Bu salgından çıkaracağımız dersler (2) – Aç ayı oynamaz

421

Tarım ve Gıdanın önemi

Bir önceki yazımızda küresel salgından çıkaracağımız derslere kısaca değinmiş ve birkaç örnek vermiştik. (Bu salgından çıkaracağımız dersler (1))

Bu yazımızda da tarım ve gıda konusunda çıkarılması gereken derslere bir göz atalım.

Tüm dünya ile birlikte ülkemizde de yaşanan koronavirüs salgınıyla birlikte tarım ve gıdanın ne kadar stratejik bir önemi olduğu bir kez daha anlaşıldı.

Daha salgın söylentilerinin başlaması ile birlikte insanlar temel gıda ihtiyaçlarını stoklamak üzere marketlere hücum etti. Gerçi yetkililer (örneğin makarna üreticileri) stok yapılacak bir durum olmadığını, uzun bir süre ihtiyaçları karşılayacak hammade ve gıda ürünlerinin bulunduğu açıklamalarını yaptılar. Ama yine de gıda insanlar “aç kalma korkusu” ile makarna, bakliyat, un, yağ gibi ürünleri adeta talan ettiler.

Dolayısıyla bu salgın, tarım ve gıda sektörüne farklı bir bakış açısı ile bakmamız gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

– Tarım ve gıdada “kendi kendine yeterlilik” kavramı ile “yerli ve milli” kavramları daha bir anlamlı hale geldi. Özellikle tarım ve gıdada “yerli ve millilik” söylemleri, altı doldurulmadan, sadece sözde kalırsa, ne gibi sıkıntılar yaşanacağı gözler önüne serildi.

– Tarım ve gıdada sadece günü kurtaracak kısa vadeli planların ve uygulamaların bırakılıp, orta ve uzun vadeli, sürdürülebilir tarım ve sağlıklı gıda politikalarının gerekliliği net bir şekilde ortaya çıktı. “Yapısal reformlar” düzenlenirken önümüze değil, ufkun da ötesine bakılması gerekliliği ortaya çıktı.

– Planlı üretim, fiyat istikrarı, maliyet-satış dengesi konularında planlama ile tedarik-değer zincirinin doğru ve etkin bir şekilde işlemesinin önemi daha iyi anlaşıldı.

– Ülkeler sınırlarını kapattıklarında, devletler ve uluslar arası şirketler “ayakta kalma” ve “kendi başının çaresine bakma” derdine düştüklerinde, tarım ve gıdada küçük aile çiftliklerinin, butik üreticilerin kıymetleri ve önemi daha da fark edildi.

Bu ortamda çiftçisini ve gıda üreticisini her türlü destekleyen, sahip çıkan, doğru ve planlı üretim yapan ülkeler, sadece kendi halkının gıda güvencesini ve güvenliğini sağlamakla kalmayacak, küresel gıda pazarında da söz sahibi olacak, oyun kurucu ve belirleyici olacak.

“Aç ayı oynamaz”

Tüm dünyayı etkisi altına alan bu salgından sonra umarım tarım ve gıda, devlet nezdinde en öncelikli ve stratejik önemde olur. Kendi karnını doyuramayan, başkasına muhtaç olan, en temel ihtiyaçları için başkalarına el açan ve çok basit ürünler için bile dışarıya bağımlı olan bir ülke nasıl küresel bir güç olabilir?

Zira teşbihte hata olmasın; “Aç ayı oynamaz”.

Hikmet Metin – 28.03.2020 Kırklareli