27.KARAGÖZ KAKAVA FESTİVALİ 2017 4.Gün

 

Kakava eğlencelerini 4. ve son günü söyleşi, şiir dinletisi folklor gösterileri ve İstasyon Caddesinde sergilenen canlı heykellerin ilgi ile izlenmesi ile devam etti. Saat 18.00 de Dışişleri Eski Bakanlarından ve Hikmet Abi formülünün siyaset dünyamıza yaratıcısı, 1995 yılında şubat-eylül aylarında 6 aylığına CHP GENEL BAŞKANI olan HİKMET ÇETİN Ve Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun katıldıkları “TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASI” konulu söyleşi oldukça ilgi çekici idi. Hikmet Çetin siyasi yaşamı boyunca Türk Dış Politikasında önemli görevler almış bir siyasetçi ve devlet adamı olarak dış politikamızda dün ve bugün geldiğimiz durum konusunda geniş bir sunum yaptı. Ancak festival havası bu tür söyleşiler için hiç uygun olmayacak galiba. Festivale, gezmek eğlenmek, her türlü kültürel etkinliği canlı canlı yaşamak için gelen insanlara içi karartıcı ve hükümetin dış politikasını eleştiren konuşmalar ki, (söylediklerine katılmamak mümkün olmamasına rağmen) yeri ve zamanı değil gibi. Hemen can sıkıcı protesto geldi. Bir izleyici “yeter artık sizi dinlemek istemiyoruz. Yaşananların sorumluları siz politikacılar değimlisiniz?” sözleriyle çıkışı bir an ortamı gerdi.  Protestonun şekli yanlış ve gereksiz idi. Hikmet Abi’ ye ayıp oldu. Kırklareli’nde böyle bir tepki ile karşılaşabileceği aklına gelmemiş olmalı ki sadece” evet biz de suçluyuz” diyebildi.

Festivalde yok yok demiştik ve sormuştuk hani “Kırklareli şairleri, edebiyatçıları ve kitap yazanlar nerede” diye. Onlarca yazarın şiir, hikaye, inceleme ve roman kitabı dağıtılmasına rağmen hiç mi Kırklareli’ li bir yazarın kitabı dağıtılmaya değer görülmedi. Dağıtıldı da caba biz mi göremedik ?.

 

Bedava şiir kitabı dağıtılan masaların karşısında kitap satmaya çalışan ve içlerinde KIRKSEDER üyesi şairlerin bulunduğu bir standa konuk oluyoruz. Gazeteci-Yazar-Şair-Ressam dostumuz Savaş Erdem’in daveti üzerine gittiğimiz stantta ” Gel bak seni Kırklareli’li bir yazar ile tanıştırayım. Mutlaka ilgini çekecektir” diye davet edince konukları olduk. Yazarlardan bir tanesinin Kırklareli Vize ilçemizden   AYTEN ÖZTÜRK olması bizi biraz olsun sevindiriyor. Ancak Ayten Öztürk organizasyonun davetlisi olarak değil, yayınevinin davetlisi olarak aramızda bulunuyordu. Ayten Öztürk’ ün biraz tanıyıp, sohbet edip okuyucularımıza tanıtmak istedik. Ayten Öztürk Vize İlçesi Küçükyayla köyünde 1975 yılında dünya’ya merhaba demiş. İlkokulu Küçükyayla köyünde okuduktan sonra ortaokulu Vize Lisesinde ve daha sonra da Adana Labaratuvar Sağlık Kolejinde eğitimini tamamlayarak uzun yıllar Kırklareli Devlet Hastanesin de Laboratuvar görevlisi olarak çalışmış.

 

 

 

 

 

 

Ayten Öztürk, “GÖZLERİMDE YAĞMUR KALBİMDE SEN VARSIN” isimli kitabında şöyle soruyor” Sevdiğimizin diyetini niye yaparız? Niye doyurmuyoruz kendimizi, ruhumuzu, bedenimizi, kalbimizi sevdiğimizin sevgisiyle, varlığıyla, gücüyle” evet buyurun soruyu cevaplayın. Ayten Öztürk’ün Gözlerimde Yağmur-Kalbimde Sen Varsın ve Canımın Ağrı’sı isimli kitaplarını bedelini ödeyerek okurlarımız için imzalatıp kütüphanemizdeki yerine koyuyoruz. Bence en değerli kitap bedeli ödenerek alınmış kitaptır. Bedel sembolük olsa dahi emeğe karşı duyulan saygıdır.

Ayten Öztürk ile söyleşi devam ederken masa komşusu bir başka yazar ile tanışıyoruz. FATMA ÇETİN KABADAYI. Fatma Çetin Kabadayı KANSIZ ve HOŞÇA KAL  ANNE isimli kitapları ile etkinliğe katılmış olmasına rağmen 39 adet basılı kitabı olan, onlarca onur ödülü sahibi bir yazar ve halen devam eden mesleği öğretmen. Evli ve iki çocuk annesi bir kadın için saygı duyulacak müthiş bir çalışma ve üretme temposu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hayat felsefesin kısaca şöyle özetliyor Fatma Çetin Kabadayı “ Yalanı, nankörlüğü, tembelliği çıkar; HAL HATIRI, GÜLER YÜZÜ, ESPRİYİ ekle ve mutluluk peşinden gelsin” Hayat işte bu kadar güzel ve basit, mutlu olmak isteyenler için tabii ki.

