Birleşmiş Milletler 2015 ToprakYılı

“Vatan Toprakları Kutsaldır, Kendi Kaderine Terk Edilemez”

Birleşmiş Milletler Teşkilatı İnsanlık ailesinin farkındalıklarını artırmak için her yıla bir anlam yüklemektedir.

Dünya Gıda Teşkilat FAO (Food Agriculture Organization) Konferansının 146. Oturumunda yapılan öneriler üzerine; BM 68 Genel Kurulunda 5 Aralık için Dünya Toprak Günü ve 2015 Yılı ise Uluslararası Toprak Yılı (Internatinal Year of Soils) ilan edilmiştir.

2015 Uluslararası Toprak Yılının Sekiz Amacı;

Birleşmiş Milletler Teşkilatı; insanlığın Gıda Güvenliğini sağlamak için  2015 yılı boyunca tüm insanları topraklar için aktif rol almaya davet etmiştir. Bunun  Gıda Güvenliği, beslenme, iklim değişikliği ve herkes için sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için önemli olduğunu vurgulamıştır. Yaygın bir  düşünce ve eylem birliği oluşturmak için sekiz amaç belirlenmiştir.

1.Toprağın insanlığın gıda güvenliğinin vazgeçilmez ögesi olduğu konusunda uluslar arası farkındalık oluşturulması.

2.İklim değişikliklerine  uyum ve etkilerinin hafifletilmesini sağlayacak  politikaların desteklenmesi.

3.Temel ekosistem hizmetlerinin yerine getirilmesinin planlanıp uygulanması.

4.Dünya da açlık ve yoksulluğun azaltılması.

5.Sürdürülebilir gelişme hakkında toplumların eğitilmesi.

6.Toprak kaynaklarının korunması ve toprakların sürdürülebilir  şekilde yönetilmesi için Toprak Yönetimi Politikalarının desteklenmesi.

7.Farklı arazileri kullanan gurupları destekleyecek yatırımlara teşvik ve destek verilmesi.

8.Toprak veri tabanlarının Küresel, Ülkesel, Bölgesel düzeyde oluşturulup toplanması amaçlanmıştır.

FAO Genel Direktörü Jose Graiano da Silva 5 Aralık 2014 günü kutlanan Dünya Toprak Günü için yaptığı açıklamada “İnsanlığın Sessiz Dostu” olarak tanımladığı toprağa yeterince önem verilmediğini belirtmiştir. Sağlıklı toprakların sadece gıda, yakıt, tıbbi ürünlerin kaynağı olmakla kalmayıp, ekosistem için şart olan toprağın suyun filtrelenmesi, karbon döngüsü ve karbon depolanması, sel ve kıtlık gibi felaket zamanlarında toprağın kritik bir rol oynadığına vurgu yapmıştır.

Maltus’un Nüfus Teorisi Gerçekleşmesin;

İngiliz Nufusbilimci ve Politik İktisat Toerimci, Anglikan vaiz Thomas Robert Malthus (1766-1834)  Nüfus Artışı Hakkında Araştırmasını 1789 yılında yayınladığında büyük yankı uyandırmıştı. Günümüzde Teoriye göre uygun şartlarda (salgın, savaş vb olmaksızın)  insan nüfusu katlanarak geometrik dizin şeklinde (2,4,8,16,,) artarken, gıda üretimi aritmetik (1,2,3,4,,,) olarak artacaktır. Zamanla bu orantısız artış bir kısım kitlelerin ölümüne neden olacak ve Gıda –Nüfus dengesi  sağlanacaktır.

1980 yllarına kadar meydana gelen teknolojik ve tarımsal üretim teknikleri Malthus’un Nüfus Teorisi gerçekleşmemiştir. Dünya Nüfusu Yedi Milyara ulaşmış ve  2014 yılı verilerine göre 805 milyon insan açlık tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Dünyada ki nüfus artışı karşısında mevcut tarımsal üretimin % 60 lık bir büyüme zorunluluğu düşünülürse Malthus’un nüfus Teorisinin  gerçekleşme tehlikesi  güçlenmiştir.

Açlık ve Kıtlıklar Kitlesel Göçleri Başlatmıştır;

İnsanlık tarihinde açlıklar ve kıtlıklar kavimler göçünü ve büyük karmaşaları  beraberinde getirmiştir.

Kıtlık nedeniyle bilinen İlk kavimler göçü M.Ö. 1250-1220 yılları arasında Anadolu’da Hitit İmparatorluğu yıkılmıştır. O tarihlerde Küçük Asya’nın batı ve güney kıyılarında ve Yunan anakarasında yaygın bir kıtlık yaşandığı bilinmektedir.

Kuzey Hun Türklerinin  başlattığı MS 374 yılında meydana gelen Kavimler göçünde Roma İmparatorluğu yıkılmıştır.

Günümüzde açlık ve kıtlığın yaşandığı ülkelerden AB ve ABD ye yasadışı göç dalgaları insanlık tarihinin yabancı olmadığı ve iyi yorumlanması gereken başlangıç hareketleri olabilir.

Bu gün özellikle Almanya ve ABD Gelişmekte ve Geri Kalmış Ülkelerdeki nüfus artışının düşürülmesine yardımcı olmaktadır. Bunun nedeni, doğanın tahribini azaltmak olduğu gibi artan nüfusun sonunda kendi topraklarına geçim kaynağı aramak için kitlesel insan göçü hareketine dönme tehlikesindendir.

Topraklar Kutsaldır, Kendi Kaderine Terk Edilemez;

Kıtlıkların ve  İnsan göç hareketlerinin temel nedeni tüm canlı ve bitkilerin beslenme ve yaşam kaynağı olan toprağın yönetimini önemli kılmaktadır.

Kültürler ve dinlerin kutsal varlık olarak gördüğü toprak insanın atası olarak ta tanımlanır.

Türk Mitolojisinde  Anayurt Ötüken’in  toprağı ve suları kutsaldır.  Türk – Moğol inanışına göre Yer Ana Tanrıçası “ÖTÜKEN” (Moğolca Etügen) ile Sütnine “ULUKEN”  (Sular, ırmaklar)  Türk Yurdunda otururlardı.   Üstte mavi gök, altta yağız yer (Toprak) kılındıkta ikisi arasında insanoğlu var olmuştur.

Türkler Sadık Dost, Sadık Yar, ve Ana  olarak tanımladıkları Toprak ismini ve Hitit Toprak-Bereket Tanrıçası Kubala’nın adını  kız çocuklarına vermektedirler. (Hitit Tanrıçası Kubala’ yı Yunanlar Ciybele olarak Türkler Sibel olarak isimlendirmiştir)

M. Kemal Atatürk’ün Türk Kültürüne göre yorumladığı toprağın her türlü tehlikeye ve ihmale karşı korunarak özgürlük ve yaşamın güven altına alınmasını öğütlediği “Vatan Toprakları Kutsaldır, Kendi Kaderine Terk Edilemez.”  Sözü  2015 yılının Uluslararası özdeyiş olmalıdır.