CHP’nin “Kırsalın Sorunları Çalıştayı” -1-

477

Cumhuriyet Halk Partisi Kırklareli İl ve İlçe Başkanlıklarının  düzenlemiş olduğu “ Kırsalın Sorunları “ Çalıştay’ı 15 EKİM 2016 Cumartesi günü saat 14.00 te CHP Genel Başkan Yardımcısı Okan Gaytancıoğlu, CHP Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katılımı ile  gerçekleşti.

Tekirdağ NKÜ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyeliği bölümünden ayrılarak CHP Edirne milletvekili seçilen Okan Gaytancıoğlu’ nun uzmanlık alanı “ Türkiye’ de ve Dünya’ da Tarımsal Destekleme Politikaları “  dır. Gaytancıoğlu’ nun bu konuda yaptığı çalışmaları kitap ve makale olarak yayınlanmıştır.

Gaytancıoğlu konuşmasında AKP Hükümetlerinin yıllardır uyguladığı yanlış tarım politikaları ile köylüyü ve üreticiyi mağdur ettiğini, bu mağduriyet sonucu köylerdeki yaşamın hemen hemen sona erdiğini ve köylerin büyük oranda boşaldığını anlattı.

Kırklareli Milletvekili Gündoğdu, İlin 196 köyünü gezdiğini, bu köylerdeki göç sorununun köyleri boşalttığını ve köylerde yaşayan genç nüfusun kalmadığını söyledi. Gitmiş olduğu bir köyde köyün en genci ile konuşmak istediğini söylediğinde, gelen gencin kendisinden 4 yaş büyük olduğunu, üzülerek belirtti.

Sivil Toplum Örgütleri yöneticileri ise köyün genel sorunları ile birlikte ürün sorunları ile ilgili bilgiler verdiler. Anlatılan her konu, üretilen her ürün kendi alanında özel sorunlar taşıdığı için konunun ilgilleri ve üreticileri ile ayrıca özel gündemli tartışılması gerekir. Her konuşmacı kendi alanında yaşadığı sorunları anlattığı ve sorunlarda fazla olduğu için zaman sıkıntısı yaşandı. Üretici temsilcileri sorunlarını anlatmak için buldukları fırsatı her dakikasını iyi kullanarak mümkün olduğunca fazla açıklama yapmak için çaba gösterdiler. Ancak dinlemekten ziyade konuşmaya ve AKP icraatlarından şikayetçi olmaya alışmış politikacılar fazla tahammüllü olamadılar. Adı “ Kırsalın Sorunları “ olan çalıştay’ da kırsalın sorunları biraz fazla geldi politikacılarımıza.

Köyler boşaldığına ve köylerde genç nüfus kalmadığına göre, aslında sorunda kalmamış olması gerekirdi. Ancak olaylar yeni sorunlar getirecek gibi gelişiyor. Köylü ürününün değerli satılamamasından dolayı uğradığı zararlar sonucu tarlasını satıp borçlarını ödemek zorunda kaldığı için farklı bir sorun yaşıyor. Şehirlere göç etmek zorunda kalan köylüler acaba şehirli olabiliyor mu ?

Yaşanmaya başlayan en büyük sorun ise köylünün satılan tarlalarını kimlerin aldığı ile ilgili. Bir konuşmacı “ tarlalarımızı tanımadığımız kişiler, köylülükle, çiftçilikle ilgisi olmayan avukatlar, doktorlar satın alıyor “ diye serzenişte bulundu.

YAKLAŞMAKTA OLAN SOSYAL SORUN

Köylünün ve üreticinin yaşamakta olduğu sorunların hepsi elbette ki önemli ama yaklaşan en büyük sorun sosyal bir olgu olarak karşımıza çıkacak. Tarlaları satın alanların mesleki ve ekonomik durumları köylünün dikkatini çekmeye başlamış. Avukatın, doktorun köyden tarla alıp çiftçilik yapacağına inanmıyor köylümüz. Alınan tarlaların zaman içinde değer kazanacağına ve alanlara rant sağlayacağına inanıyor köylümüz. Ekonomik gücü yüksek olan kişilerin kazanımlarını değerlendireceği yeni bir rant sahası olarak görüyor tarla satışlarını. Bu haksız rant satışlarının yarattığı rantiyeci sınıf olarak suçlanan kişiler ile köylü arasında sıkıntılı ve saygısız günler yaşanacak gibi. Köyde yaşamayan yeni tarla sahipleri İstanbul’ da oturup, köyün rantını yemesi hiç hoş değil. Ancak birde işin ticari ve ekonomik boyutu var. Kimse gidip zorla köylünün tarlasını almıyor. Tarlasını satmaya mecbur kılan tarım politikalarını da satın alanlar belirlemiyor. İşte burada siyasilere ve özellikle köylünün yanında olduğunu söyleyen muhalefet partilerine ve CHP’ ye görev düşüyor ki bu Çalıştay’ ın da ana amacı bu oluyor.

