Bulgar Yazarlar Atatürk’ü Anlatıyorlar

14

Bir Türk şairi Mustafa Kemal ile ilgili bir şiirinde “ATATÜRK dedim, önce ceketimin düğmelerini ilikledim” der.

Dünya ise “ATATÜRK” deyince hala söyleyeceğini bitirmedi. Biz susuyoruz, onlar konuşuyorlar. Biz unutuyoruz, onlar hatırlatıyorlar. Galiba onlar Atatürk’ü bizden daha iyi anlamış görünüyorlar. “Görünüyorlar” ne demek, bizden daha iyi anladıkları, anlattıkları muhakkak. Bu yazımda Bulgaristan’da çeşitli zamanlarda yayınlanmış Atatürk ile ilgili dört kitaptan söz etmek istiyorum.

Bulgaristan İlimler Akademisi Balkanistik Enstitüsü Türk Tarihi uzmanı Stefan Velikov’un 1966 yılında yazdığı “Kemalist İhtilal ve Bulgaristan” kitabı Naime Yılmaer tarafından Türkçeye çevri-lerek 1969 yılında yayınlanmıştır. Naime Yılmaer Bulgaristan kökenli bir çevirmendir. Sanıyorum gazeteci Hasan Yılmaer’in eşidir. Türkçe ve Bulgarcaya hakimiyeti ortaya rahat okunabilecek çeviriler koymaktadır.

Kemalist İhtilal ve Bulgaristan” kitabı Türk-Bulgar ilişkilerinde 1918-1922 yıllarını kapsamaktadır. Kitapta Türkiye’ nin en kritik yılları ve bu yıllarda Türk-Bulgar ilişkileri anlatılmaktadır. Bizim elimizdeki kitap Türkiye’deki 2. baskısıdır. 1969’dan sonra başka baskıları olmuş mudur bilmiyoruz.

Kitaptaki olaylar 1914 yılından itibaren ele alınmıştır. 1. Dünya Savaşı’nda Türkiye anlatıldıktan sonra , ikinci bölümde “Türk Milli Kurtuluş Hareketinin Doğuşu ve Gelişmesi” ele alınmıştır ki; bu süreç 1918-1922 yıllarını kapsamaktadır. Hemen ilave edelim, 1914’ten bir yıl önce Mustafa Kemal Bulgaristan’da Askeri Ateşedir. Geleceğe ait birçok düşünce ve projelerini burada olgunlaştırıp geliştirmiştir. Özellikle Sofya’da bir pastanede Bulgar köylüsünün neden olduğu olaya tanık olması onu çok etkilemiş ve çok düşündürmüştür. Balkan Savaşındaki bozgunun nedenlerini burada görmüştür. “Çünkü onların operası var” demiştir. Yani eğitimi ve kültürü var demek istemiştir. Ve kitap Yunan işgaline kadar Türk-Bulgar ilişkilerini anlatmaktadır.

Bulgar basınında ikinci kitap Cumhuriyetin 50. yıldönümü olan 1973 yılında “Atatürk / Demokrat Diktatör” adıyla yayınlanmıştır. Yazarı Paraşkev Paruşev bir diplomattır. Türkiye’de de bulunmuştur. Yazdığı Atatürk kitabı Jivkov zamanında  Bulgaristan’da yasaklanmıştır. Türkiye’de ise kitap iki baskı yapmıştır.

Bana göre Atatürk’ü en iyi anlatan eserlerden birisidir. Kitaba Türkçe ön söz yazan Paraşkev Paruşev “Atatürk bilinmeyen bir konudur. Atatürk hakkında bunca kitap yazılmıştır başkasına ne lüzüm var diyenler, yanlış yapmış oluyorlar.” demiştir. Bu konuda dramatik hadiseler, büyük askeri kabiliyetler, kehanete varan uzağı görürlüğü yanı sıra, çok zengin bir insan dünyası, elde edilenle yetinmeyen ve hep ileriye gitmek isteyen sonsuz bir çalışma gücü, sönmeyen bir ihtiras var. Zengin bir insan ruhu var. Türk halkının bu büyük evladına karşı sevgi ve saygısı neye dayanmaktadır, nereden doğmaktadır?

Benim başucu kitaplarımdan biri olan “Atatürk / Demokrat Diktatör” kitabının yazarı Paruşev kitabı şu sözlerle bitirmektedir. “Mustafa Kemal’in hayatı titreşen bir düş gibi geçmiştir. O, karanlık Osmanlı İmparatorluğu göğünde bir göktaşı gibi parlamış, tutuculuğu parçalayıp, kendi ateşi ile yanarak yeni bir başlangıca hayat vermiştir.

Mustafa Kemal 1913 yılında Bulgaristan’da Askeri Ateşe iken, Bulgar Generallerinden Kovaçev’in kızı Miti ile büyük bir aşk yaşamıştır. Sofya sosyetesinin en güzel kızı Mustafa Kemal’in gizeminden, şöhretinden etkilenmiş, ona aşık olmuştur. Bu aşk Atatürk ölünceye dek devam etmiş, Miti bundan birkaç yıl önce bu aşkı, bu bitmeyen sevgiyi ve özlemi “Balkan Gülü” adıyla kitaplaştırmıştır.

Bulgaristan’da Mustafa Kemal ile ilgili bir başka kitap da  “Mustafa Kemal Atatürk-İmparatorluğun Paşası” adıyla yakında çıkmıştır. Bulgar araştırmacı yazarlarından İvan Vlaykov, Atatürk’ün hayatını araştırırken büyük heyecan duyduğunu, akıl almaz cesaretinin kendisini büyülediğini söylemekte, “önceden hesapladığı riskin gerçek boyutunu gören bu insan, hayatında sık sık ölüme meydan okumuştur.” diye yazmaktadır.

Bulgarlar Atatürk hakkında daha çok bilgiye sahip olmalıdır.” demektedir.