat getirdi), Armağan Köyü Muhtarı RECEP DAL. Köyüne o kadar güzel şeyler kazandırıyor ki, köy yeniden cazibe merkezi haline gelmeye başladı. Şimdi ise ” sıra üretmede ve köylünün köyünde doyması aşamasında” diyerek Kırklareli önceki Valimiz Sayın  Esengül Civelek’in yardım ve destekleri ile yürüttüğü ÇİLEK projesi ile köyde tarlalar yeniden ekilmeye ve çilekler açmaya başlamış.

Arıcılarımız bu yıl daha bir canlı ve emeklerinin karşılığını alarak KIRKLARELİ’ nin ayni zamanda en kaliteli BAL ÜRETİMİ’!nin yapıldı bir yer olma mücadelesini kazanmış görünüyorlar. Onların kazancı ilimizin kazancıdır elbette.

Bu kadar çok ürün üretilirde nerede, nasıl tüketilir derseniz, ürünlerimizi değerlendiren kişilerde mevcut. Açılan standlarda yemek hazırlayan kişilerde mevcuttu. Hazır yemek mutfakları Kırklareli’ de son zamanlarda popüler olmaya başladı. Pomak Kızı “Tülay’ın Mutfağı”, Makarna lütfen gibi idealist bayanlar yemek yapmada hünerlerini mutfaklarında sergiliyorlar ve büyük beğeni kazanıyorlar.

Üstündağ Kardeşlerin hazırlamış oldukları yine idealist bir düşünce ürünü olan ve Kırklareli’ne bir yenilik kazandıracak olan “ALİ BABA’nın çiftliği projesi” mutlaka desteklenmeli ve açık tutulması için gayret gösterilmelidir. Kırklareli’ne bir fark ve renk getireceği muhakkak.

 

EĞLENMEK HAKKIMIZDIR

Bu kadar bol ve kaliteli üretim yapan insanlarında elbette eğlenmeye hakkı yok mudur, elbette vardır, üstelik o kadar çok misafir ilimizi ziyaret etmişken.

Kırklareli Belediyesi’nin FOLKLOR EKİBİ, Kırklareli ve Trakya oyunlarından oluşan muhteşem bir folklor ziyafeti ile hepimizi mest etti. Daha sonra bizde varız diyerek köylülerin oluşturduğu ekipler izleyenlere keyifli dakikalar geçirtti.

İlimizin Türk Halk Müziğindeki gururları HASAN ÖZTÜRK ve Ali Balı sunmuş oldukları Türküler ile bizleri Balkanlara güzel bir nostaljiye çıkardılar.

 

ERTUĞRUL KÖYÜ CUMHURİYET KADINLARI KOROSU

Lüleburgaz İlçemize bağlı Ertuğrul Köyü kültürel çalışmaları ile sık sık adından söz ettiriyor. Köyde kurulan ilk müzeye sahipler. Şimdi de Cumhuriyet Kadınları Korosu ile mükemmel bir işe başlamışlar. Köyde söylenen türkülerden ve manilerden oluşan harika bir müzik ziyafeti çektiler.

 

ÜZÜM KADAR GÜZEL KIZLARIMIZ

Bu yıl ilk defa yapılan ( herhalde diğer festivallerden kopya çektiler. İlla ki bir özellik yarışması olacak. Domates güzel, karpuz güzeli, çilek güzeli, kiraz güzeli olurda ÜZÜM GÜZELİ “ olmaz mı diyerek  Üzüm güzeli yarışması düzenlendi. Üzümlerin kendilerinin yarıştığı bir etkinlikte bence başka güzellik yarışması fazla geldi. Gerçi kızlarımızda hepsi birbirinden güzel, hepsi en az üzüm kadar güzeldiler ama,  üzüm daha güzeldi.

 

GECENİN FİNALİ

Kırklareli Kent Konseyi Türk Halk Müziği Korosu

Koronun sunmuş olduğu Rumeli türküleri bu meydana da yakıştı, Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin önünde böyle bir konser vermek etkinliğimize ayrı bir anlam kattı.

