Fethullah Gülen, Cem Sultan mı yoksa Kainat İmamı mı?

859

FETHULLAH GÜLEN, KİM BU ADAM?

50 Yıl’ a yakın bir zamandır Türk kamuoyunu meşgul ve rahatsız eden Fethullah Gülen. Hakkında yazılan kitaplar, gazetelerde yazılan yazılar ve binlerce sayfalık yorumları ile 50 yıldan beri gündemimizden düşmeyen Fetullah Gülen kimdir?

Hakkında bu kadar çok yazılıp konuşulmasına rağmen hala tam olarak anlaşılamayan veya bilinemeyen yaşamı sırlar ve mücadele ile dolu bir insan. Onu neden hala tam olarak anlayamadık ve bilinmeyen yönlerini bilemedik.

09,08,2015 tarihinde bir televizyon ekranında Hanifi Avcı’ nın katıldığı programda hakkında saatlerce konuşuldu ama biz dinleyenler bir şey anlamadık.

Kim bu adam ?,

Kainat İmamı’ mı? İn’deki Vaiz mi  ?

Diyanet’ e göre “ Dini bilgileri yetersiz bir taşra vaizi’ mi ?”

ABD’ ye göre “ yüksek şahsiyetli bir bilim adamı’ mı ? “

Yeni Cami’ de dilenir, Ayasofya’ da dağıtır misali, Türkiye’ deki yardımseverlerden topladığı paraları ABD Georgtown Üniversitesine bağış yapan bir iyilik meleği mi ?

Sözünü dinlemeyenleri falakaya yatırıp öldüresiye döven öfkeli bir sadist mi ?

Son zamanlardaki faaliyetleri ile “ Paralel Yapı’ nın başı’ mı? “

Türk Ordusunun Subaylarına kurduğu Ergenekon ve Balyoz kumpasları ile onlarca insanı haksız yere hapislere gönderen bir intikam meleği’ mi ?

Kızdığı bazı kişileri kaçırtıp, sorgularken ölümüne sebep olabilen bir ölüm meleği’ mi ?

İzmir Emniyet Müdürlüğünün bir yazısına göre “ MUZUR FAALİYETLERDE BULUNAN “ bir yanlış adam mı. ?

Bir insanda bu kadar meziyet nasıl olabilir.  İnsan bunları okudukça ve dinledikçe bazı düşüncelere kapılıp acaba diyebiliyor. Hakkında konuşan ve yazanlara yaptıklarını duydukça dehşete kapılmamak mümkün değil. En yakınındaki insanlara bile kızdığında ne kadar acımasız olduğunu yazılanlardan anlıyoruz.

Hanifi Avcı’ nın son TV programını izleyince aklımıza 2011 yılında Kırklareli’ nde kaybolan ve cesedi Kırklareli’ nden 500 km uzaklıkta Karadeniz sahilinde bulunan emekli öğretmen-Gazeteci HAYDAR MERİÇ cinayeti aklımıza geliyor. Haydar Meriç çıkardığı gazetesinin son sayısında “bazı önemli bilgileri açıklayacağını” yazmıştı. Dostları ile yaptığı özel sohbet toplantılarında ise “ FETHULLAH GÜLEN hakkında bilinmeyen çok önemli bir konuyu” açıklayacağın söylüyordu. Haydar Meriç bildiklerini yazamadan, söylediklerini söyleyemeden faili meçhul bir şekilde ortadan kayboldu. Hanifi Avcı’ da benzer bir kaybolma olayına dikkat çekmiş ve adresi göstermişti. Acaba, diyor insan Haydar Meriç’ te böyle bir olaya kurban mı gitti. Hani önce öldürme amaçlı değil” ne biliyorsun, ne yazacaksın” gibi meraktan sorgusal amaçlı bir görüşme sonunda Fetullah Gülen’ in bazı sempatizanları Haydar Meriç’ i sorgulamak istemiş olabilir. Haydar Meriç inatçı bir Pomak’ tır, bir defa Nuh dedi mi, peygamber dedirtmeniz mümkün değildir.

Bizim ki kesin delilleri olmayan bir varsayım elbette. Ancak, kaybolduğu gece ve kaybolduğu iddia edilen cadde şehrin en işlek caddesi. Her tarafta resmi ve özel şirketlere ve bankalara ait kameralar mevcut. Ancak bu kamera kayıtlarının neden hala incelenmediğini merak ediyoruz. Teknoloji bu kadar ilerlemişken biraz tuhaf geliyor insana. Kırklareli Emniyet teşkilatının olayın takibinde olduğunu ve kısa sürede bazı ipuçlarına ulaşarak bu utanç cinayetini çözeceğine inanıyoruz.

Varsayımla hareket etmeden ve kimseye de mesnetsiz suçlama anlamına gelecek sözler söylemeden, biz yine dönelim İmam Fetullah Gülen’ e. Fetullah Gülen’ in hayatının en önemli ve unutamadığı başlangıç yeri Kırklareli’ dir. Gülen, Kırklareli Büyük Cami’ de vaizlik yaparken bilinmeyen bir sebepten dolayı Kırklareli’ den ayrılmak zorunda kalır. Bu ayrılığın en önemli sebebi olarak, resmi kaynaklarda “gizli Nurculuk faaliyetleri” gösterilse de, Büyük Cami’ de Fetullah Gülen’ in arkasında birkaç yakınından başka namaz kılan kimse kalmaması idi. O yıllarda bu olay fazla önemsenmedi ve Kırklareli kamuoyu da yeni gelen imamı çabuk benimsedi. İşte Haydar Meriç bu konuya merak sarmış ve gittiği her yerde ve konuştuğu her kişiye konu hakkında sorular sormaya, yazılabilecek ipuçları bulmaya çalışıyordu.

