İslam dünyası Ramazan’a hazır

89

Ramazan Ayı, Kuran Bakara Suresi 185 de “ ŞEHR-İ RAMAZAN” şeklinde geçmektedir. On bir ayın Sultanı diye isimlendirilen Ramazan ayında Müslümanların tutacağı oruç ve yapacağı ibadetlerle günahlarından arındırılacağına inanılır. Oruç tutmak günün belirli bir bölümünde yememek ve içmemek olarak isimlendirilecek kadar basit bir olay değildir. Burada kişiye hiçbir zorlama olmadan kendi rızası ile nefsine hakim olabilme şansı tanınmaktadır. Her türlü imkana rağmen nefsine hakim olabilen kişinin ruhunun temizleneceği ve günahlarından arınabileceği inancı hakimdir.

Orucun Arap dilindeki karşılığı “savm” kelimesi olup, bu kelime “bir şeyden uzak durmak, kişinin kendini tutması ve engellemesi” manalarına gelmektedir

Ramazan “yanmak” demektir

“Ramaz” kelimesi güneşin sıcaklığının şiddetinden gayet kızmasıdır ki böyle pek kızgın yere “ramda” denir. “Ramazan” “ramda” mastarından “yanmak” manasına gelir. Yani kızgın yerde yalın ayak yürümekle yanmak demektir.
Bu aya “Ramazan” denmesinin bir sebebi; bu ayın günahları yaktığıdır.
Bu ayda açlık, susuzluk hararetinden ıstırap çekilir. Veyahut oruç hararetinden günahlar yakılır. (Elmalılı Hamdi Yazır)

Ramazan “yağmur” demektir

Yaz sonunda güz mevsiminin başlangıcında yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur manasına gelen “Ramadiyu” masdarından gelir. Bu yağmur yeryüzünü yıkadığı gibi şehr-i Ramazan da ehl-i imanı günahlardan yıkayıp kalplerini temizlediği için bu isim ile isimlendirilmiştir. (Elmalılı Hamdi Yazır) “

Ramazan ayının 27. gecesi Kadir Gecesi’dir.

Kadir gecesi ile ilgili Kur’an’ın 97.süresi olan Kadir Suresinin ilk ayeti şöyledir:
“Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”

Daha geniş ve detaylı bilgiler için birçok kaynaktan faydalanmak mümkündür. Ancak hepsinden önemlisi kişinin kendi iç dünyası ile hesaplaşmasıdır. Olması gereken ve Kuran’ da Müslümanlar için istenen de budur aslında. Kişinin günahlarından temizlenmesi, yine kendi yapacağı ve yaratacağı olaylar ile mümkündür. Sürekli yalan söyleyen, başkalarının mal ve namusuna göz dikip çalan kişiler için hiçbir ateş ve yağmur günahlarını temizlemek için yeterli olamaz. Kişi kendi dünyasında, fakat yalnızca ramazan ayında değil, yılın her gününde dürüst ve adil davranır, yalan söylemez, kul hakkı yemez ise günahları affedilir.

Yılın on bir ayında yalan söyleyip, çalıp çırpan bir insan, yalnızca Ramazan Ayında oruç tutup namaz kılmakla ancak kendini kandırabilir. Ancak İslam dini yine de öyle büyük bir din ki, böyle kişilere bile bir şans daha vermektedir. Amaç kişileri topluma faydalı bireyler olarak kazanmaktır.

Bu duygular ile İslam Aleminin ve Ülkemizde yaşayan insanların Ramazan Ayı’nın kendilerine bolluk, bereket, huzur ve sağlıklı günler getirmesini ve Ülkemiz ve Dünya’ nın savaşlardan, sömürülerden ve yalanlardan uzak günler getirmesini diliyoruz.

Ramazan Ayı’ nın birlik ve beraberliğe gerçekten çok ihtiyacımız olduğu günlere rastlaması da ilahi bir tesadüf olarak algılanır ve yönetenler kararlarını bir defa daha gözden geçirecek zamanı bulurlar.

Mustafa Karaca – SARANTA HABER