Adana’lı imam

129

HEY SEN! ADANA’ DA GÖREV YAPAN THE İMAM…

2015  mart ayının 11 i, gece TV haberleri ve ertesi gün gazete sayfalarından öğrendiğimize göre Adana’ da görev yapan bir imam, vefat eden bir vatandaşımızın ölümünü bildirmek anlamına gelen ve camiden okunan sela’ sını alevi olduğu gerekçesi ile okumamış. Okumamakla kalmamış, özrü kabahatinden büyük laflar etmiş.

Toplumun bu günlerde her alanda birlik ve beraberliğe ihtiyacı vardır. Böyle bir insanın bu birlik ve beraberliği bozmaya ve toplumu ayrıştırmaya ne kadar hakkı vardır, sorgulanır.

1-  Bu imam Tanrı’ nın evine gelen insana asla böyle bir tavır içinde olmamalı, öncelikle Tanrı’ nın emirlerine karşı gelerek kullar arasında ayrım yapmaktan suçludur.

2-  Bu imam ita amiri olan il müftüsü ve Diyanet işleri başkanının emir ve uygulamalarına karşı gelerek mesleki suç işlemiştir. Ne demişti Diyanet İşleri Başkanı yeni yıl mesajında “ Cami sadece namaz kıldırma yeri değil, imamlarda sadece namaz kıldırmak için orada değil. Ayrıca Müftü sıradan bir bürokrat değil. İmamların amiri, Diyanet’in o ildeki, o ilçedeki idarecisi değil, sadece o şehrin bütün dini hayatı, bütün manevi hayatıyla ilgilenen, kadınlarla, çocuklarla, gençlerle, ailelerle, onların her türlü sorunlarıyla ilgilenen, Din-i Mübin-i İslam’ın o rahmet mesajını her tarafa ulaştıran insandır aynı zamanda. Onun için mühim olan bu görev tanımlarımızı değiştirmemiz. Müftülükler, sıradan bir devlet dairesi değildir, asla olmamalıdır. Her türlü vatandaşın girdiği, derdiğini anlattığı, derdine çare aradığı, derdine derman aradığı bir mekan olmalıdır”

3-   Hani imamlar herkesin derdine çare aradığı kişiler olacaktı. Her halde kastedilen bu tür imamlar değildir.

4- Bu imamlara birileri Aleviliğin ne demek olduğunu ve Alevilerin kimler olduğunu iyice anlatması lazım. Bırakın fazla okumayı internetten bile kolayca ulaşabileceğiniz bir bilgi notunda bakın Alevilik nasıl anlatılıyor.

“Alevî: Eline, diline ve beline sahip olan,

kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına yapmayan;

büyüğüne saygılı, küçüğünü seven,

anaya, babaya ve komşusuna saygılı ve itaatkar olan,

konuğu Hak bilip saygıda ve ağırlamada kusur etmeyen;

kadını erkeğe eşit gören; 72 milleti bir görüp Yaradan’dan ötürü seven;

Allah’ın Adem’de (insanda) sır olup mekân tuttuğuna ve ademde tecelli ettiğine inanan;

her türlü iyiliğin Tanrıdan geldiğine ve her türlü kötü fiilin insanın nefsi nedeniyle insandan olduğuna inanıp iman eden;

alçak gönüllü olmayı kendisine düstur edinmiş,

başka kişileri kendinden üstün sayan kişidir (a.g.y:116)”

Şimdi anladın mı Sayın The İmam kimleri ne için küçük gördüğünü ve Tanrı ile kul arasına hangi hakla girebildiğini. İmamlığı sadece namaz kılma memuru olarak devletten maaş aldığını ve işin acı tarafı, aldığın maaşının Aleviler dahil olmak üzere halktan toplanan vergilerle ödendiğini.

Hele görev yaptığın yer Adana ise, bir defa daha utanmalısın. Ne der Adanalı ” ADANALIYIK, ALLAHIN ADAMIYIK ” hiç olmazsa yaşadığın yerin kültüründen bir şeyler almalı idin görev yaptığın süre içinde.

Böyle bir din görevlisinin Allah’ ın evinde ne işi olabilir acaba?…Cengiz Han’ ın atının nalları bile bu ayıbı kapatamaz.

SARANTALI KÖYLÜM