27.KARAGÖZ KAKAVA FESTİVALİ 2017 2.Gün

18 MAYIS 2017 PERŞEMBE

18 MAYIS 2017 Perşembe günü Festivalin en anlamlı günü idi. Festivalimizin adı “Karagöz” Festivali olduğu için Karagöz’ ü pek anmasak da hiç olmazsa şapkasını unutmadığımızı gösterdik. Karagöz’ün şapkasına IŞKIRLAK dendiğini belki çok kişi bilmiyordu. Işkırlak’ın geçen yılki sahibi ALİ POYRAZOĞLU bu yıl Işkırlak’ı ZİHNİ GÖKTAY’a devretti. Gelecek yıllarda bu gelenek devam ederse Ferhan Şensoy’un devam ettirmek istediği İsmail Dünbüllü’ nün kavuğu gibi efsaneleşir. 600 yıldır derin bir uykuda unutulmaya yüz tutan IŞKIRLAK bu yıl biraz daha önemle anılır oldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

Işkırlak’ın ne anlama geldiğini merak ederseniz eğer, bakın şöyle tarif edilmiş: “ Karagöz’ün Serpuşu. Oynak, eklemli, bir hareketle geriye ya da ileriye düşen böylece Karagöz’ün çıplak başını açan ve örten biçimde yapılmıştır. Orta Oyunundaki Kavuk devirme ile ilintisi vardır. Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli.” İşte böyle, tam Karagöz gibi.

Bir başka tarifte ise, Karagöz’ün saçsız başını örten şapka olarak tarif edildikten sonra hemen Karagöz’ün cahilliğine dem vurularak, hiçbir zaman düzenli işi olmayan, eğitimsiz bir kişi olarak tarif edilmiştir.  Burada eğitimsiz kim acaba? Karagöz Bursa Ulu Cami inşaatına gidene kadar Kırklareli Erikler köyünde yaşayan ve demircilik yapan, çevre köylere o günlerin tarım makineleri sayılan pulluk, orak, bağ bıçağı, kap kacak gibi işler yapan iyi bir demirci ustasıdır. Bursa Ulu Cami inşaatına da bu özelliğinden dolayı gitmiştir. Bu yanlış bilginin artık internet kayıtlarında düzeltilmesi gereklidir.  Karagöz 4. Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid’in daveti üzerine Cami yapımında demirci ustası olarak çalışmak üzere Bursa’ya gitmiştir. İşi gücü olmayan düzensiz yaşayan bir serseri olarak Bursa’ ya gitmemiştir. Hacivat ve Karagöz’ün haksız idamları ile ilgili olarak birçok efsane ve söylenti olmuştur. Cami inşaatının uzun süre yapılamaması ve Cami’ nin başına gelen şanssız olayların sebebi olarak Hacivat ve Karagöz’ün haksız idamları sebep olarak gösterilmektedir.

 

“Bir rivayete göre; Osmanlı Döneminin 4. padişahı olan Yıldırım Bayezid Niğbolu Savaşını kazanmak için Allah a adak olarak 20 cami yaptırmayı adamış ve Niğbolu Zaferinden sonra da damadı Emir Sultan fikri üzerine 20 cami yapılması yerine 20 kubbeli bir cami yapılmasına karar vermiş. Ancak bir dizi tatsız olay yaşanmış. Sultan savaş ganimetleri ile yaptıracağı camiyi henüz yaptıramadan, 1402 deki Ankara Savaşında esir düştüğünden Timur camiyi ahır olarak kullanmaya başlamış.

 

Hemen ardından bir yıl sonra 1403 te Moğol Şeyhi Emir Bedrüddin camiyi yaktırmış. Bu caminin tarihindeki ilk yangın. Sonrasında Karamanoğlulları beyliğinden Mehmet Bey in 1413 teki kuşatmasında tekrar yanan Ulu Cami, her tarihte izler almaya devam etmiş. En sonunda Yıldırım Bayezid in oğlu I. Mehmet babasının başladığı işi devam ettirerek caminin onarımını sağlamış ve 1421 de tamamen ibadete açılmış.”

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yıl IŞKIRLAK’ ı devralan ZİHNİ GÖKTAY ve geçen yıl ki sahibi ALİ POYRAZOĞLU tiyatro dünyamızın iki

Duayen ismidir. Zihni Göktay 61 yıl önce Kırklareli’ ne geldiğini ve Şeytandere Mevkiinde yapılan Hıdrellez eğlencelerini unutamadığını anlattı. 61 yıl sonra tekrar Kırklareli’ de bulunmaktan mutlu olduğunu söyleyen duayen tiyatrocu 2017-2018 sezonu boyunca Kırklareli’ nin fahri kültür elçisi olarak görev yapacağını ve Kırklareli’ nin kültür zenginliklerinin tanıtılmasında yardımcı olacağını söyledi.

 

 

Programa göre saat 21.00 de yapılması gereken UĞUR DÜNDAR- SAYGI ÖZTÜRK söyleşisi Uğur Dündar’ın acil olarak Ankara’ya gitmesi gerektiğinden  erken saatlere alındı. Saygı Öztürk; 2002 yılından itibaren AKP İktidarlarının Türkiye’ nin yönetiminde yaptığı hatalar dolayısıyla ekonomik ve siyasal olarak bugünlerde yaşadığımız zorluklara sebebiyet verdiğini ve buz zorlukları aşmak için çok daha zor günler yaşayacağımız belirterek nispeten kara bir tablo çizdi. Sözcü Gazetesine yapılan siyasi baskı ve son tutuklamaların hukuksuz ve sebepsiz olduğunu belirterek, bu hukuk dışın uygulamaların bir an önce son bulmasını diledi.

 

 

Uğur Dündar ;  Bildiğimiz ve tanıdığımız Uğur Dündar yine gümbür gümbür haklı eleştirileri ile Türkiye’ nin gündemini özetledi.

Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu Saygı Öztürk’ ün yapığı sert eleştiriler ile oluşan karamsarlık bulutlarını dağıtan güzel bir eleştirel geçiş ile ortamı yumuşattı. Yoksa bazıları bu eleştiriler ile gaza gelip ortama daha da gerebilirdi.

Gece, Ali Poyrazoğlu’nun “ BEN ESKİDEN KÜÇÜKTÜM” isimli oyunu ve Müfit Can Saçıntı’nın “MANDIRA FİLOZOFU” isimli Stand-up gösterileri ile devam etti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sanatsal gösteriler devam ederken, hayat ta tüm hızı ile devam ediyordu. Açılan standlar da sergilenen ve Yurdun dört bir tarafından gelen ürünler Kırklareli halkının beğeni ve alımına sunuluyordu.

SARANTALI KÖYLÜM
18 MAYIS 2017