Haydar Meriç Cinayeti

111

HAYDAR MERİÇ CİNAYETİ ÇÖZÜLÜYOR, KATİLLERİN YAKALANMASI AN MESELESİ

2011 Yılının Mayıs ayında Kırklareli’de kaybolan emekli öğretmen HAYDAR MERİÇ uzun süre bulunamadı.

Hakkında çeşitli varsayımlar üretildikten sonra Düzce Akçakoca sahilinde balıkçılar tarafından cesedi bulundu.

Kırklareli’nin en işlek caddesinden (onlarca izleme kamerasının bulunduğu) Haydar Meriç’in kimseye görünmeden ortadan kaybolması bizlere inandırıcı gelmemişti. Bu işin birilerince organize edildiği, sonradan ortaya çıkan ihmaller zincirinin ise ihmal neticesi değil, kasıtlı olarak ihmal edildiği tahminleri giderek güç kazandı.  Bu kadar çok kameranın olduğu Kırklareli’nin en güvenli ve korumalı caddesinden bir insanın kaybolması kimseye inandırıcı gelmedi. Burada etkili kişilerin önemli rol oynadığı organize bir kaçırılma olayı iddiası güç kazandı. Bankaların, Jandarmanın, müzenin, belediyenin kameralarla korunduğu, bırakın insanı bir kedi veya köpek geçse tespit edilebileceği bir yerden bir insanın kaybolması mümkün değildi. Kırklareli halkı bu durumu bildiği için olaya bakış açısı farklı oldu. Birileri Kırklareli halkına bir mesaj mı vermek istiyordu? “Hepinizi her an, her yerden alabiliriz.”

Bu olay mütevazi ve sakin bir yaşam içinde bulunan Kırklareli halkını önceleri tedirgin etti. Kırklareli’nde neler oluyor diye sorulmaya başlandı. Sarantalı Köylüm Gazetesinin 5 – 7 ve 23 .sayılarında konuyu gündeme getirip bir an önce çözülmesini ve Kırklareli Polis teşkilatının bu işi çözmeye yetecek bilgi ve tecrübeye sahip olduğuna olan inancımızın tam olduğunu beyan ettik ve katillerin kısa sürede bulunmasını bekledik.

Ancak aradan 3,5 yıl gibi bir süre geçmiş olmasına rağmen katiller bulunamadı ve bu olayda faili meçhuller raflarına kaldırıldı diye ümidimizi kaybetmişken, olayın yeni bir ekip tarafından araştırılmaya başlanması ve bu defa olayı çözebilecek kuvvetli delillere ulaşıldığını gördüğümüzde yeniden umutlandık.

Haydar Meriç’in ne kadar inatçı bir ruha sahip olduğunu bilmeyen katiller onun onlarca kilo ağırlık ile denizin dibinden çıkabileceğini tahmin etmemişlerdi. Haydar Meriç bu, ölümüne inandığı anda muhakkak geriye bir delil bırakırdı. Denizin dibinden bunun için çıkmadı mı? Onu zincirlerle bağlayıp üzerine de 30 kg demir yükleyen katiller Haydar Meriç’ in bir daha bulunamayacağına, bu olayın da unutulabileceğine inanmışlardı.

Haydar Meriç’ in renkli, çok yönlü ve hareketli yaşantısından dolayı şüpheler birden fazla konu üzerine yoğunlaştı. Her konu ayrı ayrı şüphe getirecek kadar önemli ve karmaşık idi. Siyasi yönü, gazetecilik yönü, idarecilik yönü, özel merakları ve inceleme konusu yaptığı olaylar ve özel hayatına giren kişiler ve bu kişilerle ilgili bağlantılar ayrı ayrı incelenmesi gerekiyordu. Olaylar ve konular hakkında bir benzerlik olmasa da bir paralellik vardı. Bu paralel geçiş ve olaylardaki paralel benzerlikler şüpheleri bir başka yöne çekmeye başladı ve işte orada olayları çözecek deliller ortaya çıkabilir diye ümitlenmeye başladık.

Yapılan bu incelemelerin bir an önce çözüme kavuşması, Haydar Meriç’ in katillerinin bulunarak kendilerini bekleyen ve özleyen hapishane ranzalarında birbirlerine paralel yatarak cinayet hatıralarını anlatacağı günler yakındır diyerek, çalışmayı yürütenlere sabırlı ve başarılı çalışmalar diliyoruz.

Mustafa Karaca – Saranta Haber