İnsanın kendi kendini örgütleme bilinci

64

Kendini Örgütleme Nedir;

İnsan; akıllı, tasarlama yeteneği olan, sosyal, sanattan anlayan, ahlaklı  bir varlık olarak tanımlanır.

İnsan hayatında kendi kendini planlayıp, örgütleyebildiği kadar başarılı olur. Bunun için çocukluktan başlayarak kendini planlama ve örgütleme eğitimine ihtiyacı vardır. Kişisel Gelişim  ve Eğitim Psikolojisi bu ihtiyaçtan doğmuştur.

İnsanlar, sahip oldukları yetenekleri sergileyebilecekleri iç potansiyele sahiptirler. Bu potansiyel içinde ; öğrenerek, hazırlanarak, odaklanarak, ve isteyerek kendini örgütleyebilme yeteneği de barındırır.  İnsanın kendini örgütleyebilme yeteneği kendini bilme, azim ve  duygusal zeka şeklinde de tanımlanmaktadır.

Eğitim Bilimci Jean Piaget’e göre kendini örgütleyen insan zihnindeki düşünme ve bilgi parçacıklarını  sürekli olarak ilişkilendirir ve bütünleştirir. Bu Örgütlenme, kişiyi korur ve geliştirir. Örgütlenme olmasaydı bilişsel gelişimden bahsedilemezdi.

Daniel Goleman’a göre kendini örgütleme bilinci  Duygusal Zeka ile ilişkilidir. (EQ –  Emation self- regulation)  Duygusal zeka IQ  adı verilen zihinsel zekadan önde gelir.

İnsanın duygusal zeka ile; Benlik bilinci (kendini bilme), azim, (kendini harekete geçirebilme,  dürtülerini frenleme), empati, (başkalarının duygularını anlama, paylaşabilme) özellikleri kazandığını ifade eder.

Kendini Örgütleyememenin Sonuçları Ne Olur;

Özel ve kamu kurumları yönetsel doktirinlerden uzak yönetildiğinde başına ne gelirse, kendi kendini örgütleyemeyen insanın akıbeti öyle olur.

İnsanda öz yönetim eksikliği durumunda, tembellik, ilgisizlik, tasa ve iç sıkıntısı, ahlak bozukluğu gibi olumsuzluklar gelişir.   Bir başka bakış açısı ile insanda atıl kapasite yaratan, değişim ve yenilenmeyi engelleyen, başarısızlık ve mutsuzluğa sebep olan, ahlaki deformasyona ve yolsuzluğa sebep olan, adalet ve iş performansını düşüren, kriz ve gelecek kaybına neden olan atalete götürür.

Mümin Sekman’a göre ataleti ya öz denetim kırar ya da felaket kırar. İnsanın başına gelen her şeyde kendi katkısı vardır.

Kişinin Kendi Kendini Örgütlesinin Önemi;

Bütün seküler ve dini öğretilerin insanı biçimlendirme yöntemleri vardır.

Milattan önce 9.yy’dan kalma bir Hitit kabartmasında, kendini örgütleme bilincinin ürünü olan olağanüstü yetenekli insanı tanımlarken, aslan başlı, kartal kanatlı, insan şeklinde tanımlamıştır.

Türkler’in milli kültüründe insanlar doğuştan eşittir. Ama kendini örgütlemenin bir ürünü olan “bilgi ve anlayışla er erden yüksek ve büyük olur.”

Protestan mezhebinin koyu bir kolu sayılan Kalvinizme göre “Allah insanı ya kutsanmış, ya lanetli yaratır. Kutsanmışlar ahlaklı ve çalışkan olur” diyerek ahlaklı ve çalışkan olmayı öğütler. Japon Miyamoto Musashi (1585-1645) kendi kendini örgütlemeyi, stratejik davranabilme yeteneği olarak ifade eder. “Bir şeye sahip olmak onbin şey bilmektir.” diye tarif eder.

Musashi’ye göre savaş sanatlarında olduğu gibi, dansta, müzikte ve hayatın bütün hüner ve yeteneklerinde kendini örgütleme bir ön koşuldur. Kendini örgütleyerek kazandığı stratejisini ifade ederken  “Strateji yolunu kavradığında anlayama-yacağın hiç bir şey kalmayacaktır” der.

Musashi, kendi kendini örgütleme bilinci ile Japonya’nın en tanınmış samurai savaşçılardan biri olmuştur. Kılıç Yolu Felsefesini anlattığı Beş Çember  (Go Rin No Sho)  adlı kitabı tüm savaş sanatlarının temel  yapıtı olduğu gibi, halen iş adamlarınca çalışma hayatında rehber olarak kullanılmaktadır.

Bilimsel Yönetim nasıl ki gücünü otoriteden alıyorsa, kişi de kendi kendini örgütleme gücünü eğitim, farkındalık, kişisel disiplin gibi donanımlarından alır. Otorite, yöneticilere nasıl ki insanlara iş yaptırabilme yeteneği sağlıyorsa, öz disiplin de insanın kendi kendine söz geçirmesini sağlar.


Kaynaklar:(1)A. Dilaçar Kutadgu Bilig İncelemesi Sf. 27
(2)Sekman Mümin Kişisel Ataleti Yenmek Sf. 248
(3) A. Dilaçar Kutadgu Bilig İncelemesi Sf. 108
(4)Miyamoto Musashi (çeviri Sibel Özbudun) Beş Çember Kitabı Sf. 57
(5)Miyamoto Musashi (çeviri Sibel Özbudun) Beş Çember Kitabı Sf. 32