Hudutlar Milli Şeref ve Namusun Korunduğu Yerlerdir

55

Hudutlar Milli Şeref ve Namusun Korunduğu Yerlerdir

Çağlayık Köyü Hudut Karakol’u

Çağlayık Köy’ü Kırklareli Merkez’e 50 km uzaklıkta Bulgaristan sınırına o km bir orman köyümüzdür. Orman içinde, sınır boyunda doğanın her türlü güzelliği cömertçe bahşettiği bu güzel köy’ e Şair Mehmet Kaygısız’ ın oğlunun askere gidişi şerefine verilen asker yemeği için gittik. Kaygısız’ ın oğlu köyden giden son asker ve nüfus yapısı gereği 10 yıl köy askerlik yaşına gelmiş genci olmadığı için, böyle bir asker yemeği için buluşamayacak.

Köy’ ün panoramik bir fotoğrafını almak için öncelikle cami minaresine çıktık. Minareden köy ve çevresinin görünüşü muhteşem. Bir çok köy minaresine çıktık. Gördüğümüz manzara hiç iyi değildi. Cami içi ve çevresi olması gerektiği gibi tertemiz olmasına rağmen, minarelerin merdivenleri temizlenmemiş kötü bir görüntü veriyordu. Çağlayık Köy Cami minaresi ise tertemiz idi. Cami imamı titiz bir genç, emeğini esirgemiyor.

Cami minareleri teknolojiye yenik düşüp hoporlerle ezan okuma çağı başladığı için, eski özelliklerini kaybetmişler. Sadece bir görüntü olarak işlevleri var. Gezdiğimiz bazı Camiler’ in MİNARELERİ kuşlara güvenli bir yuva olmuş.

Köy’ün bir başka özel mekanı ise, bugün yıkıntı haline gelmiş olan Hudut Karakolu’dur. Köy sınır köy’ü olduğu için hudut kontrol noktası güvenlik açısından elbette önemlidir. Hudut takım komutanı görevini en iyi şekilde yapmak zorundadır. Çünkü memleketin sınır güvenliği onlara emanet edilmiştir. Hudut Karakolunun duvarlarında “ Hudutlar Milli Şeref ve Namusun korunduğu yerlerdir” diye yazmaktadır. O halde bu görev en iyi biçimde yerine getirilmelidir. Ancak 12 Eylülden sonra askerlere bir şeyler olmaya başlamıştır. Öylesine sıkı tedbirler alınır ki, herkes potansiyel sınır kaçakçısı muamelesi görür. Hava karardıktan sonra köy’ e giriş çıkışlar yasaktır. Komşu köye düğüne giden köylüler çocuk, kadın, yaşlı gözetmeksizin traktör içinde sabaha kadar bekletilir. Mezarlık civarında kalan inek veya koyunlarını hava karardığı için evine getiremezler. Yapılanlar saymakla bitmez. Köylüler askere olan saygı ve sevgisinden dolayı bazı nahoş ve üzücü olayları anlatmak ve hatırlamak bile istemiyorlar. Hudut boyunda yaşayanlar aslında hudutların gerçek bekçisi olan köylüler, hudut bekçileri tarafından çok fazla üzülür.

Bugün hudut karakol’ u boşlatılmış ve yıkık durumda. Asker huduttan 15 km içeri çekilmiş. Fakat hudut yine eskisi gibi korunmaktadır. Köylü aldığı devlet terbiyesi ve sevgisi gereği bu görevi kimseyi incitmeden ve üzmeden yerine getirmektedir. Karakol komutanı köylülerle gayet iyi ilişkiler içinde ve güzel tarafı bu iyi ilişkiler her iki tarafça hiçbir zaman istismar edilmemiş ve hiçbir üzücü olay yaşanmamış. Eski yaşananlar ise bir daha hatırlanmamak üzere unutulmaya bırakılmış.

Batı’da durum böyle iken acaba güney sınırlarımızda neler oluyor ? Milli Şeref ve Namusumuzun korunduğu yerler olan hudutlar, güney’ de delik deşik olmuş. Sınırlarımızdan nasıl girdiği belli olmayan PKK Katilleri ellerinde silahları ile birlikte güya sınır dışına çekiliyorlar. Bir Ülke’ nin sınırları bu denli korumasız ve açık olabilir mi ? Bu açık sınırlardan PKK Katilleri dışında başka kimler gelip geçmektedir. Her türlü provakasyon’ a açık olan bu durumdan kimler nasıl yaralanıyor. PKK Katilleri işledikleri binlerce cinayetten ve ülkeye verdikleri maddi ve manevi kayıplardan sonra hiçbir şey olmamış gibi ellerini kollarını sallayarak, basın mensuplarına silahları ile pozlar vererek, yaptıklarının hesabını vermeden nasıl çekip gidebilirler ? Ve asıl acı olanı biz bu katillerin gidişine nasıl sevinebiliriz. Bu yaşananlar Barış’ ın ayak sesleri değil, yaklaşmakta olan kanlı bir Orta doğu Savaşı’ nın davul sesleridir. Savaş’ ın ilk işaretleri Reyhanlı’ da patlayan bombalar ile verilmeye başladı. ABD’ nin bizi içine çekmek istediği bu kirli savaşın tetikçisi olmak kabul edebileceğimiz bir durum olmamalı.

Hudutlar Milli Şeref ve Haysiyetin korunduğu yerler ise, bizim namus, şeref ve haysiyetimizde bir değişiklik mi oldu acaba ? Yoksa delik deşik edilen hudutlar artık bize ait değil de bizim mi haberimiz yok. Bu ülkenin sınırlarının Dünya ülkelerine örnek gösterilen bir bağımsızlık savaşı verilerek çizildiğini öğrendik okullarımızda. Çizilen her kıvrımda bir kahramanın hayat hikayesi vardır. Bazı ülkelerin sınırları gibi masa başında İngiliz Sömürge Valileri’ nin cedvelleri ile çizilmemiştir.

Mustafa Karaca – SARANTALI KÖYLÜM