KARAKOÇ KÖYÜNDE DÖNMEZ ÇİFTLİĞİ

Olumsuz rantiye örneklerin yanında olumlu ve örnek çalışmalar yapanlarda var elbette. Avukat örneğinden hareket edersek Karakoç ve Ahmetçe köyleri arasında 100 dönüm civarında tarla satın alıp bu bölgeyi örnek bir BAĞ BÖLGESİ olarak düzenlemiş ve bağlardan üzüm almaya başlamıştır. Bu üzümleri kurmuş oldukları Butik Şarap tesisinde işleyerek elde ettiği şarapları Avrupa’ da düzenlenen yarışmalarda gümüş ve bronz madalyalar kazanmaya başlamıştır.

Avukat Yetkin Dönmez ve oğlu Endüstri mühendisi Doğan Dönmez birkaç yıl öncesine kadar köylünün işlemediği veya işleyemediği taşlık alanları tarla diye satın alarak düzenledikte sonra bağ haline getirmek istemesi baştan köylümüze pek inandırıcı gelmedi. Ayrıca işe yaramayan, ürün vermeyen bu taşlıkları sattıkları için memnun olan bile vardı. Tarladan, topraktan anlamayan bir avukat parası bol olduğu için taşlıkları satın almıştı. Ancak köylümüzün anlamadığı bir konu vardı. Kırklareli kuzey bölgesi gerek iklim, gerekse toprak yapısı bakımından bağ ekimine uygun bir bölge idi. Kırklareli’ nin “ ESKİ BAĞLIK” dediği bölgede yüzlerce yıl bağcılık yapılmış ve en iyi şaraplık üzümler Fransa’ ya ihrac edilmişti. Yetkin Dönmez’ in Fransa’ dan getirdiği uzmanların yaptığı toprak tahlillerinde en güzel şaraplık üzümlerin yetişeceği bir toprak yapısı ve iklim şartları tespit edildi.

Şimdi karşımızda bu başarılı ve köylüyü üretime teşvik edici örnek varken, avukatlar, doktorlar tarlalarımızı satın alıyor diye yakınmak ne derece doğru? Köylümüzün sermayeye ve doğru bilgi ve teknolojisi getirecek sermaye sahiplerine saygı duyması ve onların getirdiği bilgi ve teknolojilerden faydalanması gerekmektedir.

YENİ MAHALLE KÖYÜNDE DEVECİ ARMUT ve KAYISI ÜRETİMİ

Yine örnek ve başarılı bir çalışma Babeski Yenimahalle Köyünden. Ziraat Mühendisi-Bitki Bilim Doktoru Dr. OYA GÖNEN Yenimahalle köyünde satın almış olduğu, yine köylümüzün buğday ve ayçiçeği için verimsiz tarlasında Deveci Armut’u ve Kayısı fidanları dikmiştir. Köylümüzün önceleri burada Kayısı, armut mu olurmuş diye inanmadığı yerde en verimli armut hasadı başlamıştır ve getirisi buğday veya ayçiçeğine göre çok çok fazladır.

Dr. Oya Gönen’ in başlattığı bu çalışma bölgede olumlu sonuçlar verince armut, kayısı ve erik bahçeleri çoğalmış ve bölge meyve üretim bölgesi haline gelmeye başlamıştır. Yeni kurulan BABAESKİ SEBZE MEYVE ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ yapmaya başladığı örnek çalışmalar ile köylüyü bilgilendirmeye başlamış ve ürünleri daha iyi şartlarda pazarlanabilmesi amacı ile soğuk hava deposu yapılmaya başlanmıştır.

Olumlu ve güzel sonuçlar veren örneklerin yanında olumsuz ve başarısız örnekler yokmudur derseniz, elbette var. Kızıcıkdere- Deveçatağı Köyleri arasında kurulmuş olan besicilik çiftlikleri çevreye verdikleri olumsuz zararlar, hayvancılık için beklenen örnek çalışmalar olamamıştır. Burada projelerin iyi takip edilememesi, işletenlerin bilgi ve amaç farkları bu olumsuzluklara sebep gösterilebilir.

MUSTAFA KARACA