Kitap imzaları devam ederken standa tanıdık bir dost yaklaşıyor. Bizi tanıyıp geliyor ama, Ayten Öztürk ile tanışmaları daha eskiye dayanıyormuş. Ayten Öztürk Kırklareli’nde yaşadığı günlerde Cengiz Karabeyoğlu’nun evinde kiracı olarak oturmuş.

Biraz da Cengiz Karabeyoğlu’ndan söz edecek olursak eğer, bakın bilmediğiniz neler çıkıyor. Cengiz Karabeyoğlu sessiz kişiliğin altında gizlediği müthiş bir şiir yeteneği olan şair. Yazdığı şiirler henüz kitap olmamış ama, çok kitap yazan şairden iyi şiirleri var. Tam bir (Yayla) mahalle sevdalısı, Kırklareli ile yaşadığı şehrin ve ülkesinin sevdalısı. Belediye meclis üyeliği yapmış, Milletvekili adayı olmuş dürüst bir siyasi geçmişi var.

 

 

 

 

 

 

Cengiz Karabeyoğlu’nu da şiirleri ile misafir edelim.

CENGİZ Karabeyoğlu yaşadığı mahallesini şiirleri ile tanıtır. Eski görkemli günlerine dönmek için mücadele veren ve güzel çalışmalar yapılan, festivalin bir bölüm etkinliklerine ev sahipliği yapan Yayla Mahallesinin Mehmet Akyürek Parkını Cengiz Karabeyoğlu şöyle anlatır.

 

Yayla Parkında Sonbahar

Karanlık Çökerken Yayla Parkı’na

Güzel Bir Yazın Hayali Kalır,

Havuz Başında Koşan Çocuklar

Anneler Peşinde Dolaşır Durur,

Boş Masa Bulmak İçin Erken Gelenler,

Serin Bir Gecenin sırdaşı olur.

İnce Belli Çay Bardağı elinde,

Mutlu Bir Yaz Gecesi Hayalinde

Yazı Güzeldir Yayla Parkı’nın

—–

Bacalardan Çıkan Duman İs Kokusu vereli,

Göçmen Kuşlar Vedalaşıp Gideli,

Sert Rüzgarlar Uğuldayıp Eseli,

Yaşlı Çınar Son Yaprağını Dökeli,

Hüzündür Hüzün Yayla Parkı’nda.

Cengiz Karabeyoğlu

Cengiz Karabeyoğlu bir başka şiirinde ise Kırklareli’ni anlatır. Kırklareli’ne hayatında ilk defa gelip karanlıkta şiir okuyup, şarkı söyleyip gidenlere duyurulur, Kırklareli’ni tanımak isterlerse.

KIRKLARELİ

Kırklar tepesinde görünür Seher Yıldızı,

Bir başkadır bu yörenin muhacır kızı.

Kırkkilise derlerken adına,

Kırkşehitler isim verir buraya.

Bir tarafta Karakaş, bir tarafta Yayla,

Hızırbey Külliyesi tam ortada

Tarih taşır Karaomur ,Namazgah,Tırnova.

Peynirin,köftenin tadı özeldir,

Hardaliyesi,kışı güzeldir.

Atatürk’ün gelişi buraya,

Nesiller boyu anılır hatıralarla.

Martdokuzunda pişen kurabiyenin tadı,

Damaklardan silinmeden Kakava gelir.

Davul zurna çalarken dere boyunda,

Çevrilen oğlakların kokusu gelir.

Akşam olur İstasyon’da gezilir,

Çekirdekçi, mısırcılar sıra sıra dizilir.

Çaybahçelerinde mutluluklar sezilir.

İnsanı saygılı,güleryüzlü Vatandaş,

İşte burası KIRKLARELİ arkadaş..

Cengiz Karabeyoğlu,

 

 

İşte böyle şairleri ile, canlı heykelleri, sanatçıları, ressamları, folklor ekipleri, tiyatro gösterileri, yurdun dört bir yanından gelmiş satıcıları ile, sucukları, peyniri ve efsaneleri ile en önemlisi de adı az geçse de KARAGÖZ ve IŞKIRLAK ile bir KAKAVA eğlencemiz daha sona erdi. Katılanlara, emeği geçenlere saygılar ve sevgiler. Yıl boyunca işleri düzgün, sağlıkları yerinde olsun.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SARANTA HABER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

20 MAYIS 2017

Orestiada Korosunun tercümanı açılış konuşmasında güzel bir temennide bulunmuştur “hani sizde ne deler? İyi cümbüşler” gerçekten öyle oldu. Çok iyi cümbüşlü günler yaşadık Emeği geçenleri bir defa daha kutlarım. Seneye görüşmek üzere.