Armağan Köyü

Kırklareli – Dereköy yolu üzerinde eski bir dağ köyüdür Armağan Köyü. İstanbul alınmadan, Trakya Türk Yurdu olmadan yıllar önce dedelerimiz buralara gelmişler. Huzur içinde geçen 500 yıllık Türk hakimiyetinden sonra zayıflayan Osmanlının güçsüzlüğünü gören emperyalist güçler, yerel halkı da ayaklandırarak huzuru bozmaya başlamışlardır.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşından sonra dedelerimiz yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalmışlar ve buralara kadar çekilmişlerdir. Bütün bu acıların yaralarını saramadan 1912 yılında başlayan Balkan Savaşı ile bir daha sarsıntı geçirdikten sonra ancak kendimize gelebildik. Mübadele dediğimiz nüfus değişiminde köyde kalan son yabancılar da gitmiş ve Rodoplar’da direnenler Anavatan olarak kabul ettiğimiz köyümüze gelmişlerdir. Bundan sonra kaybedecek başka bir vatan olmadığı için, bu köyün toprakları bizim için çok değerlidir ve kutsaldır. Bu sebeple köyümüzün her sokağını temiz tutmaya özen gösteririz.

Köyümüzde acılarla dolu tarihi olaylar yaşanmıştır, fakat elimizde o olayların sadece efsaneleri kalmıştır. Bu sebepten dolayı dedelerimizin kullandığı üretim aletlerini, pulluk, döğen gibi, nenelerimizin kullandığı çıkrık, halı tezgahı gibi aletleri çok iyi muhafaza eder ve saklarız. Köy meydanımız bu sebeple açık hava müzesi gibidir. O aletleri izlerken köyde geçmişte yaşamımızı size sunmakla birlikte, bugünü de unutmadık hani. Her sokağın başında çöp kovaları bulunur. Atık pilleri ve cam kırıklarını toplamak için özel toplama kaplarımız var. Plastikten yapılan kullanma kaplarının doğaya zarar vermemesi için özel toplama kaplarımız var. Gençlerimiz ve bayanlarımızın spor yapabilecekleri spor sahamız günün her saati hizmetinizdedir.

[inset side=right]Pomağın hayvanı katır, kabı bakır, yediği mısırdır. Hepsi de sağlam ve dayanıklıdır[/inset]Dünümüzü unutmadan, bugünümüzü huzur içinde yaşarken, yarınımızı ve gençlerimizin geleceğini de unutmuyoruz. Köyümüz, düzenli ve temiz köy yarışmasında Türkiye 3.sü, Kırklareli 1.si seçilmiştir. Köy sokaklarının güzelleştirme projesi, rüzgardan enerji elde etme projeleri gibi projeler Trakya Kalkınma Ajansı tarafından desteklenmektedir. Kırklareli ve çevresinin enerji ihtiyacını karşılayacak bu proje ciddi boyutlarda destek görecek gibi. Enerji ihtiyacı için İğneada-Beğendik köyüne kurulmak istenen nükleer santralın yaratacağı çevre felaketi göz önüne alınırsa, Armağan Köyü projesinin ne kadar önem kazanacağı ortadadır. İğneada’nın kurtuluşu beklide Armağan’dan geçiyordur, fakat bazıları henüz farkında değil herhalde.

Armağan’a veda ederken yaşlı bir Pomak amca yanımıza geldi. “Ne yazsan hepsi unutulur gider, ama bizim bir sözümüz var, hiç unutulmadı; –Pomağın hayvanı katır, kabı bakır, yediği mısırdır. Hepsi de sağlam ve dayanıklıdır.” Hadi gel de bu sözü unut şimdi.


Hey sen…!!! Yolu her ne sebeple olursa olsun, köyümüzden geçen yolcu…!!! Armağan Köy sınırları içine girdiğiniz andan itibaren Tanrı’ nın bize göndermiş olduğu değerli bir Tanrı misafirisiniz.

Köyümüzde şehirdeki bolluk kadar olmasa da soframıza koyacak bir tas tarhana çorbası, kuru fasulye ve kaçamağımız her zaman vardır. Şehirde ki gibi sıra sıra meyve sularımız ve kolalarımız yoktur amma, üzüm hoşafımız ve kızılcık şurubumuzun tadına doyamazsınız. Yani köyümüzde kimse aç kalmadığı gibi açıkta da kalmaz. Kalacak yeriniz yoksa eğer, misafirhanemiz tertemiz imkanları ile size rahat bir gece dinlenecek her imkana sahiptir. Şehirlerde ki gibi, misafirhanemizin 4 veya 5 yıldız gibi bir lüksü yoktur amma, gökyüzündeki bütün yıldızlar misafirperverliğimizin şahididir.

İmkanlarımız kısıtlı olsa bile Tanrı misafirlerine karşı sevgimiz ve saygımız sonsuzdur. Ancak sizden de çok küçük bir ricamız vardır. Bu köy bize dedeleri-mizden armağan kalmıştır. Gazi Osman Paşa 1877-78 Rus Harbi sonrası Plevne’den çekilmek zorunda kalınca, yüzlerce yıldır kendimize yurt olarak kabul ettiğimiz Deliorman ve Rodop Dağları da elimizden çıkmıştı. Buralara gelişimiz çok zor oldu. Biz koca bir vatan kaybetmenin hüznünü yaşarken, Padişahın bize hediye olarak verdiği bu küçücük köy ile yetinmek zorunda kaldık. Onun için köyümüzün adını önce “HEDİYE”  koyduk. Sonraları köy isimleri değişince, yeni modaya uygun olarak “ARMAĞAN” Köyü deyiverdik. O gün bugün köyümüzün adı Armağan Köyü olarak bilinir.

Biz hem kendimize hediye edilene çok değer veririz; hediye edene saygımızdan dolayı, hem de köyümüzü çok sever, her karış toprağını vatan toprağı gibi kutsal, evimizin bir odası gibi temiz tutmak isteriz ve buna çok önem veririz. Köyümüze gelen her misafirin de bu hassasiyetimize saygılı olmasını isteriz. Bu sebepten dolayı köyümüzün sokaklarında sigara içmez, içen olursa izmaritlerini sokağa atmamasını isteriz.Sokaklarımızda çöp bulamazsınız. Ola ki yanlışlıkla yere bir çöp atsanız, köyümüzün kuşları bile bundan haberdar olur. Eğer gökyüzünden bir kuş üzerinize bir şeyler pislerse, bunu şans olarak kabul etmeyin. Bu bir uyarıdır ve köyden gitme vaktiniz gelmiştir artık. Ona göre hııı…!!!