Anonim Şirket Yönetimi

225

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sordu ;

“Bir iş adamı gibi bu ülkenin yönetilmesini istemez misiniz.?  Benim derdim, bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye öyle yönetilmeli.”

Madem ki bu ülkenin vatandaşıyız, Cumhurbaşkanımız da bir soru sordu, öyle ise üzerimize düşen vatandaşlık görevini yapalım ve soruya cevap verelim.

Cevap vermeden önce 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Anonim Şirketler bölümünü iyice okuyup araştırmamız ve ona göre cevap vermemiz gerekir. Bazı siyasiler 6102 Sayılı TTK hakkında yeterli ve gerekli bilgiye sahip olmadan sırf politik bir cevap vermek üzere açtılar ağızlarını, yumdular gözlerini başladılar engin bilgilerini konuşturmaya. Öyle olmaz elbette, neticede soruyu soran kişi ülkenin Cumhurbaşkanı.  Cevabın, iyi hazırlanması lazım. Kim bilir belki de iyi bir yönetim tarzı olabilir ve Türkiye’ yi içine düştüğü ekonomik, sosyal ve siyasal kriz ortamından çıkaracak bir yönetim şeklidir.

1- Anonim Şirketler üyeler arasından veya dışarıdan seçilen profesyonel yöneticilerle yönetilmektedir. Yeni TTK PROFESYONEL YÖNETİM VE YÖNETİMDE ŞEFFAFLIĞA çok önem vermektedir. ANONİM Şirket yöneticilerinin mesleklerinin zirvesinde tecrübeli yöneticiler olması gerekmektedir. Bu konuda yöneticilerin mezun olması gerektiği okullar bile ayrıca belirtilmiştir.

Bu durumda İmam Hatip Lisesi mezunlarının görev alanları çok kısıtlanmış olduğu için bir haksızlık doğmaktadır. İmam Hatip Lisesi mezunları kolay kolay AŞ yönetimlerinin tepe noktalarında görev alamazlar. Belki İmam Hatip Liselerine Ticaret Kanunu ve A.Ş yönetimi dersleri konularak bu sorun çözülebilir. Halbuki demokratik yönetimlerde bir kişinin okur yazar olması yeterlidir, politik bir yönetimde görev alabilmesi için. Eğer bu kanun uygulanırsa ve TTK hükümleri gereğince A.Ş prosedürü uygulanırsa birçok belediye başkanı, başkan olarak seçildiği belediyelerde düz memur statüsünde bile çalışamaz. Böyle bir uygulama birçok belediye başkanımızı işsiz bırakacağı için yanlış olur. Türkiye bu duruma henüz hazır değil bizce.

Kaynak ;“13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen ve 14 Şubat 2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (YTTK).”

Yönetim kurulu üyelerinin özen yükümlerini nesnel, adil ve uygulanabilir kurallara bağlamıştı.

(YTTK, m.359/f.3). YTTK, tam ehliyetli olma zorunluluğu yanında, yönetim kurulu üyelerinin en az dörtte birinin yüksek öğrenim görmüş olmasını şart koşmuştur.

“Bu suretle yönetim kurulunun nicelik yönünden düzeyi yükseltilmiş ve profesyonel üyelerin seçimine zemin hazırlanarak kurumsal yönetim ilkeleriyle uyum sağlanmıştır.” denilmektedir.

YTTK’nın 359. maddesinin dördüncü fıkrasında “Üyeliği sona erdiren sebepler seçilmeye de engeldir.” denilmektedir.

YTTK’nın 361. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine, şirkete verecekleri zararların güvencesi olarak, zarar sigortası yaptırma imkanı getirilmiştir. Anılan maddede “Yönetim kurulu üyelerinin, görevlerini yaparken kusurlarıyla şirkete verebilecekleri zarar, şirket sermayesinin yüzde yirmibeşini aşan bir bedelle sigorta ettirilmiş ve bu suretle şirket teminat altına alınmışsa, bu husus halka açık şirketlerde Sermaye Piyasası Kurulunun ve ayrıca pay senetleri borsada işlem görüyorsa borsanın bülteninde duyurulur ve kurumsal yönetim ilkelerine uygunluk değerlendirmesinde dikkate alınır.” denilmektedir.

