“Atatürk Gibi Düşünmek” Ne Demek?

Atatürk ve İsmet İnönü’den sonra Cumhurbaşkanı olan Celal Bayar, 10 Kasım 1938 yılında Atatürk öldüğü zaman Başbakan’dı. Milli Mücadeleye “Galip Hoca” takma adı ile katılmış, Ege Bölgesi’nde Kuva-yi Milliye ve Müdafaa-i Hukuk Örgütleri’nin kurulup, güçlenmesine çalışmıştır.

Osmanlı Devleti döneminde İttihatçı idi. Celal Bayar kendini yetiştirmiş bir devlet adamıdır. Okula gitmemiştir. Fakat Atatürk bu devlet adamını ekonomi alanında vazifeli kılmıştır. İş Bankası’nın kuruluşunu ona vermiştir.

Celal Bayar, İsmet İnönü Cumhurbaşkanı iken hükümette görev almamıştır. İnönü 1945 yılında çok partili hayata geçiş kararı aldığında Celal Bayar, Adnan Menderes CHP’den ayrılmışlar, Demokrat Parti’yi kurmuşlardır. 1950 yılında yapılan seçimde Demokrat Parti seçimi kazanmış, Celal Bayar Cumhurbaşkanı olmuştur.

Celal Bayar kendi çizgisinde Atatürk’ü bağlıydı. Atatürk öldüğünde ulusa yayınladığı beyannamede “Atatürk, Seni Sevmek İbadettir”, “Atatürk Gibi Düşünmek” sözleri ile ün yapmıştır.

Atatürk Gibi Düşünmek” Celal Bayar’ın özdeyiş haline gelmiş bir sözüdür. Yazar İsmet Bozdağ, Bayar ile ilgili söylem ve yazıları derlediği kitabına bu adı vermiştir.

Pekiyi “Atatürk Gibi Düşünmek” ne demektir?

Rahmetli Celal Bayar’ın Atatürk gibi düşünüp düşünmediğini bilmiyorum. Fakat o böyle bir söz söylemiştir Söylediği o kadar önemli ve yerinde bir söz ki; bazı yabancı ülkelerde bile özdeyiş haline gelmiştir. Çünkü söz Mustafa Kemal’i tanıtmaktadır.

Pekiyi, Mustafa Kemal Atatürk nasıl düşünüyordu? Ne düşünüyordu?

Bildiğimiz, tanıdığımız, yaptıklarına tanık olduğumuz (tabi okuduğumuz kadarı ile) Atatürk, akılcı, gerçekçi, pragmatik ölçüler içerisinde, kuşkusuz ki büyük ve faklı düşünüyordu. Ulusunun ülkesinde bütünlüğünü, siyasi ve ekonomik bağımsızlığını düşünü-yordu. Yapacağı devrimle nereye varmak istediğini düşünüyordu. Cumhuriyet’in ilanını, yazı değişikliğini, halkının eğitimsizliğini, iç ve dış barışın sağlanmasını düşünüyordu. Mustafa Kemal halkı ve ülkesi için, yüzyılları kapsayan düşüncelerin insanıydı. O, yaşadığı sürede en çok ülkesinin imarını, ulusunun çağdaş uygarlık düzeyinin üstünde bulunmasını düşündü, söylemlerinde bunları dile getirdi. Atatürk, düşünceleriyle, hayalleri ve tasarımları ile “çok özel devlet adamı” idi. İlerlemenin, kalkınmanın, uygarlaşmanın bütün yollarının açık tutulmasını düşündü, düşündüklerini uyguladı, uygulanmasını istedi ve gelecek kuşaklara vasiyet etti. Bir yabancı yazar ve diplomatın onun hakkında yazdığı kitapta dediği gibi; “Ülkesi ve ulusu için çalışırken, gündüzler yetmedi, geceleri ekledi, Türk göğünden bir yıldız gibi kayıp geçti.” İdeallerinin gerçekleşmesi için ulusun bütün kesimlerine görevler verdi; “Yorulsanız da beni takip edin.!” dedi.

Atatürk Gibi Düşünmek”, Atatürk gibi bir misyona, vizyona ve göreve sahip olmak demektir Aklı ve bilmi önde tutarak, rehber kabul ederek, ulus sevgi ve düşüncesi ile hayatı bitirmek bir “Atatürk Klasiği”dir, ona ögü bir yaşam biçimidir. Bu yaşam biçimi ve müstesna bir devlet adamı olma vasfı onun doğasında vardı. Çünkü O, Atatürk’tü. Üstün nitelikleri ile farklıydı.