Ecevit ve “Kırık Politika” Kitabı

86

Çok partili hayata geçtiğimiz 1945 yılından itibaren Türkiye’de siyasi hayat hareketlenmiş, renklenmiş ve demokrasileşme başlamıştır.

Demokrasinin, demokratikleşmenin ayak sesleri duyulmaya başlamıştır. Halkı kandıracakların sahneye çıktığı görülmüştür. Siyasi isim ve kavramlardan haberi olmayan halkın çok partili hayatı böyle başlamıştır.

Atatürk’ün çevresi yazarlarından Falih Rıfkı Hatay “NİÇİN KURTULMAK” adlı kitabında halkın inançları ve değerleri üzerinden politika yapılmaya başlandığını, bunun ucuz politika olduğunu yazmaktadır. Demokrasinin ne olduğu hakkında kimsenin doğru dürüst bir bilgisi yoktur. 1950’de halkın % 65’i okuma yazma bilmiyordu. Ama halk hürriyetten, insan haklarından söz etmekte, “ARTIK YETER” diyebilmekteydi.

Yabancı gazeteler Türkiye’nin şartlarını, halkın cehaletini bildikleri için İsmet İnönü’ ye “Türkiye’de demokrasi ne zaman yerleşecek“ diye soruyorlar, İnönü de; “Halk ne zaman memleket meselelerini kahvehanelerde konuşmaya başlayacak, o zaman..” yanıtını veriyordu. Demokratikleşme sürecinde partiler, parti liderleri ve yurttaşlar deneyim kazanıyorlar, sandığın içinden ne çıkacağını merak ediyorlardı. Sandığın içinden milli irade ve demokrasi çıkacağını bilmiyorlardı.

Türk demokrasisinin ilk on yılı, yani 1950-1960 muhalefette olan CHP’ nin hazırlayıp yayınladığı “İLK HEDEFLER BEYANNAMESİ”ndeki demokratikleşme maddelerinin tartışılması, anti demokratik yasaların kaldırılması tartışmaları ile geçti

Yeni Anayasa kabul edilmiş, bazı partiler kapanmış, yeni partiler ve liderler ortaya çıkmıştı. Bu zamanda yani 70 li yıllarda Ecevit İnönü’ nün yerine CHP Genel Başkanı olmuştu. Ecevit halkı etkileyen sloganları ile tanınmış, siyasete gazetecilikten gelmiştir. Onu en iyi tanıyan İnönü idi.1973 yılında Ecevit, Erbakan Hoca ile koalisyon hükümeti kurmuşlardı. Erbakan ile koalisyon hükümeti kısa sürede sona erince Ecevit, başka partilerden 12 milletvekili transfer ederek tekrar hükümet olma şansını denemiştir. İsmet İnönü ise partililere “Ecevit’i başbakan yapmayın. Partinin iktidar olması sizi sevindirecektir ama memleket ve parti zarar görecektir” diye uyarılarda bulunuyordu.

Ecevit Erbakan Hoca’nın kolunda veya 12 lerin desteğiyle hükümet olmaktan memnundu. Çünkü Sayın Ecevit ve parti iktidar olmak istiyordu. Zaten partilerin tabiatında ve programında iktidar olmak vardır. Rahmetli Ecevit’ in iktidar olma isteğinde şaşılacak bir şey yoktur.

Nitekim Erbakan Hoca ile koalisyon olup iktidar olmuşlar, Kıbrıs’da Rumlar’ın saldırılarına, Kıbrıs’ın bütününe hakim olma isteklerine karşı çıkma kararı almışlardır. Bu bağlamda Ecevit, Türk halkının istekle-rine, beklentilerine yanıt vermiş, “askeri müdahele”ye yeşil ışık yakmıştır.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra partiler kapanınca Ecevit bir daha CHP’ ye dönmemiş ve kendi partisini kurmuştur.

Ancak bu sıra rahmetli Ecevit’ in partinin 6 ok’ undan yani, ilkelerinden mesela “DEVLETÇİLİK” ilkesine sıcak bakmadığı, “BENİM DEVLETÇİLİĞİM ESKİDEN BERİ ZAYIFTIR” dediği ortaya çıkıyordu. Yani partinin bazı oklarına karşı inancı zayıftır. Devletin ekonomik ilkesinden Ecevit rahatsızdır. Ecevit’ in partinin temel ilkelerinden bazılarına mesela “ LAİKLİK İLKESİ” ne karşı tutumu tartışmalıdır. Bunu Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Orhan Erinç’ e birileri söylemiştir. 1970 li yıllarda Atatürk’ün kurduğu Halkevleri’nin yeniden açılmasına karşı çıkmıştır. İsmet İnönü’ nün Ecevit hakkında söylediklerini ise Gazeteci- Yazar Tanju Cılızoğlu “KIRIK POLİTİKA” adlı kitabında anlatmıştır.  Tanju Cılızoğlu Süleyman Demirel’ in basın danışmanlığını yapmıştır. Kırklareli kökenli tiyatrı sanatçısı Işlı Yücesoy ile bir süre evli kalmıştır. “KIRIK POLİTİKA “ kitabı Ecevit’ ten sonra parti genel sekreteri olan KAMİL KIRIKOĞLU’ nu anlatmaktadır. Tavsiye ederim.