TTK detaylı olarak incelenmesi uzun zaman alan ve profesyonellik isteyen bir iş. Ancak bizim Türk millet olarak sevmediğimiz önemli konulara değinmektedir. Bu konuların başında şeffaf yönetim ve hesapların her yıl denetçilerce denetlenmesi gerekmektedir. Yeni uygulama ile şirketin kendi seçtiği denetçilere dahi güvenmemekte ve dışarıdan BAĞIMSIZ DENETÇİ denetimi istenmektedir. Türkiye’ deki denetçilere bile güvenmeyen yabancı yatırımcılar yurt dışı denetim firmalarının denetimini şart koşan istekler öne sürerek bizim sinirlerimizi zorlamaktadırlar.

Ayrıca, yöneticilerin yönetim sırasında şirkete verdiği veya vereceği zararlar için sigorta şartı veya hatayı yapana bedel ödetme uygulaması istemektedirler. Japonlar her konuda olduğu gibi bu olayı abartmışlar ve hata yapan yöneticilerini HARAKİRİ yapmaya zorlamışlardır. Neyse bizim kılıç kullanma alışkanlığımız olmadığı için böyle bir tehlike henüz yoktur.

Anonim Şirketlerde görevler ve sorumluluk alanları paylaşıldığı gibi ünvanlar da paylaşılmıştır. Şirketin en tepe yöneticisi CEO ünvanı ile görev yapmaktadır. Her konuda yetkili ve bilgili olan CEO bile yönetim kuruluna, yönetim kurulu ise genel kurulda ortaklara veya paydaşlara hesap vermek zorundadır. Hesap dönemi içinde yapılan harcamalar ibra edilmezse tüm yöneticilerin mahkeme önünde yargılanma riski vardır. Bu durum ise bizde tatsız uygulamalara yol açacağı için zor uygulanır gibi görünmektedir.

Görünen o ki, sayın Cumhurbaşkanı’ nın danışmanları seçime yaklaşırken muhalefeti oyalamak için her gün gündem değiştirme taktiklerinden birini oynamışlar ve muhalefeti tuzağa düşürerek bilgileri olmayan konuda açıklama yaptırmak suretiyle zor duruma düşürmüşlerdir. Sayın Cumhurbaşkanı ve danışmanları bilmez mi ki, bir ülke ticari amaçlar doğrultusunda yönetilemez. Bir toplumun ticari kaygıları olduğu kadar sosyal, kültürel, tarihi değerleri ve kaygıları vardır ve bunlar hiçbir şekilde ticaret konusu yapılamaz.

Bir ülke dışarıdan bir tehlike gördüğünde o ülkenin vatandaşları canları pahasına o ülke topraklarını ve sınırlarını savunurlar. Başkalarının, tanıdıkları ve tanımadıkları insanların insanca ve özgürce yaşaması için canlarını seve seve feda edebilecek düşüncede insanlar anonim şirket ortakları arasından çıkar mı acaba ?

Muhalefetin sayın yöneticileri bu konuların cevaplarını ve detaylarını hazırlayamadan Türkiye gündemi yine ani değişikliklere uğrayıverdi. Muhalefet Sayın Cumhurbaşkanı na cevap veremeden yeni sorular karşısında hazırlıksız yakalanmakta- dır. Seçmen hala muhalefet partilerinin yönetime gelirlerse neler yapacaklarını ve nasıl bir yönetim programları olduğunu bilmemektedir. Onun içindir ki anketlerde hala AKP açık ara önde gitmektedir. Ne yapacağını bilen ve kararlı olan insan “ yapacakları onaylanmasa da” ne yapacağını bilmeyen insandan daima bir adım öndedir.

Muhalefet partilerinin de acilen yönetim şekillerini açıklamaları ve halka izah etmeleri gereklidir. Anonim Şirket tarzı bir yönetim belki henüz erkendir veya yanlıştır ama bir plandır. Muhalefet te “ bu yanlıştır, AŞ uygulaması bize ters gelir ama biz 600 yıl büyük bir coğrafya’ yı VAKIF sistemi ile veya KOOPERATİF sistemi ile yönettik ve bu sistemleri günümüze uygulayarak, revize ederek yeni bir model hazırlıyoruz dese, inanıyorum ki tartışmaların seyri ve seviyesi oldukça yükselecektir.

Sayın Cumhurbaşkanı da sadece bir soru sordu. “ Türkiye’ nin AŞ gibi yönetilmesini istemezmisiniz ?”

Sen cevabını ver; Hayır, şu.. şu …sebeplerden dolayı istemiyoruz…

Mustafa Karaca – SARANTALI KÖYLÜM