Azerbaycan Rüyası

146

Alâeddin İKİCAN – AZERBAYCAN RÜYASI

Mayıs ayı başlarıydı. Türkiye ASKED Genel Başkanı Savaş ÜNAL ve ASKED Azerbaycan Başkanı Qabil ADALET tarafından adıma gelen ve “Uluslar arası Avrasya Şairleri ve Sanatçıları Buluşması”

kapsamında 21-22-23 Mayıs tarihlerinde Bakü’de yapacağımız etkinliğimize Kırklareli’ni temsilen katılımınız bizlere onur verecektir. Metni ile başlayan Azerbaycan rüyamız ayrı bir dostluk kapılarını aralarken gönül dostlarıyla duygularımızın paylaşımını yaşayacak ve anılarımızda ayrı bir sayfaya adını yazdıracaktı.

Böyle güzel bir davete katılmamak büyük kayıp olacak düşüncesiyle izin konusunu görüştükten sonra katılacağımı bildirerek rüyamızı beklemeye başladık. Mayıs ayının 18 inde Antalya’dan hareket eden kafileye Ankara grubu içerisinde akşam 23.00 sularında intikal ederek yolculuğumuz başladı. Ankara’da toplanma ile ilgili olarak sorumlu bulunan Ulviye SAVTUR’un öd/nderliğinde tespit edilen cafede toplanmaya başladık. İstanbul’dan gelen Vural ŞAHİN, Ali TEKİNTÜRE, Mehmet Ali DEMİRCAN, Cevdet ŞİMŞEK, Nurten ALTINOK, ile Ankara’lı şair Ertuğrul YILMAZ, Murat AYHAN ve Arife ASLAN, Bilecik’ten Aşık Ziya VAR, Yalova’dan Bilal COŞKUN, Bursa’dan Aybeniz Qafarlı, İlkin ABBAS, Eskişehir’den Rabia BARIŞ ilk karşılaştığımız simalardı. Antalya’dan gelen otobüs göründüğünde heyecanımız bir kat daha artmıştı. Otobüsten ilk inen organizeden sorumlu Gonca Aydemir ÜNAL iki kolunu açarak ve koşarak sempati ve neşe ile bize doğru koşuyordu. Ankara’dan katılacak her bir şaire özlemle sarılıyordu. Otobüse bindiğimizde Antalya’dan gelen arkadaşlarla sıcak bir görüşme ortamında yol almaya başladık. Otobüsün ilk yolcuları olan Antalya kafilesinde ASKED ve kafile Başkanı Savaş ÜNAL,her zaman onunla beraber koşturan Gonca Aydemir ÜNAL, Gezi boyunca yan yana yolculuk yaptığımız Ali KÜÇÜK, Ayhan ÇEVİK ve Süleyman COŞKUNER, Aykut AYDIN, Emel AYDIN,Yolda da Kırşehir’den katılan Veysel TURGUT, Gaziantep’ten Kumru Dergisi Sahibi Abdülhadi BAY, Suna BAY, Hülya PEKİRDE, Çetin PEKİRDE, Feride KAYA,Halise TEKBAŞ, Kenan KAÇAR,Makbule DURMUŞ,Mehmet DİLMAÇ, Meliha YÜCEBAŞ, Mustafa YILMAZ, Kemalettin KALKAN, Serdar ÜNSAL bulunuyordu. Yozgat’tan Salim GÜLBAHÇE,Iğdır’dan Yahya AZEROĞLU kafilemize iştirak etti. Çorum ve Amasya illerini geçerek Samsun’a gelindi. Burada KÜSADER Başkanı Gülseren AKDAŞ, Hakan ERTÜRK ve Oktay ZERRİN’in yakın ilgisi ile karşılaştık. Tarih 19 Mayıs 2015 Gençlik Bayramı törenleri kutlanıyor. Törenlere katıldık.Bafra İlçe Kaymakamı, Garnizon Komutanı ve Belediye Belediye Başkanının yakın ilgisi üzerine Atatürk Anıtı önünde fotoğraflar çekilerek koyu bir sohbete girildi. Ardından etkinliğin yapılacağı salonu gidildi. Burada şiir ve müzik etkinliği gerçekleştirilirken Çanakkale ve Atatürk üzerine yazılan şiirlerin değerlendirilmesinde değer görülen şiirlere verilen plaketlerden bende payımı almıştım. İnsanın eserinin değerlendirilmesi maddi değerinden çok fazla manevi değer taşıyan bu ödül benim için çok anlamlıydı. Samsun’dan iştirak eden Hakan ERTÜRK, Malatya’dan Mustafa ŞAHİN’i de kafilemize alarak yola koyulduk. İşte bu arada Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de yaşanan ve dünyayı sarsan elim yangın haberini öğreniyoruz. Herkesin gözleri şaşkın, bir sessizlik hakim oldu, Azerbaycan’lı kardeşlerimizin acısını hissettik. 16 katlı bir bina Bakü’nün ortasında yanıyor, kontrol altına alınması zorlaşmış, mantolama yapıldığı için de malzeme çok kolay yanabilen nitelikteydi. Maalesef sonuç 16 ölü ve 67 yaralı, hüzünlendik, moral ve neşemiz duruldu. Kardeşlerimizin acısını hissediyorduk. Onlarla beraber hüzünlendik. Yapacak bir şeyimiz yoktu, Dillerimizin vardığınca dualarımızla beraberdik.

