Belediye ve Tarım Nasıl Olmalı?

76

Dünya nüfusu her geçen gün hızla artıyor.

1800’lü yıllarda 700 milyon olan nüfus, 1900’lü yıllarda 1,5 milyar, 2000’li yıllarda 6 milyar oldu. 2050 yılında 12 milyar olması bekleniyor.

Bu nüfusun refah içinde yaşaması için gıda ve enerji ihtiyacının asgari düzeyde temin edilmesi gerekiyor.

Ekonominin temel tanımında belirtildiği üzere; hızla artan sonsuz ihtiyaç talebini, kıt olduğunu bildiğimiz kaynaklar ile nasıl karşılayacağımızı ortaya koymamız gerekmektedir.

“Tarım tarladan tabağa bir bütündür” anlayışını ortaya koymamız gerekmektedir.

Türk Tarımına baktığımızda;

a. Tarımsal eğitim yetersizliği
b. Genç nüfüsun azlığı
c. Tarlaların küçük parsel olması ve miras sorunları
d. Girdi maliyetlerinin yüksekliği
e. Örgütlenmemiş dağınık bir yapı
f. Ürün pazarlamasında ki sorunlar

Olarak ana başlikları sayabiliriz.

Ülkemiz Tarımını yönetme yanlışlığı bir türlü düzeltilememiştir.

Tarım Bakanlığının dışında bir çok bakanlık tarım ile ilgilidir.

Zeytin,pamuk,pancar,kayısı, incir, v.s bir çok üründe kararları Ticaret Bakanlığı vermektedir.

Hal yasasını bile Ticaret bakanlığı yürütmektedir.

Yıllardır şu anlaşılmıştır; Türk tarımına yapısal bir bakış Ankara’dan yapılamıyor.

İller kanununda yapılan değişiklikler ile köylerin mahalle olması Türk Tarımında yerelde yeni bir bakış iradesi konabilirliği gündeme getirmiştir.

Büyük Şehir Belediyelerinin imkanları ve devlet gücü olarak tarıma doğru politikalar ile yaklaşılırsa il düzeyinde güzel şeyler olacağına inanıyorum.

Büyük Şehir Belediyelerine bu anlamda büyük görev düşmektedir.

Öncelikle; katılımcılığı ve şeffaflığı sağlamak adına “İL TARIM KONSEYİ” kurulmalıdır.

Bu konseyin icra kurulu ve icra başkanı olmalıdır.

Belediye bünyesinde “TARIM A.Ş” şirketi kurulmalıdır.

Tarım A.Ş eğitim,yatırım planlaması ve uygulama olarak yapılandırılmalıdır.

Tarım konseyi icra kurulundan mutlaka yönetim kurulunda kişi olmalı konsey ile ilişkileri yönlendirmelidir.

3 ayda bir yapılacak konsey toplantıları, konuşma değil kırsaldan gelecek taleplerin raporlanıp, karara bağlanan bir yapıda olmalıdır.

Hızlı bir şekilde köylerde neler yapılırsa insan orada mutlu olur sorusuna cevabı tek tek köyde oturan insanlarla toplantı yaparak kararlaştırılmalıdır.

Tarımsal eğitim programları ile kaliteli ve bol ürün üretme metotlarında köy merkezli eğitim programları yapmalıdır.

Meyvecilik,sebzecilik koyunculuk v.s. bölgesel ve havza olarak projelendirilmelidir.

Projelendirme ile arazi bütünleştirilmeleri teşfik edilmelidir.

Belediye üretici değil üretimi planlıyan ve değerlendiren olmalıdır.

Sözleşmeli tarım metodu ile tarımı yönlendirmeli  bu amaçla yatırım yapmalıdır. Bu anlayış ile;

Çiftçiye sözleşmeli meyve tesisi, arıcılık,sera tesisi kurmak amaçlı fidan v.s. destekleri olmalı, tarım organize sahaları oluşturmalıdır.

Mevcut Üretimi pazarlama ve değerlendirme tesisleri (boylama ve paketleme) bunların satışı ve pazarlanması konularında organizasyonu yapmalıdır.

Hayvancılıkta et kesimi ve paketlemesi tesisi (mezbaha değil) kurmalıdır.

Mera alanlarında koyun ve küçük baş hayvancılığın modern usuller ile yapılması için çadır ağıl sistemlerinin yaygınlaştırılması için çalışılmalıdır.

Aile hekimliği mantığı ile gerek hayvancılıkta gerek tarımda gezici uzmanlar ile hastalık teşhis ve bakım amaçlı belirli güzergahlar belirlenerek çalışma yapılması sağlanmalıdır.
Süt  toplama merkezleri kurarak, basit paketleme ile soğuk sağlıklı süt olarak sokak sütünün önüne geçmelidir. İhtiyaç fazlasının süt fabrikalarına pazarlanmasına aracı olmalıdır.

Bu bağlamda yem desteği sağlanmalıdır.

Hayvancılıkta çıkan gübrenin değerlendirilmesi amacı ile küçük ölçekli köy bazlı veya bölgesel bazlı biogaz tesisleri kurulmalıdır.

Hayvansal atık gübreden, organik gübre, N.P.K katkılı orgamineral gübre üretim tesisi kurup çiftçiye paketli olarak ulaştırmalıdır.

Taze pazarlama dışı kalan ürünlerin reçel marmelat, konsantre v.s olarak değerlendirilmesi konusunda yatırım yapılabilmelidir.

En önemli konulardan biri; Yaş sebze meyve halinde üretilen paketli ürünlerin direkt satışı noktasında sistem kurmalıdır.

Park bahçe ağaç ve çiçek üretimi; Belediyeler şehir peyzaj çalışmaları çerçevesinde bir çok ağaç ve çiçek çeşitleri kullanmakta bu konuda ciddi kaynak harcamaktadır.

Son yıllarda ithal ürünler bu konuda da etkin kullanılır oldu.

Oysa bizim üretici çiftçimizin bu ürünleri üretme kabiliyeti mevcuttur.

Belediye organizasyonunda il ve ilçe genelinde ihtiyaç duyulacak her tür ağaç ve çiçeğin alım garantili ve sözleşmeli üretimi mümkündür.

Endemik ve tıbbi bitkilerin yetiştirilmesinde alım garantili üretimler planlanabilir ve uygulamaya konulabilir.

Bal üretilen bölgelerde arıcı örgütlerinin yönettiği ve kullanımına açılacak dolum ve paketleme tesisi kurulabilir.

Bu organizasyonlar Tarım A.Ş ile yönlendirilmesi mümkün olur.

(Alıntı…)