Ergene Nehri kanser saçıyor

145

Çerkezköy ve Çorlu’daki sanayi tesisleri nehri kirletmeyi sürdürürken bölgede yaşayan insanlar sağlık sorunlarıyla boğuşuyor. Ülke genelinde kanserin en sık görüldüğü bölgelerin başında da artık Trakya var.

Yaklaşık 2 bin sanayi tesisi, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’nin can damarı olan 283 kilometrelik Ergene Nehri’ni her gün zehirlemeye devam ediyor. Trakya’nın verimli tarım arazileri nehrin kirli sularından olumsuz yönde etkilenirken bölgede kanser vakalarında da adeta patlama yaşandı. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Balkan Onkoloji Hastanesi’nin verilerine göre Trakya bölgesinde yılda 3 bin civarında kanser vakası görülüyor. Türkiye genelinde kanserin en sık görüldüğü bölgelerin başında da artık Trakya geliyor.

Yıldız Dağları’ndan doğup Meriç Nehri ile birleşerek Ege Denizi’ne dökülen Ergene, 1970’lerden beri Çerkezköy ve Çorlu’daki sanayi tesisleri yüzünden kirletiliyor. Çevresindeki sanayi tesisleri kesilen para cezalarına karşın her gün 330 bin metreküp atık suyu nehre bırakıyor. Nehir güzergâhında yaşayan nüfus da yıllardır çözülemeyen kirlilik sorunu yüzünden sağlık sorunları ile boğuşuyor. Araştırmalar bölgedeki kanser vakalarındaki artışı gözler önüne seriyor. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Balkan Onkoloji Hastanesi’ne geçen yıl 2 bin 200 kanserli hasta başvurdu. 19 bin kişiye de poliklinik hizmeti verildi. Bu rakam genel dahiliye polikliniğinden daha fazla. Kadınlarda en fazla meme kanseri, erkeklerde prostat kanseri görüldü. Akciğer kanserinin her iki cinsiyette de çok sık görüldüğü tespit edildi.

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, Ergene suyunda; kurşun, cıva, kadmiyum gibi ağır metaller; arsenik ve boya gibi zehirli kimyasallar belirlendiğini kaydederek “Kanserli hastaların vücudunda, kanserli olmayanlara göre Ergene Nehri suyunda bulunan, bu kanser yapıcı maddelerin daha fazla miktarda bulunması Ergene Nehri’nin kansere neden olduğunun göstergesi” dedi. Yorulmaz, Ergene Nehri’nde yaşanan kirliliğin; geçtiği toprakları, bu alandaki yeraltı sularını, buharlaşarak havayı, nehir suyu ile sulanan tarımsal ürünleri kirlettiğini belirterek bu tür besinleri tüketen insanlarda da tüketilen zararlı maddelere bağlı hastalıklar görüldüğünü söyledi. Yapılan pek çok çalışmanın Ergene Nehri’nin sularında ve tarım ürünlerinde limitlerin üzerinde mangan, kobalt, nikel, kurşun, cıva, kadmiyum, bakır gibi ağır metaller, arsenik, solvent, asit alkali ve boya gibi kimyasal maddelere rastlandığını anımsattı. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Osman İnci’nin yaptığı araştırmaya atıfta bulunan Yorulmaz, “Kanserojen olan bazı ağır metallerin böbrek, mesane ve prostat kanserli hastaların tırnaklarında anlamlı derecede yüksek olduğu kanıtlandı. Nehir çevresinde yaşayan hastalarda; kadmiyum her üç tümörde, kurşun ve çinko ise böbrek ve mesane tümörlerinde çok yüksek bulundu. Araştırmada, böbrek tümörlü hastalar ‘nehir çevresinde yaşayanlar’ ve ‘daha uzak yerleşim yerlerinde yaşayanlar’ olarak ikiye ayrıldı. Her iki grupta da böbreğin normal ve kanserli dokularında kadmiyum ve kurşunun anlamlı yüksek olduğu görüldü. Ayrıca bu hastaların kanında kadmiyum normalin 4 katı fazla bulundu” dedi.

Çorlu’da kanser taraması

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı, 2010 yılı sonunda Çorlu ilçesinde Namık Kemal Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı ile birlikte bir kanser taraması yaptı. Çorlu deresine yakın yerlerden ve uzak yerlerden eşit sayıda olmak üzere haneler belirlendi. Prof. Dr. Yorulmaz, anket sonuçlarına göre 641 hanenin 33’ünde kanser olan bir kişi bulunduğunu gördüklerini söyledi. Yorulmaz, “Araştırma grubundaki hanelerin yüzde 12’sinde yaşayan aileler bir yakınlarını kanserden kaybetmişler. Bu durum 68 bin hanede bu kayıpların 8 bin 173 ölüm olduğu anlamına gelmektedir” diye konuştu. Yorulmaz, kanserli hasta bulunan evlerde yaşayanların Çorlu’da 10 yıldan daha uzun süredir ikamet ettiğini, Çorlu Deresi’ne evlerinin uzaklığının 510 metreden az olduğunu vurguladı.

Parasını ödeyip kirletiyorlar

2011 yılında uygulanmaya başlanan “Ergene Havzası Koruma Eylem Planı” kapsamında nehrin suyunu hem kullanan hem kirleten sanayi tesislerine ağır para cezaları getirilmişti. Ancak “kirleten öder” anlayışı nedeniyle nehrin temizlenmesi mümkün olmadı. Sanayi tesisleri parasını ödeyip nehri kirletmeye devam ediyor. (Kaynak: Cumhuriyet http://goo.gl/0aCx9Q)