Abdülhamit Geliyor

103

Dünya, Da Vinci Şifresi’ ni çözdü, Nostradamus’ un Kehanetleri’ ni çözdü, Türkiye muhalefeti Recep Tayyip Erdoğan’ ın şifrelerini hala çözemedi. Bu gidişle hedeflediği 2023 yılına kadar da çözemeyecek gibi.

Recep Tayyip Erdoğan iktidara geldiği 2002 yılından beri muhalefeti arkasından öyle koşturuyor ki, Yıldırım Beyazıt’ ın Ordusu bile Timur’ un Ordusunu kovalarken böylesine yorulmamıştır. Türkiye’ nin son altı ayını tamamen meşgul eden “BAŞKANLIK SİSTEMİ” tartışmaları öylesine bir hız aldı, bu arada yaşananlar muhalefetin gözünden kaçıyor mu, yoksa muhalefet Erdoğan’a cevap yetiştirme telaşı ile olanları görmüyor mu bilemiyoruz.

Yunanistan, Ege Denizinde Lozan Anlaşması ile bizim olan 18 adet adayı sessiz sedasız işgal edip, bayrak, çekiyor, pasaport kontrolü yapıyor muhalefetin hiç umurunda değil gibi. Basın ise olaydan habersiz veya haberi olsa da sıkıysa yaz dercesine uzak kalmaya çalışıyor. Adam sende ne olacak 18 adet taşlıktan. Komşuyla aramızı bozmaya değer mi?

Suriye batağına gönderdiğimiz askerlerimiz kiminle ve neden savaştığını bilmedikleri kirli bir savaşın içinde her gün birer üçer şehit oluyorlar. Kendi güvenliklerini dahi sağlayamadıkları bir bölgede sıkışıp kaldılar. Dost bildiğimiz ABD hala PKK ve PYD unsurlarına silah yardımı yapıyor. Dostluğa aykırı bir davranışı hala anlamakta zorluk çekiyoruz. Fakat önemli değil asker şehit olmak için orada değil mi?

Başkanlık Referandumu öncesi ara sıcak gibi birden karşımıza “VARLIK FONU” denilen bir uygulama çıktı. KHK ile Türkiye’nin asırlık kuruluşları Varlık Fonu yönetimine bırakıldı. Bu kuruluşlar içinde T.C ZİRAAT BANKASI, PTT, Botaş gibi her an sıcak paraya sahip kuruluşlar da var. Bu olay bize yaşadığımız ekonomik krizin saklanamayacak boyutlara geldiğini ve daha da büyüyeceğin gösteriyor.

T.C Ziraat Bankası, kuruluşu ile ilgili bilgileri internet sitesinden kısaca paylaşalım.

“  Ziraat bankası kimin kurduğu açık ve net bir şekilde Ahmet Şefik Mithat Paşa’dır. 1863 çiftçilerin zor durumda olduklarını gördüğü için çiftçilerin desteği ile imece usulü “ Memleket Sandığı” adı altında Ziraat Bankasının temelleri atmıştır.

Ziraat bankası ilk kuruluş yeri;

Pirot Kasabası’nda kurularak ve ilk Memleket Sandığı olarak  Türk gelenekleri ve görenekleri arasında zaten var olan ve karşılıklı yardımlaşma esasına göre imece şeklinde oluşturulmuştur. Ziraat bankasının resmi kuruluş tarihi 1863 olarak tarihe geçmiştir.

15 Ağustos 1888’de Menafi Sandıklarının yerine faaliyetlerini sürdürmesi için   modern anlamda  finans kuruluşu olarak Ziraat Bankası kurulmuş oldu.”

Anlıyoruz ki önceleri İmece usulü, Memleket Sandıkları olarak kurulan ve gerçek amacı çiftçilerin ihtiyaçlarını karşılamak olan banka 154 yıldır bu görevini başarı ile yerine getirirken, bir gece aniden Varlık Fon’u yönetimine geçmiş. T.C Ziraat Bankası’ nın yapısal olarak böyle bir yönetime ihtiyacı var mı bilemiyoruz. Muhalefet uzmanları bu konuyu tüm detayları ile araştırıp kamuoyunu aydınlatacak raporlar sunması gerekiyor. Ancak görünen o, ki onlar Başkanlık Sistemi tartışmalarının rüzgarına kapılmış gidiyorlar.

Muhalefetten hayır gelmeyeceğine göre biz şikayetimizi Bankanın kurucusu Mithat Paşa ve Yüce Hakan 2.Abdülhamit’ e yapalım.

”Uyan Padişahım kuruluşuna katkı verdiğiniz ve 154 yıldır çiftçimize hizmet veren banka gidiyor, haberiniz olsun. “

PTT’ ye ne diyelim, o güçlü kuruluş ta Varlık Fonu hanesine yazıldı. Kurucusu kim derseniz yine karşımıza Ulu Hakan 2. Abdülhamit çıkıyor. Bu konudaki şikayetimizi de yine ona yapacağız.

PTT Hakkında kısa bilgiyi yine internet sitesinde alıyoruz.

“İlk olarak 1877’de Posta Telgraf Teşkilatı konuya daha etkenlik kazandırmak amacı ile aynı isimle bakanlık haline getirildi. Ayrıca 27 Haziran 1900’de Posta Telgraf Teşkilatında ilk defa bir “havale kalemi” devreye sokulmuş, 30 Mayıs 1901’de Şehir Postaları kurulmuş, 30 Ağustos 1901’de ise postaların yerine daha hızlı ulaşabilmesi için demiryolları (o zamanki adı Şark Şimendiferleri) şirketiyle özel bir anlaşma yapılmıştır. Telefon ise Avrupa’da kullanılmaya başlandığı tarihten (1876) sadece 5 yıl sonra, yani 1881’de İstanbul’a getirilmiş ve sınırlı da olsa istifadeye sunulmuştur. Telgraf hatları döşenmesine onun zamanında hız verilmiş, hatta bu hatların her birinde meteorolojik gözlemler yapılması için talimat verilmiştir. Böylece telgraf hatlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, hatların ulaştığı noktalardaki hava durumunun merkeze bildirilmesi imkân dahiline girmekte, böylece bu çabalar çağdaş ‘hava durumu’ raporlarımızın başlangıcını oluşturmaktadır. “

Görüldüğü gibi olayların seyri bizi çok farklı yönlere çekiyor. Başkanlık Sistemi derken, bakın nerelere geldik ve karşımıza tarihin derinliklerinde Ulu Hakan 2.Abdlhamit çıkıverdi. Gelin şimdi biraz da 2.Abdülhamit’ i tanıyalım. Çünkü bundan sonra ki konumuz uzun süre 2.Abdülhamit olacak ve muhalefet uzun süre onun peşinden koşacak.

MUSTAFA KARACA