Ahmet İlhan Coşkunvardar (Kore Gazisi)

107

KIRKSEDER Şairler Gurubu üyelerinden Ahmet İlhan Coşkunvardar’ ın Kore Gazisi olduğunu çoğumuz bilmiyorduk. Ancak KIRKSEDER şiir dinletileri vasıtasıyla kendisini tanıyınca, şairliği ve şiir sevgisi yanında, Kore Gazisi olduğunu öğrendik.

Selanik Yenice Vardar Köyü’nden mübadele yolu ile Türkiye’ ye göç etmek zorunda kalan, doktor bir anne ve Mal Müdürü babadan 18.03.1929 yılında dünyaya geldi. Dört dayısının Çanakkale’ de şehit olmasına inat, Çanakkale Savaşlarının Zafer günü olan 18 Mart’ta dünyaya gelmesi bir tesadüf olsa gerek.

Aile Selanik’ ten Tekirdağ’ a gelir. Daha sonra Kırklareli’ ne iskan edilirler. Mübadele Göçmenleri oldukları için, orada bıraktıkları mallarını karşılayacak bir konumda iskan edilmeleri sağlanır. Ancak anne, dayısı Tekirdağ’ da kaldığı için yeniden Teekirdağ’ a dönerler. Göçmenliğin acısını bildikleri için hayatta kalan kardeşler birbirlerinden ayrılmak istemezler.

İlkokulu Tekirdağ Namık Kemal İlkokul’unda tamamlayan Ahmet İlhan lise hayatına Ankara Erkek Sanat Enstitüsü’ nde başlar. Ancak 1.yıl sonunda Sivas’ ta elektronik bölümü açılınca 50 kişilik seçme bir sınıf oluşturularak, Milli Savunma Bakanlığı kadrosunda okumak üzere Sivas’a giderler.

Okul bitince Kayseri 8.Kolordu Muhabere Taburu’na tayini çıkar. 1951 yılına kadar Kayseri’ de görev yapar. O sırada Kore Savaşı bütün hızıyla devam etmektedir. 1. değiştirme kafilesi ile Kore’ de bulunan Türk Tugay’ ına katılmak üzere İzmir Limanı’ ndan Kore’ye hareket ederler.General Blatchford Gemisi ile Hindistan ve Seylan Adaları üzerinden 29 gün süren bir yolculuk sonucu, Güney Kore’ nin PUSAN Limanı’ na ulaşırlar.

Amerikan Komutanların emrine giren birlikler, Seul Şehrine gönderilmek üzere trenlere bindirilir. Diğer birlikler ile irtibatı sağlamak üzere Tugay Karargahı’ na vardıkları sırada Kuzey Kore ve Çin kuvvetleri 600 bin kişilik bir güçle Amerikan birliklerine saldırır. Amerikan ve İngiliz birlikleri bu güçte bir kuvvetle savaşamayacaklarını anlayınca Pusan Limanı’ na geri çekilmeye başlarlar. Kendi birliklerini kurtarma telaşı içindeki Amerikalı Komutanlar Türk Birliğinin çember içinde kalmasına aldırmazlar. Kunuri Savaşı’ nda çember içinde kalan Türk Birliği büyük kayıplar vererek çemberi yarar ve tamamen imha olmaktan kurtulur. Amerikalı Komutan Türk Birliklerinin çemberi yardığına inanamaz. Birliklerine şu mesajı gönderir: “Türk askeri çok büyük bir askerdir. O askerle her yerde beraber savaşmaktan korkmayın.”

Cesur askerlerimiz Amerikan ve İngiliz birliklerinin yok olmasını önlemek için kendilerini feda ederler. Tahsin Yazıcı komutasındaki Türk Birliği mucizeler yaratır. İlk saldırı sırasında 500 şehit vermemize rağmen, Kuzey Kore Birlikleri 1700 kayıp verir. Daha sonra devam eden çarpışmalarda her iki taraf büyük kayıplar verir. Tarihe yazılan Kunuri Savaşı destanı  Ahmet İlhan Coşkunvardar’ın telsizinden dünyaya duyurulur.

Türk Tugay Komutanı Tahsin Yazıcı’ya ve Tugay Sancağı’na kahramanlık  madalyaları General Mc Arthur tarafından törenle takılır.

