Balkan Savaşı sonrası yapılan gizli anlaşma

109

2012 yılı “Balkan Savaşı Yılı”dır. 8 Ekim 1912’de Bulgarlar Kırklareli ve Süloğlu üzerinden saldırıya geçmişlerdir. “Kırklareli Bozgunu” ile Bulgarlar bir aya varmadan Trakya genelini işgal etmişler, Çatalca’ya kadar gitmişlerdir. İşte o kanlı savaşın bu yıl 100. yılındayız.

Tabi bu savaşın yazılıp anlatılması hoşumuza giden bir hikaye değildir. Ama tarihin de yetişen kuşaklara hiç değilse kalın çizgilerle anlatılması, öğretilmesi gerekir ki tarhiten ders alınmış olsun.

Bulgarlar Çatalca’ya kadar gittiler ama bir süre sonra da Çatalca’dan geri çekilmek zorunda kaldılar. Zira Osmanlı Ordusu Çatalca’da derlenip toparlanmış, Bulgarların ittifak kurdukları bazı Balkan ülkeleri bu esnada Bulgaristan’a saldırmışlardı. Osmanlı Ordusu da Çatalca üzerinden Bulgarlar’a taarruza geçmiş ve böylece “İkinci Balkan Savaşı” başlamış oldu. Enver Paşa ve Mustafa Kemal komutasındaki birlikler Tekirdağ, Keşan, Şarköy üzerinden Edirne’ye doğru ilerlerken, Fahrettin Altay komutasındaki Aşiret Süvari Birlikleri de Saray, Vize, Pınarhisar ve Kırklareli üzerinden Bulgarlar’ı takibe almıştı. Sonuçta Bulgarlar, Trakya’yı yakıp yıkmışlar, büyük can ve mal kaybına, kitlesel göç yaşanmasına sebeiyet vermişlerdir. Ancak genelde Balkanlar’da savaş kaybedilmiş, Osmanlı Devleti,

1913 yılında Enver Paşa Almanlar’la gizli bir anlaşma yapmış, denebilir ki bu anlaşma ile Osmanlı Ordusu’nu Almanlar’a rehin etmiştir.

“Şahane Rumeli”ni elinden çıkarmak zorunda kalmıştır. 500 yıl hakimi olduğumuz büyük bir coğrafya bölgesinde savaşın mahkumu olmuştuk. Böylece Osmanlı’nın iki ayağından birini oluşturan Rumeli gitmiş, elimizde Anadolu ve bugünkü Trakya kalmıştı.

Bir ülkenin başındakiler gaflet ve dalalet içersinde iseler o ülkenin başı dertten kurtulmaz. Nitekim 1913’de Bulgarlar gitmiş, Osmanlı idaresi Almanya’ya sarılmıştır. O sıra Almanya Ortadoğu’ya, Süveyş’e inmeyi, buraları sömürge haline getirmeyi gaye edinmişti. Almancı Enver Paşa’nın Osmanlı Ordusunun başında olması onlar için şans ve fırsat olmuştu. 1913 yılında Enver Paşa Almanlar’la gizli bir anlaşma yapmış, denebilir ki bu anlaşma ile Osmanlı Ordusu’nu Almanlar’a rehin etmiştir.

Mustafa Kemal’in “askeri dehasını” gören Alman subayları, Enver Paşa’ya Osmanlı ordusunu Mustafa Kemal’e devretmesini tavsiye etmişlerdir.

Anlaşma sonunda Çanakkale Savaşı’nı idare edecek 50 Alman subayı İstanbul’a gelmiş, Enver Paşa bir gecede kendisi de dahil bu Alman subaylarını “generalliğe”, “mareşalliğe” terfi ettirmiştir. Bu terfilere Padişah bile şaşırmıştır. Alman subayları Osmanlı Ordusunu talim ve terbiye edeceklerdir. Bu yetmiyormuş gibi bir süre sonra Alman Askeri Yardım Heyeti ile “hizmet sözleşmesi” yapılmış, bu kez 800 Alman Subayı Türkiye’ye gelerek, Osmanlı Ordusunu eğitmeye, sevk ve idare etmeye başlamışlardır. Bu anlaşmalara o sıra sadece Mustafa Kemal karşı çıkmıştır.

Bunlar olurken 1913 yılında Enver Paşa, Mustafa Kemal’i Türkiye’den uzaklaştırmış, Sofya’ya Askeri Ateşe olarak göndermiştir. Enver Paşa’nın imkanı olsaydı Mustafa Kemal’i Çanakkale Savaşı sırasında Bulgaristan’da tutacaktı. Ancak istifa edip Çanakkale’ye gelmesinden korktukları için onu Tekirdağ’da adı var kendisi olmayan 19.Fırka Komutanlığı’na tayin ettiler. O sıra Çanakkale’de Osmanlı Ordusunun başında Enver Paşa’nın mareşal yaptığı Liman von Sanders bulunuyordu. Çanakkale Savaşı’ndan sonra Almanya’ya dönen Alman subayları giderken, Enver Paşa’ya Osmanlı ordusunu Mustafa Kemal’e devretmesini tavsiye etmişlerdir. Çünkü Almanlar, Mustafa Kemal’in “askeri dehası”nı görmüşlerdir. Maceraperest Enver Paşa’yı da iyi tanımışlardır.