Atatürk etkilenen değil etkileyen devlet adamı idi

108

1970’li yıllarda Ankara’ da Halkevleri Atatürk Enstitüsü Bildirici üyesi idim. Enstitü’ de ünlü Atatürkçüler çalışıyordu.

Nitekim bu çalışmaları ve buralarda kimlerin çalıştıklarını da sonra Prof.Dr. Anıl Çeçen’ in yazdığı halkevleri kitabında yer aldı. Orada dikkat ettiğimiz şey ATATÜRK KONUSU’nun çok ciddi bir konu olduğudur. Atatürk üzerinde rastgele kalem oynatmak doğru değildir. Zira yanlış bilgiler, Atatürk ile ilgili tarih ve zamanı yanlış ifade yetişen kuşaklarda yanlış bilgiler olunmasına neden olacağı için Atatürk’ ü yazmakta, anlamakta  BİLGİ DİSİPLİNİ’ ne uymak gerekir. Buna uyarak bu yazımda Atatürk’ ün Balkan Savaşı sonrası Bulgaristan ziyareti üzerinde durmak istiyorum.

Atatürk 1913 yılında Bulgaristan’ a Askeri Ataşe olarak atanmıştır. Selanik’  ten arkadaşı Fethi Okyar orada Büyükelçi dir. Ben, Balkan Savaşı sonrası  Mustafa Kemal’ in Bulgaristan’ a bir askeri görevle yani askeri ateşe olarak gönderilmesini hep merak etmişimdir. Onun için burada bulunduğu zamana, orada neler yaptığına yakın ilgi duymuşumdur. Bu bilgiye ulaşırım düşüncesi ile Sofya Üniversitesi’ nde Türkoloji uzmanı diplomat PARUŞEV’ in yazdığı “ Demokrat Diktatör Atatürk” kitabını birkaç defa okuma ihtiyacı duymuşumdur. Bazı kimseler Paruşev’ in yazdığı kitapla Atatürk’ ü seven Bulgar Kızı Miti Kovaçeva hakkında yazılan “ MUSTAFA KEMAL VE MİTİ KOVAÇEVA/ Umutsuz Bir AŞKIN ÖYKÜSÜ” kitabını yazan Liliana Serafimova’ yı karıştırmaktadırlar.

Bir kere şu iyice bilinmelidir ki Mustafa Kemal’ in ilk Bulgaristan’ a gidişi 1913 yılıdır.Bulgaristan’da Askeri Ateşe olarak görev yaptığı zamanlarda Bulgaristan’ ın gelişmesini incelemiş. 1912 yılında Çatalca’ ya kadar nasıl geldiklerini araştırmıştır. Bu vesileyle askeri çevrelerle, Bulgar aydı ve yazarları ile diyalog kurmaya özen göstermiştir. Özellikle Bulgar Sosyetesi içinde olmaya, onların toplantılarında, balolarında, gittikleri pastane gibi yerlerde görünmeye, bulunmaya özel dikkat göstermiştir. B öylece Bulgar halkına, Bulgar sosyetesine ve Bulgar Askeri çevrelerine , özellikle üst düzey komutanlara kendini tanıtmıştır. Tabii onları da tanıma imkanını bulmuştur. Özellikle kendisini seven Bulgar Kızı Miti Kovaçeva’ nın babası General Kovaçeva ile diyalog kurmaya , hem Miti dolayısıyla, hem de General Kovaçeva’ nın  Balkan Svaşı ve işgali sırasında Trakya izlenimlerini öğrenmeye çalışmıştır. Çünkü General Kovaçeva Balkan Svaşı’ nda ŞARKÖY, MÜREFTE vE BOLAYIR  Cephesini tutan Bulgar 4. Ordu Komutanıdır. Bu temaslarda Bulgar Askeri çevreleri , Bulgar sosyetesi ve halkı Mustafa Kemal’ in ASKERİ DEHA’ sından çok etkilenmişlerdir. Mustafa Kemal’ in geleceği üzerinde tahminlerde bulunmaya çalışmışlardır. Mustafa Kemal’ in geleceğinin parlak olacağı hususunda ittifak etmişlerdir. Böylece Mustafa Kemal onlardan etkilenmemiş, Bulgarları etkilemiştir.General Kovaçeva’ nın kızı MİTİ bu yüzden Mustafa Kemal’ e aşık olmuştur. Yıllar sonra bu aşkın, yani Atatürk’ü sevan MİTİ’ nin kitabı yazılmıştır. Yukarıda söz konusu ettiğim gibi bu romanı yani Mustafa Kemal ve Miti Kovaçeva/ Umutsuz Bir Aşkın Öyküsü kitabının Paruşev değil LİLİANA  SERAFİMOVA yazmıştır. Miti Bulgaristan’ da yabancı çevrelerde, özellikle diplomatlar arasında  “BALKAN GÜLÜ “ olarak anılıyordu. Onun romanında Miti’ nin güzelliği ile Mustafa Kemal’ in dehası övülüp anlatılmaktadır.

Bu yıllarda  Mustafa Kemal’ i İstanbul’ da  CORİNO adlı bir kadın’ da seviyor, Mustafa Kemal ile mektuplaşıyordu. Mustafa Kemal Corino’ ya yazdığı bir mektup’ ta 1913 yılında Cumhuriyet ilan edeceğini bildirmiştir. Daha sonra bu niyetini, projesini sırdaşı Mahzar Müfit Kansu’ ya açıklamıştır. Mustafa Kemal Bulgaristan’ da iken Dört Devrim yapacağından söz etmemiştir. Mustafa Kemal Cumhuriyeti ilan edinceye kadar ne yapacağını bir sıe gibi kendisinde saklamıştır. Böyle biline…