Fetullah Gülen’ in Kırklareli ve Kırklareli’ li dostlarını hiçbir zaman unutmadı, daima iletişim içinde oldu. Bu ilgisini açmış olduğu dershane ve yurtlar ile pekiştirdi. Ancak son yıllardaki faaliyetleri Kırklareli’ nin temiz yürekli ve ard niyetsiz dostlarını üzmeye başlamıştı.  Gülen Hareketinin Kırklareli’ de en saygın isimlerinden  Sebahattin Uçar 13 Temmuz 2015 tarihinde Akşam gazetesinden  Bülent Şanlıkan’ a verdiği röportajda“ son zamanda yapılanları ve yaşananları onaylamadığını” söyleyerek, “ Bizler bu ülkeye milli ve manevi değerlere sahip insanlar yetiştirmek üzere yola çıktık. Bir elinde kur’ an, sırtında uzay elbiseli nesillerdi hayalimiz. Onları bu ülkenin devlet adamlarına karşı hakaretlerde bulunsunlar, darbe yapsınlar diye yetiştirmedik” diye sitemde bulunarak hareketten ayrılıyordu. Daha önce hareketten ayrılan ve “ Gülen’ nin para kasası, sır küpü “ olarak kabul edilen Nurettin Veren’ nin başına gelenleri okuyunca Sebahattin Uçar adına endişe ediyoruz. Çünkü Sebahattin Uçar Kırklareli’ nin sözüne ve davranışlarına güvenilen saygın bir iş adamıdır.

Nurettin Veren’ den bahsedince gündeme tekrar Kırklareli geliyor. Gazetelerde yazılan iddiasına göre Veren yatmakta olduğu Kırklareli Cezaevi’ nden kendisini polis olarak tanıtan kişilerce “ifadesi alınmak üzere “ bir yerlere götürülmek istenmiş. Bu ifadeden ise Savcılığın bile haberi yokmuş. Nurettin Veren uyanık davranıp olayı büyümeden atlatmış amma… Ortada bir sürü soru işareti bırakarak. Eğer birileri bir yerlerden cesaret ve güvence alıp böyle bir işe kalkışabiliyor ve yakalanmıyorsa durum çok vahim. Vah sade vatandaşın başına gelenlere vah. Bu insanlar bugüne kadar nasıl yakalanmadı. Olay ayni tarihlerde geçiyor. Yoksa o günlerde Kırklareli’ de bir sorgulama ve infaz çetesi mi vardı.  Hani, Sayın Erdoğan, o yılların Başbakanı, bugünün Cumhurbaşkanı, HAŞHAŞİLER’ den bahsetmişti.

Bütün kaynaklardan elde edilen bilgileri özetlersek eğer, bugün dev bir mali imparatorluğun başında olan Fethullah Gülen gerek aldığı eğitim, gerekse yaşam tarzı olarak böyle ekonomik bir gücü oluşturacak ve yönetecek kapasitede bilgi ve eğitim’ e sahip olmadığına göre onu bu hale kim getirdi. Çünkü bu güç yıllardır Türkiye üzerine oynanan tehlikeli oyunların baş aktörü olma konumunu muhafaza ediyor. Ordu’ nun üst kademelerine saldırı ve şantajlar, siyasilere müdaheleler, partiler üstü bir konum iddiası ile hemen her partiye sızmalar. Bütün bunlar mütevazi bir taşra imamının yapacağı işler değil.

Aklımıza, Fatih zamanındaki şehzade kavgaları ve Venedik’ te Papalığın esiri olan CEM SULTAN,  geliyor. Yoksa batıdaki emperyalist güçler bizim hoca’ yı Türkiye’ ye karşı CEM SULTAN olarak kullanıyorlar mı ? Eğer öyle ise hem CEM SULTAN’ a hem Fetullah Gülen’ e yazık. Gidip kurtaralım onu bu esaretten.

Tarihte okuduğumuz bazı büyük hareketler başladığı yerde sona eriyormuş…

Kaynak  :
Can Özçelik   – Kainat İmamı
Ergun Poyraz- İndeki Vaiz
Sebahattin Uçar açıklamaları- Akşam Gazetesi Bülent Şanlıkan
Nurettin Veren
Rachel Sharon-Krespin – Fetullah Gülen’ in Büyük İhtirası- Türkiye’ de ki İslamcılık Tehlikesi
Hanefi Avcı’ nın beyanları- TV Programları
Gazeteci Merdan Yanardağ’ ın açıklamaları ve yazıları
Mümin Özkan – Fetullah Gülen’in Kırklareli günleri
Nihat Akay
Abdülhamit Oruç
Diyanet İşleri Başkanlığı- 28.04.1966 tarih ve 57 nolu kararı
İzmir Valiliği Yazı İşleri Kalemi 26.12.1972 tarihli Muzur faaliyet yazısı
19 Mayıs 2010 tarihli “Rumeli 39“ gazetesi
16 Kasım 2004 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Hikmet Çetikaya yazıyor
“Fetullah Gülen öğrencilerini ve müritlerini dövermi “
Ali Katırcı’ nın damadı Mehmet Demircan’ ın falakaya yatırılıp dövülmesi
Cevdet Türkyolu’ nun kafasında kırılan sandalyeler
Abdülkadir Akşit’ in  on iki yaşındaki oğlu Mehmet Akşit’ in hortumla öldüresiye dövülmesi

Örnekler çok. Ah şu müridleri ve sevenleri bir dile gelse, bizlere anlatsa ve her şeyi açıkça öğrenebilsek. Yoksa böyle ispatlanamayan dedikodular Fetullah Gülen’ e (Cem Sultan’ a) haksız suçlamalar yöneltebilir.

Mustafa Karaca – Sarantalı Köylüm