Zaman durmuyordu, acımasızca ilerliyordu, bu sırada acıkma ihtiyacı da hissedilince herkes otobüste birbirlerine yanlarında getirdiği bazı yiyecekleri ikram etmeye başlamıştı. Yiyeceklerin kuru kuruya gitmeyeceğini göz önüne alarak elime geçirdiğim mikrofondan, Kırklareli’den getirdiğim hardaliyeyi tanıtarak ve sağlığa yararlarından bahsederek otobüsteki arkadaşlara birer bardak ikram ettim. Hoşlarına gidince ve ilk defa böyle bir içeceği yudumladıklarını bahsedince ben Atatürk’ün milli içecek olması yönündeki direktiflerinden bahsederek tanıtımı güçlendirdim. Nasıl temin edebileceklerini kargo ile gelip gelemiyeceğini sorduklarında elimdeki şişede mevcut bulunan telefon numarası ve adresi not defterlerine kaydettiklerini gördüm. İşte denizde küçük bir damla da olsa Kırklareli’nin hardaliyenin tanıtımına katkı sağladığımı düşünmek dahi beni mutlu ediyordu.

Şarkılar, türküler, fıkralar ve şiirlerle devam eden yolculuğumuz boyunca herkes birbirine daha samimi daha yakın oluyordu. Böyle de olmak durumundaydık zira en az 8 günlük bir birlikteliğimiz olacaktı. Hopa’ya geldiğimizde artık ettiğimiz konforda olmamasına rağmen mütevazi bir hotelde konakladık. Ama yorgunluğumuzu gidermeye yetmişti. Ertesi gün tekrar yol alarak neşe içinde ve kolaylıkla Türkiye Gürcistan kapısından girdik. Batum’un eşsiz güzelliğini panoromik bir geziyle perçinledik. Daha önce Batum’a gittiğimiz için Botanik bahçesi ile şehrin güzelliğine yabancı değildim. Zamanımızın kısıtlı olması ve bir an önce Azerbaycan’a gitmeyi arzulamamız üzerine Batum’da fazla zaman harcamadık. Genel bir gezi ile yetindik. Burada bize Azerbaycan’lı olup ta kafilemizde bulunan Aybeniz QAFARLI rehberlik ediyordu. Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e vardığımızda arabadan inerek daha çok maket, heykel ve çeşitli canlandırmalar yada canlı hayvanların bulunduğu hayvanat bahçesini gezdik, Büyük kuleye çıkarak Tiflis’i tepeden seyrettik, fotoğraflar çekildik. Burada yolculuğumuzun ilk şanssızlığını yaşayarak kafilemizin mütevazi şahsiyetlerinden Ali TEKİNTÜRE’nin gözlüklerini kaybetmesi bizlere ilk hüznü yaşattı. Yine de dedikki, Yenilenmesi gerekiyormuş onun için kayboldu, Ancak gezi boyunca gözlük ihtiyacını nasıl karşılayacaktı. Onuda kendi takdir ve düşüncesine bırakmıştık.