 

YERELDE ÜRET YERİNDE TÜKET

Bence bu yılki etkinliğin en güzel ve anlamlı sözü bu olması gerekir. Bu kadar yerel üreticimiz, üstelik her türlü hijyen ve organik şartları yerine getirerek üretim yapma gayreti içinde iken tüketicilerimize de önemli görev düşmektedir. Adına SÜPER MARKET denilen, ancak artık mahaller arası bakkala dönüşen market zincirlerinin ucuzluk adı altında sattığı kalitesiz ürünler yerine yerel üreticilerin ürünlerine gerek insanın kendi ve çocuklarının sağlığı açısından, gerekse yerel üreticiyi destekleme açısından önem verilmeli ve alış veriş rotamızı artık değiştirmemiz gerektiğinin altını çizmeliyiz. Kırklareli artık, en güzel peyniri, en güzel hardaliyeyi, en güzel balı, en güzel tarhanayı ve en güzel karpuzu, en güzel çileği, en güzel armut’u kısaca her türlü meyveyi üretmektedir. Bu ürünlerin yerinde tüketilmesi hem kentimizin ekonomik ivme kazanmasına yardımcı olacak hem de üreticilerimiz kazanacaktır.

Adı süper, kendi iri bakkal olan marketler şehrimiz üreticisine ve kent ekonomisine hiçbir katkı sağlamadan, sadece ilimizi bir Pazar olarak gören politikalarını değiştirerek ilimiz yerel üreticilerine yönelik bir politika izlemeleri gerekmektedir. Onların bu politikasını beklemeden öncelikle biz yerel tüketiciler bu politikayı benimsemeliyiz ki onlarda kendilerine artık çeki düz

9.Yayla Bağ Bozumu şenlikleri de güzel ve hatırlanacak bir etkinlik olarak hatıralarımızda ve çekilen resimlerde yerini alacak. Ancak biz bugünden itibaren uygulamaya başlayalım.

 

YERELDE ÜRET-YERİNDE TÜKET

PAPAZ KARASI ÜZÜMÜ : % 100 yerli (Kırklareli doğumlu)

Çamlıca Bağcılık ve Şarapları sahibi MUSTAFA ÇAMLICA’ nın sunmuş olduğu PAPAZ KARASI ÜZÜMÜ hakkındaki sunum gerçekten ilgi çekici ve ilimizi her yönü ile ilgilendiren bir sunum oldu. Üstelik PAPAZI EVİ diye bildiğimiz Yayla mahallesinin unutulan mekanlarından birinin mahzeninde böyle bir sunumun gerçekleşmesi olayı daha da ilginç kılıyor. Ancak festival coşkusu içinde böyle bir söyleşiye konuya ilgi duyanların dışında fazla ilgi yoktu ama, bence etkinliğin en önemli konusu bu olmalıydı.

Mustafa Çamlıca yapmış olduğu sunumda Kırklareli ve bölgenin neden bağ ekimine uygun olduğunu, gerek iklim, gerekse üç tarafı deniz ile çevrili, ancak Istırancalar’ ın eteklerinde yer almasından dolayı da dağlık bir konumu olan İlimizin bağcılığının ve özellikle ilimize mahsus ve yalnız bu topraklara özgü özelliklere sahip PAPAZ KARASI Üzümünün özgeçmişini anlatıp, bizlere yeniden hatırlattı.

İlimizin geçmişi bağcılık ve geleceği de bağcılık olmalı. Bu konuda yapılan çalışmalar desteklenmeli ve daha çok artış göstermeli. Sırf, DİYANİSOSS’un rölyefini dikmekle, eskiden buraya” LOZENGRAD” derlerdi demekle bu iş olmuyor. Mustafa Çamlıca gibi idealistlere ihtiyacımız var.

Mekanı düzenleyerek yeniden hayat kazandıran ve Kırklareli halkının hizmetine sunan Ergin Kalınopğlu’na da bir teşekkür borcumuz var. Kırklareli’ni seven ve her türlü gerçek gayreti gösteren insanların başında geliyor. Gerçek bir Yaylalı,  gerçek bir Kırklareli sevdalısı.

Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, yaptığı konuşmada siyasi rakibim olarak tanıttığı ve adı belediye başkan adayları arasında geçen Ergin Kalınoğlu’ na hem teşekkür plaketi verdi, hem de hafif yollu, vazgeç bu işten der gibiydi. Keşke bütün siyasi sataşmalar bu güzellikte olsa.

Önce bağlarımıza, bağcılığımıza, şarabımıza ve en önemlisi hemşehrimiz PAPAZKARASI’na sahip çıkalım.

Mustafa Karaca

17.09.2017