Hadi gelin biraz çapulculuk yapalım

350

HADİ GELİN BİRAZ ÇAPULCULUK YAPALIM, ÇAPULCU KAHVELERDE BULUŞALIM.

Haziran Ayı yazın başlangıcı, hava sıcaklığının artması sebebiyle insanların evlerinden çıkıp, akşam iş dönüşü veya hafta sonlarında ailece parklara çıkma ihtiyacını hissettiği günlerin başlangıcıdır. Haziran ayının ilk cumartesi günü havayı sıcak görüp biraz dolaşmak ve yeni tabiriyle “hadi biraz çapulculuk yapalım” amacıyla sokaklara çıkan insanlar Taksim Gezi Parkında iş makinelerinin ağaçları söktüğünü görünce, tepki göstermeye başlar. Polis’ in biber gazı ile temiz hava ihtiyacı, cop ile sırtları biraz sıvazlanınca, ortaya bütün Türkiye ve hatta Dünya’ yı ayağa kaldıran eylemler başlamış oldu.

Ülkeyi yöneten sağduyulu, halkına saygılı, kalbinde doğa ve ağaç sevgisi olması gereken yöneticiler, bırakın doğa’ yı insana bile acımadılar. Yönettikleri ülke halkının ödediği vergilerden toplanan para ile maaşlarının ödendiği, temel görevi halkın güvenliğini sağlamak olan ve adına “ Güvenlik Güçleri “ dediğimiz güçler, güçlerini halkın üzerinde acımasızca denediler.

Bu olaylardan her kesim kendine göre alması gereken dersi aldı elbette. Olay yaşandıkça birçok isimsiz kahraman yarattı. Yıllarca konuşulacak ve yazılacak onlarca ibretlik olay yaşandı. Aramızda dolaşan bazı iki ayaklı insanların ellerine biraz güç geçince ne kadar gaddar ve acımasız olacağını gösterdi. Ancak en önemlisi öyle bir gençlik gördük ki, işte Türkiye’ nin geleceğine damga vuracak insanlar bunlardır. Hiçbir baskıya boyun eğmeyeceklerini, her türlü provakasyona karşı tahrik olmayacaklarını, inanılmaz doğa sevgisi ve saygısını taşıdıklarını gördük Bu gençlik Türkiye’ nin geleceğinin güvenli ellerde olduğunun müjdecisidir. Bu gençler yarın ülkenin çeşitli kademelerinde yöneticilik yapacak, siyasi partilerde milletvekili olacak belki içlerinden bakan ve başbakan olanlar çıkacak, fakat hiçbir zaman halkının üzerine biber gazı sıkan, cop ile vuran, bu emirleri veren veya böyle bir emir alsa bile halkına karşı uygulamama cesareti gösteren kişiler çıkacak.

Bu gençlerin içinden siyasi iktidara karşı yalakalık yapan yöneticiler çıkmayacak. Sırf Başbakan’ a yalakalık olsun diye Türk Dili’ nin kelimelerinin anlamlarını, Başbakan’ ın söylemine göre değiştiren yetkililer çıkmayacak. Başbakan göstericilere “ birkaç çapulcu” dedi. Hemen internet sayfaları ve basın “ çapulcu” kelimesinin anlamını araştırmaya başladı. Bir gördük ki daha önceleri” yağmacı, talancı “ gibi anlamları olan çapulcu olmuş sana “ düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzen bozan” hadi gel çık işin içinden. Kim bu adamlar, kim bu çapulcular

Çapulcu kelimesine bundan böyle yeni anlamlarda yüklemek gerekecek. “ yağma ve talana son diyebilen, rantiyecilere karşı çıkan, ağaç ve doğa katliamına sessiz kalmayan, gerektiğinde her türlü düzensel farklılıklara son verip birlik ve beraberlik içinde olmayı başarabilen onurlu insanlar topluluğu”

Bu insanlar yaptıkları çapulculukla doğa katliamını önledikleri gibi düzen içine sızmış yalakaların gerçek yüzlerini de ortaya çıkardılar.

Ancak bu eylemlerin biraz bilinçli bir şekilde tahrik edildiği ve Başbakan’ ın tavrının hala ayni şekilde devam ettiğini görüyoruz. İlerde topluma birçok telafi edilemeyecek zararları olan “ Küçük Tarım Arazilerinin Birleştirilmesi- Petrol Yasası- gibi çok önemli yasalar” sessizi sedasız TBMM de yasallaşıveriyor. Hani insanın aklına gelmiyor değil acaba gerçek provakatörleri başka yerde mi arıyoruz.

Mustafa Karaca – SARANTA HABER