Jolly Tur ile Paris Benelux-4-

BENELÜX-PARİS -4-

 

28 EYLÜL 2015  Paris- Disneyland

Gezimizin 4.gününü Paris’ in ünlü masal dünyası Disneyland’ a ayırdık. Disneyland Paris’ e 32 km mesafede bir alana kurulmuş masal şehri. Bir günde gezerek yeterli bilgi sahibi olabilir ve çeşitli aktivitelere katılabilirsiniz.

Disneyland küçük büyük herkesin gezip görmesi gereken ve gezerken keyif alıp eğlenceli saatler geçirebileceği sanal bir dünya. Gurubumuzda çocuk yoktu ama hepimiz çocukluğumuzdan bir parça yaşadık. Bizim zamanımızda böyle yapay oyuncaklar, hayal dünyasından yaratılmış masal kahramanları yoktu. Bizler sokakta top oynayıp, kendi yaptığımız gerçek oyuncaklarla yetiştiğimiz için bu yapaylık biz yaştakilere biraz hafif geldi. Demek ki çocukluğumuzu mahalle arasında yarattığımız küçük ve gerçek dünyada iyi yaşamışız.

Disneylad bir kasaba gibi olmuş her şeyin yapay olduğunu, sanal bir oyun olduğunu bilerek oyuna katılıyorsunuz. Hani bile bile lades gibi bir şey. Fransızlar çocuklarını bu yapay dünyayı göstermek için mutlaka Disneyland’ a getiriyorlar.

Burada tuhafımıza giden bir olay da şu oluyor. Fransızlar milli değerlerine aşırı önem veren milliyetçi-muhafazakar bir toplum. Kendi milli değerleri ve kahramanları onlar için çok önemli. Fakat Disneyland masal dünyasında yabancı kahramanlar ile karşılaşıyorlar ve onları öğreniyorlar. Walt Disney’in hayal ürünü yapay kahramanları elbette çocuklar için eğlenceli olabilir ama, bu kahramanlar hepsi yabancı.

 

 

 

 

 

Disneylad tanıtımında kullanılan sloganlar oldukça çarpıcı. “ Kaybolan çocukluğunu yeniden yaşa”-“ çizgi film karakterlerinin vücut bulduğu masal dünyası” vs.

Amerika’ nı ünlü Kanton vadisini çılgın bir hızla geçen trene binip dolaşmak elbette keyifli geliyor insana. Ancak kapıdan girerken eski ağaç kalelerin önüne kurulmuş Kızılderili çadırları, savaş sahnelerini anlatan toplar, oklar, baltalar sizi Kızılderililerin saldırıp kahraman Amerikalıların koruduğu bir hayal dünyasına götürür mü bilemem ama kapitalizmin insanların ilgi ve dikkatini çekerek yaşanan her olayı paraya çevirmesini takdir etmek gerekir.

Labirentler içinde kaybolup, kahve fincanlarının içinde kahve köpüğü gibi dönerek veya çizgi film kahramanları ile fotoğraf çektirerek çocukluğun tadına varıp eğlenceli bir gün geçirmek keyifli oluyor.

Çizgi ve macera filimlerinin çekildiği Walt Disney Stüdyolarını gezmekte ayrı bir eğlence. Korku Hoteli’ nde asansörde inip çıkmak, stüdyoların içinde trenle gezerken film sahnelerini yaşamak insana ayrı bir heyecan veriyor. Burada çığlık atmak, haykırmak bağırmak serbest. Kimse kimsenin çığlığından rahatsız olamadan bağırabildiği kadar bağırıyor.

 

 

 

 

 

 

Günü sonunda masal dünyasından çıkıp Hotelimize döndüğümüzde hayli yorulduğumuzu hissediyoruz. Gençler renkli Paris gecelerini tanımak için taksi ile Hotelden ayrılıyorlar.