Bahriye Üçok’u hala anlamadık mı?

128

SURUÇ KATLİAMI VE BAHRİYE ÜÇOK

06 Ekim 1990 tarihinde evine gönderilen bombalı bir kitap paketi ile katledilen Doç. Dr.Bahriye Üçok’ un ölümünden birkaç gün önce Gazeteci- Yazar Nazif Karaçam’ a Kırklareli yerel gazetede yayınlanmak üzere gönderdiği,  17 sayfalık “ATATÜRK İLKELERİNDEN SAPMALAR “ isimli çalışmasını ilk defa okurlarımız ile paylaştık. Bahriye Üçok’un SHP için hazırlamış olduğu bu çalışma henüz yayınlanmadan ilgi çekmişti. Bahriye Üçok’ un bu çalışmaları o günlerde değerlendirilebilse ve çalışmaları uygulanmaya başlayabilseydi Türkiye bugünkünden çok daha farklı olabilirdi. Ancak Türkiye’ yi terör batağına sürüklemeye kararlı karanlık güçler bombalı bir saldırı ile Bahriye Üçok’ u aramızdan alıp kopardı. O gün tarihin kara bir günü 06 ekim 1990 ı gösteriyordu.

Bahriye Üçok’ un raporu iyi incelenecek olursa, bugünlerin geleceğini Bahriye Üçok bize 25 yıl önce yazmıştı. Peki, Bahriye Üçok raporunda neler yazmıştı, hangi önemli konuları gün ışığına çıkarıp, karanlıktan beslenen yarasaları korkutmuştu.

Onurlu bir yaşam ve mücadele veren Bahriye Üçok, gericiliğe ve yobazlığa karşı bilimsel yollarla açıklamalar getirmiş, Din ve laikliği siyasi malzeme yapmaya çalışanlara karşı, kitapları, aklı öne çıkaran bilimsel yazıları ve söylemleri ile karanlığa karşı onurlu bir mücadele vermiştir.

Cinayeti üstlenen İslami Hareket adlı örgüt , Cumhuriyet Gazetesini telefonla arayarak İslami Hareket Örgütü adına konuştuğunu,  “İslam’a sınır koyanları öldürmeyi borç bildiklerini ,Üçok’u “tesettür konusundaki düşünceleri yüzünden” cezalandırdıklarını söylemiştir..

Halbuki Bahriye Üçok, İslam’ a sınır koymak bir yana, İslam’ ı takiyyecilerin ve sosyal hayatı islamı kullanarak sınırlamak isteyenlere karşı bilimsel bir mücadele vermiştir. Eğitim sistemini İmam Hatipler ile bilim dışına çıkmaya zorlayan, giyim-kuşam konusundaki dayatmaları ile toplumda ayrıcalıklar ve bölünmeler yaratmaya başlayan yanlış uygulamalara çağın bilimsel ihtiyaçları ile karşı çıkmıştır. Bahriye Üçok iyi bir din bilginidir. İlahiyat Fakültesinde ders veren ilk kadın öğretim üyesidir.

Bugün toplumu derinden sarsan SURUÇ KATLİAMI, ne ilk’ tir, nede son olacaktır. Toplumda barış isteyen, ayrışma değil birlik ve karşılıklı anlayış isteyen bir gurup vatansever, “ BATIDAKİ ÇOCUKLAR OYUNCAKLAR İLE OYNUYORSA, DOĞUDAKİ ÇOCUKLARDA OYNAYABİLSİN “ diye tır dolusu oyuncak ile yaptığı ziyaret sırasında bir bombalı saldırı sonucu hayatlarını kaybetti.

Hayatlarını kaybeden gençler kendilerini katledecek silah yüklü Tır’ ların, onların oyuncak yüklü Tır’ ların dan önce yola çıktıklarını bilselerdi, kapitalizmin kanlı oyunlarının kurbanı olmayabilirlerdi.

Keşke Bahriye Üçok’ u 25 yıl önce anlayabilseydik.

Mustafa Karaca – SARANTA HABER