Gül Baba Kurbanı – Ahmetler Köyü / Kofçaz

387

Kofçaz İlçemiz Ahmetler Köyünde 28 Haziran Perşembe günü GÜL BABA KURBANI Etkinliği yapıldı. Yağmurlu bir havaya rağmen etkinlik hayli kalabalıktı. Ahmetler köyü sakinleri, Ahmetler köyünden çeşitli sebepler cismen ayrılan, ancak kalben daima köyünü unutmayanlar ve çevre köylerin sakinleri etkinliğe katıldı.

Kofçaz Kaymakamı Ahmet Güneri ve çevre köy muhtarlarının katılımı etkinliğe ayrı bir renk kattı. Ancak seçim ortamı sona erdiği için seçmenlerle ve köylerle bir işi kalmayan siyasi parti temsilcileri bir dahaki seçimlere kadar köylere ve bu tür etkinliklere kolay kolay gelmezler.

Etkinlik öncesi havanın yağışlı olacağı bilindiği için adak kurbanlar bir gün öncesinden hazırlanmış ve yağmurdan korunmak için yapılan kurulukta kurban etleri kazanlarda pişmeye başlamıştı. Kurban etleri pişene kadar şiddetli yağan yağmur gelenlerin arabalardan çıkmasına izin vermedi. Gelen misafirlerin bir kısmı arabalarında, bir kısmı da köy kahvesinde inatla GÜL BABA kurbanlarını beklediler.


Gül Babanın hatırına olacak kısa bir süreliğine yağmur dindi ve açan güneş mis gibi toprak kokusunu ve kır çiçeklerinin kokusunu kurban etinin kokusuna karıştırarak gelenlerin ve sabır gösterenlerin hizmetine sundu.

Gül Baba Geleneksel kurbanı imece usulü, kadın, erkek, genç yaşlı herkes gücü ve yeteneği ölçüsünde etkinliğe katkıda bulundu ve görev aldı ve hizmet vardı. Herşey büyük bir disiplin içinde kısa sürede hizmete sunuldu.

Gül Baba hakkında çeşitli kaynaklardan bilgiler alıyoruz ve mezarının da Budapeşte’de olduğunu biliyoruz.Bazı kaynaklar hala Kırklareli ile ilgisini anlayamadı gitti.

Kanuni Sultan Süleyman Budapeşte’yi ( BUDİN) i aldıktan sonra şehir birkaç defa el değiştirir. Şehri her defasında yeniden almak zorunda kalan Kanuni bu şehri askeri güç ile elde tutamayacağını anlar. O günlerde İstanbul’da bugünkü Galata Saray Lisesinin olduğu yerde Gül Baba’nın gül bahçesi ve tekkesi vardır. Kanuni Gül Babayı ikna eder ve Budin’e gönderir. 1531 yılında İstanbul’dan Budin’e gitmek üzere yola çıkan Gül Baba erenleri ve yoldaşları ile birlikte Kırklareli üzerinden Budin’e doğru yola çıkar. O gün Kral yolu olarak tanımlanan güzergah üzerinden Kofçaz Ahmetler köyü yakınlarında bir gece konaklar. Ne olduysa o gece olur. Hakkında anlatılan efsaneler yüzlerce yıldır anlatılmaya devam etmektedir. Köylüler bir kış günü kucağında bir demet kırmızı gül ile gelen Gül Babayı görürler ve şaşkına dönerler. Bir gecelik yaşanmış olaya 500 yıllık efsaneye dönüşür. Her yıl Haziran ayının son perşembesi adaklar adanır, kurbanlar kesilir ve Gül Baba Türbesi ( Gerçek türbe Budin’dedir. Ahmetlerdeki türbe nazarlamadır)ziyaret edilir.

Gül Baba 10 yıl Budin’de kalır ve orada da 500 yıl yaşanan bir efsaneye dönüşür. Kimsesizlerin kimsesi olur, yoksullara yardım eder, aç kalanları doyurur. 500 yıldır kaynayan çorba kazanında muhtaç olanlar karınları doyurur . İnsanlar akın akın Gül BABANIN ÇORBASINA GİDERLER. Nereye gidiyorsun dendiğinde “GUL AŞI’na gidiyoruz“ dedikleri için Gül Baba’nın çorbası bugün Macarların ulusal yemeği “GULAŞ””a dönüşür
Gül Baba 1541 yılında yine bir Budin Savaşında şehit düşer ve Budin’e defnedilir. Bugün Budapeşte’nin en çok ziyaret edilen yeridir Gül Baba Tepesi ve Mezarı.


Bizde yağmurlu bir Haziran günü Gül Baba’nın 500 yıldır kaynayan kazanından Gül Baba’nın aşından bir tas çorba içip anıları yadetmek üzere Kofçaz Ahmetler köyündeyiz.

Mustafa Karaca – Sarantalı Köylüm