Balkan Savaşları’nda Osmanlı Tebaasına Soykırım mı Yapıldı?

155

Balkan Savaşı üzerine çıkan son kitap “Trakya’da Bir Savaş Fotoğrafçısı – Balkan Savaşı Anıları” olmuştur. Bu nedenle üzerine en çok kitap yazılan da Balkan Savaşı olmuştur. Ancak savaşın öyküsü bitmemiştir. Biteceğe de benzememektedir. Zira tarihin en kanlı savaşlarından biridir. İngiliz gazeteci ve fotoğraf sanatçısı Herbert F.Baldwin’in yeni çıkan kitabında Balkan ülkelerinin Osmanlı Tebası’na soykırım yaptıkları bilgisi yer almıştır.

Bu olayın yabancı bir savaş muhabiri tarafından yazılması düşündü-rücüdür. Bunu bir yabancının değil, bizim tarihçilerimizin yazması gerekirdi. Belki yazmışlardır Fakar nedense yabancıların suçlamaları karşısında hep savunmada kalmışızdır. Ermenilerin soykırım iddiaları da böyledir. Adamlar tarihi tersine çevirdikleri halde biz yıllarca susmuş, gözlerimizi kapamışızdır. Oysa Balkan Savaşları’nın ki bu savaşlar, 1828 Osmanlı – Rus, 1897 Türk – Yunan, 1877-1915 Türk İngiliz ve Fransız Savaşı, 1878 Osmanlı – Rus, 1912 Türk – Bulgar ve 1920-1922 Türk-Yunan Savaşlarıdır. Bu savaşların bir çoğu, özellikle Ruslarla, Bulgarlarla, İngilizlerle, Fransızlarla, Yunanlılarla yapılanlar yerli ve yabancılar tarafından izlenip, yazılmışlardır. En son Balkan Savaşları’nın dökümünü Amerikalı tarihçi Justin McCarthy “Ölüm ve Sürgün” adlı kitabında yapmıştır. [inset side=right]Tarihi bilmek düşman olmak, düşmanlığı devam ettirmek değildir. Milletler arasında ebedi dostluğun değil, ebedi menfaatin olduğunu bilmek yeterlidir.[/inset]Amerikalı tarihçinin kanıtlara dayanarak çizdiği tabloya göre; 19. yüzyılın başlarından, 20. yüzyılın başına kadar (100 yıl içinde) Balkanlar’dan Kafkaslar’a (Galiçya’dan Yemen Çölleri’ne) kadar 5 milyon 60 bin Türk öldrülmüş, 5 milyon 381 bin Türk de yurtlarından sürgün edilmiş, göç sırasında da 5 milyona yakın insan sopuklardan, açlıktan, hastalıklardan ölmüştür. “Belli ki Balkanlar’da etnik temizlik ve bir Türk soykırımı vardır.”

Amerikalıların belgelere dayalı olarak kitap ve tarihlerine yazdıklarına göre 1920-1922 Türk-Yunan Savaşı’nda Yunanlılar bir milyonun üzerinde Türk’ü öldürmüş, bir milyon 200 bin Türk de Anadolu ve Trakya’dan sürgün etmişlerdir. Yabancı savaş muhabirleri 1912 Balkan Savaşı’nda ise Bulgarlar’ın Trakya’yı mezbahaya çevirdiklerini yazmışlardır. Yemen Çölleri’nde de iki milyona yakın Türk, Araplar tarafından çeşitli şekilde yok edilmiştir.

Biz bu tarihi biliyor muyuz? 1920’de Yunanlıları Anadolu ve Trakya’ya çıkartıp, Türk’ü buralardan da sürgün etmek isteyen ülkelerin isimleri bugün dahi onların masalarının üstünde duran “Sevr Dosyası”ndadır. Sevr Dosyası’nın hazırlanışının üzerinden 90 yıl geçmiştir. Biz 90 yılda Sevr’in tarihini unuttuk, Balkanlar’dan ecdadımızı kovanları bağrımıza bastık. Bugün ise Anadolu’nun bütünlüğünü korumaya çalışıyoruz.

“Atatürk olmasaydı, Türk belki Özbekistan’da olurdu. Ama Trakya ve Anadolu da kalmazdı. 100 yıl içinde sürülmüş ve insanları katledilmiş Türkler’in Konya Ovası’ndan sürülmeleri ne kadar sürerdi acaba?”

Balkan Savaşı’nın üzerinden de 100 yıl geçmiştir. Türk-Yunan Savaşı’nın üzerinden ise 88 yıl geride kalmıştır. Bu süreçte tarihin en kanlı savaşlarını yetişen yeni kuşaklara öğretemedik. Söylediklerimiz, yazdıklarımız “reçete bilgileri” halinde kaldı. Oysa tarihin tekerrür etmemesi için iyi bilinmesi, ondan ders alınması gerekir. Tabii tarihi bilmek düşman olmak, düşmanlığı devam ettirmek değildir. Milletler arasında ebedi dostluğun değil, ebedi menfaatin olduğunu bilmek yeterlidir.

Bu bilgiye ihtiyacımız vardır. Amerikalı tarihçinin yazdığı şu bilgiyi ise ezberimizde tutmalıyız;

“Atatürk olmasaydı, Türk belki Özbekistan’da olurdu. Ama Trakya ve Anadolu da kalmazdı. 100 yıl içinde büyük coğrafya bölgelerinden (Balkanlar’dan, Afrika’dan, Asya’nın bazı yerlerinden) sürülmüş ve insanları katledilmiş Türkler’in Konya Ovası’ndan sürülmeleri ve atılmaları ne kadar sürerdi acaba?”

Amerikalı tarihçi Konya’nın Osmanlı Devleti’nin imzaladığı Sevr Anlaşması ile Türkler’e “VATAN” olarak bırakıldığını söylemek istemektedir. Bugün bu Atatürk’ü unutturmaya çalışmaktadırlar. Nereden nereye?