Tekrar yola koyulduğumuzda sınır görünmüştü. “Sınıq Körpü Gömrük Postu”  tabelası ile muhteşem sınır kapısı görünmüştü. Ama bizi bir sıkıntı bekliyordu. Gürcistan çıkışında yeşil pasaportlu olan bende dahil 19 kişiyi işlemlerini yaparak gümrükten geçirdiler fakat normal pasaporta sahip bazı arkadaşların vize işlemleri yerine getirilmediği gerekçesiyle olduğunu öğrendiğimiz sorun karşımıza çıktı. Normal pasaportlu arkadaşlar Tiflis Başkonsolosluğuna giderek ve hızlı diplomasi iletişimlerini zorlayarak ivedi de olsa bizim iki kapı arasında yeşil pasaportluların, başkosoloslukta normal pasaportluların uzunca bir süre beklemesine neden oldu. Tabi bu bekleyiş stresi de beraberinde getirdi. Yine moral sağlamak amacıyla hardaliye ikramının ikinci safhasını gerçekleştirdik. Nihayetinde arkadaşlarımızın sınırdan geçtiğini görünce stres ve hüzün yerini özlem neşe ve mutluluğa bırakmıştı yeniden. Herkes tekrar sanki aylarca hasretle özlemin kesişmesine tanık oluyordu. Sarılanlar, gözyaşı dökenler, sitem edenler, mutluluk coşkusunu yaşayanlar hep arkadaşlarımızdı.

Artık gezimizin son durağı Azerbaycan topraklarına girdik. Sınırın hemen yanında özlemle Azerbaycan’da ilk yemeğimizi yedik. Rehbere ihtiyaç yoktu, Dil bilmeye gerek duyulmuyordu. Bazı kelimeler hariç kolayca anlaşabiliyordu. Gönül beraberliği, ortak dilimiz, inancımız kültürümüz vardı. Akşam yemeğinden sonra tekrar uzunca bir yola koyulduk. Gence’yi gece geçtik. Sabah hotelimize vardığımızda bizi mütevazi, sempatik, sorumluluğunun bilincinde, her konuda yardımcı olan hotelin sahibi Fahreddin Teyyup ile Müdürü Sabri bey ve personel bize yabancılık çektirmediği gibi Azerbaycan ASKED Başkanı Qabil ADALET ile organizeden sorumlu Raife SERXAN QIZI, Ilgar TÜRKOĞLU ile Aygün REHİMLİ etrafımızda dört dönüyor, yardımcı olmaya çalışıyorlardı. Özlemle bekledikleri misafirlerini bağırlarına basıyorlardı. Bu arada hotele uçakla gelen TRT Sanatçısı Tuncay YALIN ile Kıbrıs’tan gelen Ayşegül DİNÇBAŞ bizi sevgiyle karşılayanlar arasında idi. Daha önce birçok etkinlikte birlikte bulunduğumuz TRT Sanatçısı Tuncay YALIN’ın otel girişinde sıcak bir karşılama ile birlikte kalmamızı resepsiyona bildirdiğini söylemesi bana ayrı bir manevi destek ve güç vermişti. Sanatında usta olarak yorumladığımız bu kişilerden çoook şeyler öğrenmemiz gerekiyordu. Bir Valimizin dediği gibi “Devletten bir hizmet alabilmek için en az İl’i ziyarete gelen bakanlarla yemekte beraber olunmalı, dahası konaklama yapılmasını sağlamalı ki, ihtiyaçları çok daha rahat bir ortamda aktarabilesiniz.”  Bizlerinde üstadlarımızdan bir şeyler alabilmemiz için onlarla ne kadar çok vakit geçirebilirsek o kadar yararlanacağımızı düşünmemiz gerekir. Bu amaçla birlikte kalmanın mutluluğu, paylaşımı ve kazancı olduğunu değerlendiriyorum. O nedenle Sayın Tuncay YALIN’ı bir çok etkinlikte tanıyordum, Ama bu etkinlikte bir başka bir daha yakın tanıma fırsatım oldu, Tabii bu arada hemen bir hardaliye şişesini kendisine Kırklareli’nin bir hatırası olarak takdim ettim. Önemli olan benim hissettiğim mutluluğun bir ayna misali kendisinde de hissetmemdi ve hissettim. Umarım yanılmadım.  Ayrıca Vural ŞAHİN’in bir öğretmen edasıyla şairleri şiir konusundaki bilinçlendirmeleri ile Ali TEKİNTÜRE’nin mütevaziliği gezi anılarında ayrı bir yer alıyordu.

Değişik ülkelerden gelen sanatçılar ve şairler ile önce bizleri hasretle beklediğini gördüğümüz Azerbaycan Yazıcılar Birliğine gittik, Yuvarlak büyük bir masa etrafından sıralanarak konuşmalar yapıldı, şiirler okundu ve ödüller verildi. Daha sonra Atatürk Kültür Merkezine geçilerek burada da gerçekleştirilen bir programdan sonra geziye çıkıldı. Azerilerin şehitlere verdiği değer gözler önünde idi.Şehitliği gezerken, Kırklareli’den dört şehidin isim ve künyelerinin göze çarpması üzerine duyguları kabaran temsilcimiz Alaeddin İKİCAN Kafkas cephesinde çarpışan ve şehit düşen kahraman askerlerimiz arasında bulunan bu dört hemşehrimizin künyesini hemen fotoğrafladı.Ahmet Oğlu Er Mehmet (1305 Kırklareli- 1334 Bakü), Bekir Oğlu Er Mustafa (1313 Kırklareli-1332 Kafkas cephesi),Ali Oğlu Er Hüseyin(1292 Kırklareli-1332 Bakü), Mehmet Oğlu Onbaşı Mustafa (1310 Kırklareli- 1334 Derbent Muharebesi) Ruhları şad olsun.

