Atatürk’ü halkın kalbinden ve belleğinden silebilirler mi?

123

Son yıllarda bazı çevrelerde Atatürk’ e karşı yoğun bir düşmanlık gözlenmektedir. Akıllarınca itibarını sarsmak için yaptıklarına kara çalmaktadırlar.

Bu bağlamda Milli Mücadeleyi onun değil Kazım Karabekir’ in başlattığını, O’ nu Anadolu’ ya Padişah Vahdettin’ in cebine para koyarak gönderdiğini ve daha neler de neler yazmak suretiyle halkın kafasını karıştırmaktadırlar.

Öncelikle şunu söyleyelim, Atatürk’ ü itibardan düşürmek mümkün değildir ve kimsenin de haddi değildir. Atatürk’ e kara çalmak boş şeydir. Boşuna gayrettir. Bir defa, Atatürk itibarını, eserini koruyacak güçtedir. Ondan kimsenin şüphesi olmamalıdır. Çünkü bu ülkenin anaları daha küçük yaşta

çocuklarına Atatürk’ ü öğretmekte, onu işaret etmektedirler. Her ev’ de işyerinde, kahvede Büyük Önder’ in resmi vardır. Gerçi son zamanlarda bazı yazarlar Atatürk’ ün fotoğraflarının her yerde bulunmasından, büst ve heykellerinden şikayetçidirler ve dünya’ da böyle bir olayın ve görüntünün olmadığını söylemektedirler ama halkta’ ki ATATÜRK SEVGİSİ’ nin önlenemez gücünü göz ardı etmektedirler.

Atatürk’ü anlamadığımız, anlatamadığımız, gereğince öğretemediğimiz doğrudur. “Atatürk sevgisinin” yanında “ATATÜRK BİLGİSİ” de o kadar olsaydı elbette ona düşmanlık edenler daha az olurdu.

Aklı başında bir insanın “Ben ileriye değil, geriye gideceğim” demesi mümkün değildir.

Fakat yine de Atatürk, Türk halkının içinde yaşamaktadır, konuşulmaktadır. Konuşulan insan ise yaşayan insandır. Bu yanı ile Atatürk günceldir. Türkiye’ de Büyük Önder’ in konuşulmadığı gün yoktur. Mutlaka bir yerde, bir kahvede, bir okulda, bir toplulukta Atatürk konuşuluyordur. İnsanlar bildikleri kadar, işittikleri kadar O’ nu anlatıyorlardır. Bu durum kimi rahatsız eder?

Atatürk öleli 73 yıl olmuştur. 57 yaşında hayata veda etmiştir. Geride bir vatan, bir ulus bırakmıştır. Ulusuna ilerlemenin yolunu açmıştır. Türkler’ e AKIL ve BİLİM yolunu tavsiye etmiştir. Milletine hedefler göstermiştir. Daha çok çalışmayı öğütlemiştir. İç ve dış düşmanlara karşı buyrukları olmuştur. Müreffeh bir Türkiye yaratılmasını ulusuna tavsiye etmiştir.

Bugün itibariyle Atatürk’ ün ulusu O’ nun yolunda mıdır? Son zamanlarda bir eksen kaymasından söz edilmektedir. Özellikle yabancı basın buna dikkati çekmekte “ TÜRKLER DOĞUYA BAKIYOR” denilmektedir. Şüphesiz Dünya’ nın doğusu bizim halkımızın geldiği yerdir. Ama gittiğimiz yer batı’ dır. Hatta Atatürk baktığımız Batı’ nın uygarlık seviyesinin üstünde bir yer işaret etmiştir. Bu nedenle bugün Batı’ ya bakışımız Atatürk’ ün öngördüğü biçimde değilse de yüzümüz Batı Dünyası’na dönüktür. Çünkü Atatürk öncesi yaşam ve düşünce anlayışını Türkiye’ ye geri getirmek mümkün değildir. Belki sendelemeler, gecikmeler olabilir ama çıktığımız yolda yürümeye devam edilir

Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın Türkiye Atatürk ile özdeştir. Çünkü ATATÜRK bir ilerleme ideali ve ülküsüdür. Aklı başında bir insanın “Ben ileriye değil, geriye gideceğim” demesi mümkün değildir.

Atatürk’ ü rahmetle, minnetle, vefa borcumuzla andığımız 73. ölüm yıldönümünde yönümüz ve yörüngemiz bellidir. Karamsarlığa, fazla endişeye gerek yoktur. Herkes işine baksın.