Atatürk’e Nobel Barış Ödülü verilmesi teklifi

1408

Yunanistan, 1934 Yılında Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermişti. 1922’de Türk-Yunan Savaşı bittikten, Trakya geri alındıktan, T.C. Devleti kurulduktan, Türkiye komşu ülkelerle dostluk anlaşması imzalandıktan sonra Yunanistan Başbakan’ı Venizelos Mustafa Kemal Atatürk’ü NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ’ ne aday göstermiştir.

Ünlü yunan devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’ ün Orta-Doğu ve Balkanlar’ da istikrar oluşturduğunu, dostluk ortamı yarattığını, yüzyıllar içinde meydana gelen savaş nedenlerini ortadan kaldırdığını söyleyerek 1934 yılında Nobel Barış ödülünün Mustafa Kemal’ e verilmesinin önermiştir. Bu öneri ile ilgili yunan belgesini okuyucularımızın bilisine sunuyoruz. Belge 20. Mayıs.1971 tarihli cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştır.

Venizelos’ un öneri mektubu

“Nobel Barış Ödülü Komitesi’ nin seçkin üyeleri önünde Mustafa Kemal Paşa’ nın adaylığını bu onur ödülüne layık olarak önermekten şeref duyuyorum.”
“Mustafa Kemal Türkiye’si Yakın Doğu’ da barış’ ın temel direği olmuştur.”
Barış sorununa değerli katkıyı sağlayan kişi Mustafa Kemal Paşa’ dır. Uzun yıllar Türkiye ile kanlı savaşlar sürdürmüş olan biz Yunanlılar eski Osmanlı İmparatorluğu’ nun yerini alan bu ülkedeki köklü değişikliğin etkilerini ilk olarak duyma fırsatını elde ettik “
Nobel Barış Ödülü Komitesinin Sayın Başkanı
Oslo- Norveç
Yaklaşık yedi asır boyunca Yakın Doğu’nun tamamı ve Orta Avrupa’nın büyük kısmı kanlı savaşlara sahne oldu. Bunun temel sebebi Osmanlı İmparatorluğu ve onun sultanlarının mutlakiyetçi yönetim sistemiydi.
Hıristiyan halklara boyun eğdirilmesini kaçınılmaz olarak takip eden Haç’ın Hilâl’e karşı diní savaşları ve ardından da özgürlüklerine düşkün bütün halkların başarılı diriliş hareketleri, Osmanlı İmparatorluğu sultanların etkisinde kaldığı sürece daima devam eden bir tehlike ortamıydı.
Mustafa Kemal Paşa’nın milli hareketinin rakiplerine galip gelmesiyle 1922’de kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu belirsizlik ve hoşgörüsüzlük devletine kesin bir son verdi.
Hakikaten, bir milletin hayatında bu kadar kısa zamanda bu kadar köklü bir değişiklik nadiren gerçekleştirilebilmiştir.
Hukuk ve dinin birbirine karıştığı dini bir rejim altında yaşayan, çöküş halindeki bir imparatorluk tamamen hayat ve canlılık dolu modern bir ulus devlete dönüştürüldü.
Büyük reformcu Mustafa Kemal Paşa’nın sağladığı hızla, sultanların mutlakiyetçi rejimi sona erdirildi ve devlet tamamen laik oldu. Haklı olarak medeni milletlerin en ön saflarında yer almaya büyük istek duyan bütün millet gelişmeleri benimsedi.
Fakat, barışın sağlamlaştırılması etnik Türk kimliğinin baskın olduğu devletin şu günlerdeki haline dönüşmesine yol açan inkılaplarla birlikte yürütüldü. Hakikaten, Türkiye diğer milletlerin meskun olduğu illerini hukuka uygun bir şekilde kaybetmiş olmayı kabullenmede tereddüt etmedi ve anlaşmalarla belirlenen siyasi ve etnik sınırlardan razı olup Yakın Doğu için gerçek bir barış dayanağı haline geldi.
Türkiye’yle sürekli devam eden anlaşmazlıkların neticesinde asırlarca kanlı savaşlara sürüklenmiş olan biz Yunanlar, Osmanlı İmparatorluğu’nun halefi olan bu ülkede gerçekleşen derin değişikliğin etkilerini ilk hissedenler olduk.
Küçük Asya Felaketi’nden hemen sonra, savaştan bir ulus devlet olarak çıkmış olan yeniden doğan Türkiye’yi anlama fırsatını fark ederek ona, elimizi uzattık ve o da samimiyetle karşılık verdi.
Samimi barış arzusuyla dolu olduklarında en derin farklılıklara sahip halkların bile tekrar yakınlaşabileceklerini gösteren bu yeniden birbirimize yakınlaşma faaliyeti hem iki ülke için hem de Yakın Doğu’daki barışı sürdürmek için faydalı oldu.
Barışı tesis etmek için yapılan bu paha biçilmez katkıyı gerçekleştiren kişi elbette Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’dır.
Bu yüzden, 1934 Yunanistan Hükümeti’nin lideri olarak, Yunan-Türk anlaşmasının imzalanmasının Yakın Doğu’nun barışa doğru yürüyüşünde yeni bir dönemi başlattığı şu zamanda, Mustafa Kemal Paşa’nın Nobel Barış Ödülü’ne sahip olmanın ayırt edici itibarıyla ödüllendirilmesini teklif etmekten onur duyarım.
Saygılarımla,
E. K. Venizelos

1934 Nobel Barış Ödülü İngiliz Arthur Hendersen’e verilmiştir.

Arthur Henderson (13 Eylül 1863, Glasgow, İskoçya-20 Ekim 1935, Londra, İngiltere), Britanya İşçi Partisi’ni örgütleyen başlıca siyaset adamlarından biri. Haziran 1929-Ağustos 1931 arasında dışişleri bakanlığı yapmıştır.