Bedreddin insanlara neler söylüyordu-3-

 

“Hakikat bize insanları varlıklarına, dinlerine, dillerine göre ayırmamızı değil, birleştirmemizi buyurur.”

 

Bedreddin insanlara neler söylüyordu ki, böylesine etkili olup kitleleri ardından sürükleyebiliyor, egemenleri korkutuyordu. Bedreddin’ in kendi ağzında söyledikleri ;

“ Eski despotluklar, ‘Şunu yapmayacaksın, bunu yapmayacaksın’ diye buyuruyordu. Totaliterler, Şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye dayatıyorlardı. Biz ise, insanlara, ‘Sen aslında şusun, aslında şöyle düşünüyorsun, şuna inanıyorsun’ diye bastırıyoruz”

 

Bu iki cümle bile insanı egemenlerin karşısında ipe götürecek kadar anlamlı değil mi. Emir almaya alışmış bir insana sen kimsin ki insanlığını hatırlatıyorsun.

 

Şimdi gelin bu özet bilgiler eşliğinde Şeyh Bedreddin Olayı’ nı farklı bir bakış açısı ile yeniden anlatmaya çalışalım. Bedreddin kimdir, ailesi kimlerdir, nerelerden neden Balkan topraklarına gelmiş ve oralara yerleşmişlerdir. Bu inceleme sırasında ailesi hakkında yapılan yakışıksız yorumlara, dini bilgisi ve görüşü hakkındaki yanlış söylentilere de cevap bulmuş oluruz. Bilindiği gibi Bedreddin’ in annesi Simavna Kale Komutanı KARA ANDON’ un “ ANGELA “ Müslümanlığı kabul ettikten sonra “MELEK “ ismini alan Rum asıllı kızıdır. Osmanlı Padişahlarının tümünün annelerinin Rum-Rus- Bulgar- Romen vs çeşitli ırklara ait olmalarına rağmen, 2.,3.,4. Nesillerde tamamen karma bir kişilik oluşmasına rağmen dini yönden Halifemiz, ırki yönden ise Türk kabul edildiği bir görüşün Bedreddin’ i Türk kabul etmemesi anlaşılır gibi değildir.

BEDREDDİN’ in babası kimdir ve nereden gelmiştir ;

Erol Toy “AZAP ORTAKLARI “ kitabında Bedreddin’ in babasını şöyle anlatır;

“ Orhan Gaz i Alplerinden

Süleyman Paşa yiğitlerinden

Evrenos Bey kolbaşlarından

Tonus Baba canlarından

Koca İSRAİL GAZİ “

Bedreddin’ in babası işte böyle biri. Rumeli’ yi Türkleştiren yiğit bir Alperen, yiğitlere kolbaşı olabilecek bir can. Yani Balkanlara açılan Osmanlının fetihlerinde en önde savaşan haksızlıktan sakınan, karşı durmayanlara dokunmayan, masum insanların malına, canına, dinine ve diline dokunmayan bir yiğit.

Annesi, Simavna Kale komutanı Kara Andon’ un Rum kızı olmasına rağmen Türk akıncılarının bu insani tavır ve görüşlerini tanıdıktan sonra “ kişi haklarına önem veren, insana değer veren bir din olarak tanıdığı İslam dinini gönüllü olarak kabul ederek Müslüman olup Orhan Gazi Alplerinden, Tonuz Baba canlarından Koca İsrail ile evlenen MELEK Hatundur

Şeyh Bedreddin işte bu ilkeli ve yiğit insanın oğlu olarak 1359 yılında SİMAVNA’ da dünyaya gelir.

Bedreddin’ in babası Koca İsrail Gazi’nin TONUS BABA canlarından olduğunu belirtmiştik. Kimdir Tonus Baba diye araştırdık. İnternet bilgilerimizde çeşitli kaynaklar Tonus Baba’yı Konya Meram da Mevlana ile ayni dönemlerde yaşamış, bazı kaynaklara göre Mevlana ondan, bazı kaynaklarda ise Tonus Baba Mevlana’dan etkilenmiş. 1220-1237 yılları belirtildiğine göre ve yazılanlar ışığında Tonus Babanın Horasan Erenlerinden Türkmen Alevi-Bektaşi si olması gerekir. O yıllarda Hacı Bektaş Veli’ nin Anadolu coğrafyasında ve asker üzerindeki etkisi göz önüne alınacak olursa Tonus Baba ve ona bağlı canlar Alevi olmalı. Konya Meram civarındaki Alevi- Bektaşi tekkelerinin hakimiyeti bu tezi güçlendiriyor. Ancak Konya ve özellikle Meram civarı daha sonra Mevlana’nın etkisi ile Mevlevi inancı hakim olunca Bektaşilik bölgeden çekilmek zorunda kalıyor. Zaten Bektaşi Babaları, yanlarına aldıkları canlardan oluşturdukları akıncı gurupları ile Balkanların fethine başlamıştı. Ney çalıp Semah Dönmek başlıca iştigal konusu olan Mevlevi dergahları bu dönemde Anadolu’ da hakim olmaya başlar. Tonus Baba ilk bulgulara göre Horasan Erenlerinden Türkmen Alevi’si olmasına rağmen geçen zaman içinde onun öncelikle bir kadın olduğu, Mevlana’ ya aşık olup bu yörede kaldığı Rebab çalıp güzel sesi ile şarkılar söyleyip Mevlan’ yı etkilediği anlatılır. Bazı kaynaklar ise Mevlan’ nın Tavus Hatun denilen bu kişiden etkilendiğini yazar. Neticede Tonus Baba bir gün Rebab çalmayı sona erdirince kulübesine gidenler orada Tavus kuşu tüyleri bulurlar.

“Rebab, Hz.Mevlana´nın ve oğlu Sultan Veled´in icra ettiklerine dair güçlü deliller bulunan(1), gövdesi hindistan cevizi kabuğundan olup, üzerine deri gerilen ve at kuyruğundan oluşan tellerine, yine at kuyruğundan yapılan yay sürülerek icra edilen perdesiz bir müzik aletidir.”

Tonus Baba’ nın çok iyi Rebab çalıp şarkı söylediğine bakarsak bir de Rebab nedir ona bakalım. Rebab’ ın, genellikle Horasan yöresinde Türklerin çaldığı bir tür yaylı çalgı olduğunu öğrenince durum değişiyor. Bölgenin o dönemdeki siyasal çalkantıları ve güvensiz ortamı incelendiğinde bir kadının yalnız başına Rebab çalarak Horasandan Konya Meram’ a gelmesi mümkün görünmemektedir. O halde Tonus Baba Horasan erenlerinden alevi kökenli bir Akıncı beyi olduğu tezi söylenebilir mi, elbette evet. Olay nasıl olsa efsaneye bağlanmış. Tonus Baba’ yı kadın yapıp Rebab çaldırıp, Mevlana’ya aşık ederek Tavus kuşuna döndüren efsane, neden onu bir başka şekilde anlatmasın. Diyebilirmiyiz ki, Tonus Baba Balkanların fethine çıkmış Horasan erenlerinden bir akıncı beyidir. Diyebiliriz elbette, zayıf bile olsa işte yeni bir efsane, “Tonus Baba canlarından Koca İsrail Gazi.

Mustafa Karaca