Bakü şehitliği Denize nazır kurulmuş bir yerde kurulmuş olup, bölüm bölüm düzenlenmiş ve özel bir ekip tarafından bakımı yapılan bir tesis.Parlemento binası,sahil boyu gezildi, imar planı o kadar rahat ve konfor bir halde uygulanmışki, parklar ayrı güzellikte binaların mimari estetiği ayrı güzellikteydi.

Ertesi gün asıl programın gerçekleştirileceği Anar Kültür Sarayına geçtik, Salon harika, hazırlıklar tamam, katılım oldukça fazla, ancak bir sorun vardı. Azeri kardeşlerimizin hüznü yüzlerinden okunuyordu, Yanan binanın ve mağdur olanların acılarını hissettikleri yüzlerinden okunuyordu, Acılarını paylaşmamak mümkün değildi, Bu nedenledir ki etkinlik sonrası ertesi gün yanan bina ziyaret edilerek ölenlerin anısına saygı duruşunda bulunuldu, karanfiller borakıldı, Duygusal şairlerimizin gözyaşları peçete ve mendillere gizleniyordu. Anar Düğün Salonunda her zaman bizimle ilgilenen Azerbaycan ASKED Başkanı Qabil ADALET ve Raife SERXANQIZI yaptıkları güzel sunumlarıyla program başladı, Gelen sanatçı ve Şairler eserlerini paylaşıyordu. İlimiz Temsilcisi olarak katıldığım programda bende Aliterasyon tarzında yazdığım ve tüm şiirde geçen kelimelerin “b” harfi ile başlayan hece vezni ile yazdığım şiirimi paylaşınca aldığım olumlu tepki ve belki madden değeri kısıtlı olan ancak manevi değerinin bende çok yoğun iz bıraktığı belge ve armağanlarımızı aldık. Geç vakte kadar süren etkinlik çoğunluğu Azeri ve türk olan şair sanatçı ve dinleyicilerin bulunduğu güzel bir mekanda zengin duygular içerisinde gerçekleştirildi.

Daha sonra Nizami Gencavi mektebi Edebiyatçılar Müzesi, Minyatür Kütüphane Müzesi ve Eski Bakü şehrini gezen ekibimiz hediyelik alışverişlerini tamamlayarak gezilerine devam ettiler. Bazı yetkili ve temsilcilere Kırklareli’nin tanıtımını sağlayan hardaliye, hediye ve dökümanları ileten Şairimiz Kırklareli’nin de tanıtımının sağlanmasına neden oldu.

Gerek gidiş ve gerekse dönüş yolculuğunda samimi ve mütevazi davranışları ile herkesle barışık bulunan Şairimizin kafilede iz bıraktığı geziden sonra kendisine gelen onlarca telefondan anlaşıldığı konusu belirtilmekle beraber temsilcimiz Alaeddin İKİCAN, karşılıklı fikir alışverişinde bulunulmasını, Gürcistan ve Azerbaycan’ın daha iyi tanınmasını amaçlayan gezinin amacı doğrultusunda gerçekleştiğini ve bu gezilerin tekrarlanmasının ülkelerin edebiyat alanındaki çalışmalarının daha iyi tanınmasına katkı sağlayacağını ifade etmektedir. diyerek fırsat oldukça bu tür etkinliklere katılmanın edebiyat alanında çalışanlar için yararlı olacağını vurgulamaktadır. Tüm gayretli çalışmaları nedeniyle başta ASKED Genel Başkanı Savaş ÜNAL, eşi Gonca Aydemir ÜNAL, Azerbaycan ASKED Başkanı Qabil ADALET ve Organizasyonda etkin isim Raife SERXANQIZI olmak üzere katkısı ve katılımı olan herkese edebiyat camiası olarak memnuniyetimi ifade etmek istiyorum. Dedi.

Sevgiyle kalın, hoşça kalın.

Alâeddin İKİCAN
İLESAM İl Temsilcisi
e – posta : alaeddinikican@gmail.com