Alman Köylü Savaşı

275

Alman Köylü Savaşı, Büyük Köylü Savaşı veya Büyük Köylü İsyanı (Almanca: Deutscher Bauernkrieg). olarak bilinir. İsyan, o dönem Kutsal Roma İmparatorluğunun Almanya topraklarında yaşandı. 1524-1525 yıllarında 300.000 Alman köylü ve çiftçi silahlı olarak ayaklandı. Çiftçilerin savaş tecrübesi olmadığı için ayaklanma bastırıldı. 100.000 kadar köylü ve çiftçi aristokratlar tarafından öldürüldü. İsyan Protestan din adamları tarafından desteklendiği için hem ekonomik hem de dini isyan olarak değerlendirilir.

Bu dönemde Alman toplumu din olarak Roma kilisesine bağlı iktisaden yöresel beylerine bağımlı yaşamaktadır. Toplum üç büyük kampa bölünmüştü. Bunlardan birincisi, tutucu-katolik kesim kurulu düzenin sürdürülmesinden yanaydı. Ikincisi; Martin Luther’in ılımlı Burjuva Reform Partisi taraftarları varlıklı ve soylular kesimi idi. Üçüncüsü; köylüler ve çiftçilerdi.(1)

Topraklar ve ormanlar kilise ve beylerin kontrolünde idi. Köylüler ve çiftçiler beylerin ve kilisenin topraklarında kiracı ve ırgattı.Köylülerin bu arazileri hayvancılık, balıkçılık, avcılık için kullanma hakları yoktu. Köylü ve çiftçilerin taleplerini isyan lideri Thomas Müntzer 12 Maddelik Memmingen bildirgesi ile dile getirdi. Bildirgenin Memmingen’de yayınlanmasından sonraki iki ay içinde, 25.000 kopyası Avrupa çapında elden ele dolaştı. Dünyada Magna Karta sayılmazsa bilinen ilk insan hakları belgesi olarak kabul gördü.(2)
Günümüzde bile her yıl Memningen’de anma törenleri düzenlenir.

İsyan Lideri Thomas Müntzer’in 12 Maddelik İsyan Bildirisi (Manifestosu)

Thomas Müntzer, (1493-1525) Babası, o çocukken yöre kontu tarafından idam edildi. Müntzer; Din adamlığı ve vaizlik yaptı. ilkçağ filozoflarını, Aristo’yu, Plato’yu okudu. Kilise hizmetlerinin Almanca verilmesine, ayinlerde Roma’nın emperyal isteklerine göre düzenlenmiş Yeni Ahit’ten daha demokratik olan Eski Ahit’in de okunmasını savunuyordu.
Her ulusun dinini kendine göre düzenleme hakkı olduğunu, Almanların din işlerinin Roma kilisesince değil kendi ihtiyaçlarına göre kendilerinin düzenlemesini savunuyordu. Tanrının gerçek temsilcisinin Roma değil halk olduğunu savunuyordu.

Mera ve ormanların kilise ve beylerin değil halkın olmasını, köylünün beylere ücretsiz çalışma yükümlülüğünün (angaryanın) hafifletilmesini, cezaların hukuka uygun ve yargıçlar tarafından verilmesini savunuyordu.

1.Her belediye vaiz seçme ve kaldırma hakkına sahiptir. Vaiz, müjdeyi ve ayetleri bir insan değişikliği olmaksızın basit, düz ve net bir şekilde vaaz eder, çünkü yazılıdır,

2.Vaizlere büyük onurdan ödeme yapılır.

3. İnsanlar Meralarda ve ormanlarda hayvancılık yapabilecek, balık avlayıp, av yapabilecektir. Çünkü efendimiz Rab, sığırları insanlık için özgür yaratmıştır.

4. Şimdiye kadar, zavallı olarak kötü muamele gördük. Bu nedenle, kutsal olduğumuz ve özgür olmayı istediğimiz kutsal metinde hükmedilmiştir.

5. Bu basit insanın oyun, kümes hayvanları ve balık yakalama hakkı olmadığı Tanrı buyruklarına uygun değildir Çünkü efendimiz insanı yarattığında, ona tüm hayvanlar, havadaki kuş ve sudaki balıklar üzerinde hakim kıldı.

6. Yüksek beyler sadece ormana sahip oldular. Ormanlar herkesin kereste ve yakacak odun ihtiyacını karşılayabilmesi için belediyelere geri verilecektir.

7. Bizden talep edilen aşırı hizmet (Beylere ücretsiz çalıma yükümlülüğü) düzgün bir şekilde ele alınmalı, çünkü sadece Tanrı’ya hizmet vermemiz gerekiyor.

8. Köylü gücü üstünde angarya hizmete ve vergiye zorlanamaz. Köylü, gerektiğinde ve uygun zamanlarda efendiye yardım etmelidir.

9. Soylulara ait birçok mülk, talep edilen kiraya değmez. Dürüst insanlar bu mülkler için adalete uygun olarak kira tespit edecektir.

10. Halkın Cezalandırılması için sürekli yeni yasalar yapılıyor. (para cezaları ve keyfi cezalar yaygındır). Yargılama hukuki ve hakim takdir yetkisine bağlı olacaktır.

11. Bazıları belediyeye ait çayırları ve arazileri tüm halkın kullanımına açık olan topluluk arazisi) olarak tahsis edilmiştir.

12. Beylerin halktan aldığı “Todfall” (bir çeşit miras vergisi) tamamen kaldırılacak ve bir daha asla dul ve yetimler Tanrı ve şerefe aykırı olarak soyulmayacaktır.(3)

Thomas Müntzer’in Liderlik Yaptığı köylülerin İsyanı Bastırılıyor;

Köylüler Almanya’nın üçte ikisinde ayaklanmıştı. Birkaç hafta içinde aşırı zenginlikleri nedeniyle halkın kin duyduğu yüzlerce şato ve manastır ateşe verildi. 17 Mart’ta Münzer Mülhausen’de yönetimi eşraf konseyinden alıp komünist bir teokrasi kurmuştu. Ama 1420 yılındaki ünlü çiftçi direnişçilerinin komutanı Jan Zizka Vagen gibi askeri bilgisi yoktu. İsyancı birliklerinde isyan ilkeleri disiplini bozululup ganimet toplama ve başına buyruk davranışlar başgösterince soylular düzenli ordularla isyancı köylülere karşı harekete geçti.
Müntzer politik ve dinsel baskıya karşı Tanrı’nın saflarında yer aldığına inanan 8000 kadar köylüye komuta ettiği Frankenhausen Muharebesi’nde (15 Mayıs 1525) yenildi.yakalanıp öldürüldü.(4)

1525 yılında osmanlı topraklarındaki çiftçilerde dinsel görünümlü Yozgatlı Şeyh Celal Liderliğinde İsyan halinde idi. Aşırı vergileri, keyfi davranan yerel yöneticilere, vergi toplayan memurların artan yolsuzluklarına karşı çiftçi isyanı sürüyordu. Alman Köylü İsyanı ile Türk Celali İsyanı, çiftbozan hadiseleri ve büyük kaçgunluk olayları benzerlik göstermektedir.

KAYNAKLAR: (1) Maurice Pianzola (Çeviri Jale Reyhan İdeman)
(2) Wikipedia.org
(3) Twelve Articles Wikipedia.org.
(4) Wikipedia