1953 yılında Kore Savaşları sona erince Kore Savaşı kahramanları büyük bir coşku ile karşılanır. Ahmet İlhan Coşkunvardar’ ı karşılayanlar arasında ablası da vardır. Kahramanlar büyük törenlerle karşılanır.

Kore dönüşü Balıkesir 5. Kolordu’ ya tayini çıkar. Ancak bir yıl sonra 5. Kolordu Çorlu’ ya taşınınca 4 yıl süreyle Çorlu’ da görev yapar. Görev süresi sona erince Ankara Genelkurmay Elektronik Birliği’ ne tayin olur. Burada görev yaptığı sırada İngiliz ve Amerikan Kültür Derneklerinin düzenlediği İngilizce kurslarına devam ederek İngilizcesini geliştirir.

İngilizcesinin iyi olması ve elektronik üzerinde ki tecrübeleri göz önüne alınarak yeni kurulan elektronik izleme birliğinde görev yapmak üzere 1 yıl Amerika’ da eğitime gönderilir.

Misisipi Nehri kenarında New Orleans Braksi Teknik okulunda bir yıl elektronik izleme kursu alır.

Ara tatillerde Arizona’ ya gidip kovboy barlarında gerçek kovboylar ile tanışır. New Orleans zenci  barlarında caz müziği dinler. New York Özgürlük Anıtı’ nı ziyaret eder.

Bir yıllık eğitim tamamlandıktan sonra yurda döner ve Erzurum’da yeni kurulan Elektronik Birliğinde görev yapar.

Bu kadar gezi ve maceradan sonra 30 Ekim 1960 tarihinde sıra evlenmeye gelir. 30 Ekim günü Kırklareli’ nde evlenir.

Evlenme hediyesi olarak  Erzurum’ dan Konya 2. Ordu Muhabere Taburu’ na tayini çıkar. 4 yıl Konya’ da görev yapar.

1967 yılında Kıbrıs olayları çıkar. Papaz Makarios’ un önderliğinde Kıbrıs Rumları silahlı saldırılar ile Türkler üzerinde soy kırım uygulamaya başlarlar. Binlerce Türk evlerinde öldürülür. Türk köyleri basılıp yağmalanmaya başlar. Türkiye ile Yunanistan savaşın eşiğindedir artık. Türk jetleri Rum mevzilerini bombalamaya başlar. Cengiz Topel’ in uçağı düşer ve şehit olur. Türk Ordusu Ada’ ya çıkmak üzere Mersin’ de toplanmaya başlar. Mersin Yaylası’ nda Karargah kurulur. Ordu savaşa hazırdır ve Ankara’ dan emir beklenmektedir. Ancak beklenen emir bir türlü gelmez. Ada’da bulunan Rumlar şarkılarla askeri tahrik etmeye başlar. Onlar “BEKLEDİM DE GELMEDİN – GÖZ YAŞIMI SİLMEDİN “ şarkısını çaldıkça bizimkilerde “BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM” şarkısı ile cevap verirler. Atışmalar şarkılarla uzayıp gider. Türk Ordusu ancak 1974 yılında bir gece ansızın gelir.

Ahmet İlhan Coşkunvardar’ ın askerlik hayatı 1972 yılında Keşan 4. Tümen’ den emekli olmasıyla sona erer.

1945 yılında başlayıp, 1972 yılında sona eren hizmetleri bir çok değerli madalya ile taltif edilir. Kore Savaşları’ nın anısına Birlemiş Milletler ve Kore Madalyaları bizzat Kore’den gelen yetkililer ve Kore Büyükelçisi’ nin katıldığı törenlerle verilir. Ancak burası Türkiye dedirten bir olay yaşanır. Kore ve Birleşmiş Milletler Madalyaları verilirken, Türkiye de kahraman gazilerine madalya vermek ister. Yalnız bir şart vardır, her gazi 50.tl para ödeyecek ve darphanede madalyalar basılacaktır. Para ödemeyene madalya yok. Birçok gazi böyle bir olayı kabul etmez ve madalya almak istemez. “Biz ülkemiz için savaştık canımızı ortaya koyduk, bazılarımız şehit oldu. Madalya için savaşa gitmedik” diyerek bu komedi gibi duruma itiraz ederler. Adamlar Kore’ den geliyor, bizim ise yaptığımıza bakarmısınız.