Kakava’dan sonra Kakava üzerine

148

Türkiye’de 200’ün üzerinde festival vardır. Bu festivallerin yarıdan fazlası tarım kökenli etkinliklerdir. KAKAVA gibi dinamik, mitoloji ve inanca bağlı festival türü çok azdır. Bu festivaller tarihin en eski festivallerindendir.

Orta Doğu ve Mezopotamya kökenli zamana daha dayanıklı ve zamana daha uyumludurlar.  Türkler Asya’dan Ön Asya’ya gelinceye kadar önlerine çıkan devletlerin adet ve geleneklerinden alıntılar yapmışlar en çok KAKAVA’dan etkilenmişlerdir. Edirne ve Kırklareli’nde yaşanan KAKAVA Balkan Coğrafyası’na, Rumeli Kültürüne uyumlu bir folklordur.

Yüzyıllardan beri dere boylarında, su kaynakları başında, yeşil mekanlarda kutlanan KAKAVA’nın içinde Romanlar (çingeneler) vardır. KAKAVA onlar için yeni bir yıldır. Umut dolu bir yaşam biçimidir. Bir başka biçimde ifade etmek gerekirse KAKAVA evrensel adı ile Roman Bayramıdır. Türkler bu havaya Padişah 2. Beyazıd zamanında girmişler, Trakya’yı KIPTİYANE MERKEZİ ilan etmişlerdir. O yıllarda topluma dahil olan Romanlar Osmanlı Devleti’nin geri hizmetlerinde yer almaya başlamışlardır. Avrupa Halk Kültüründe KAKAVA türü festivallere, şenlik ve eğlencelere ROMAN PASKALYASI derler. Ancak KAKAVA Kırklareli’de Roman kültürü, ÇİNGENE FOLKLORU’dur. Ona CAZ diyenlerde vardır. Kakava kültürünün yaratıcıları Romanlardır. Kakava kültürü dinamik, hayata bağlı, umut dolu bir folklordur. “TENCERE BAYRAMI” tabiri ÇERİBAŞI’nın yıllık tahsilat yaptığı sıralarda Romanların dillendirdikleri durumdur.

Kakava’nın özünde umut dolu bir yaşam biçimi vardır. Bu çok önemlidir. Bu anlamda Kakava umuda, yaşama sevincine yolculuktur. UMUT YOKSA BİLE BİR GÜN MUTLAKA GELECEKTİR. O, bizi dere kıyılarında, su kaynakları başında bulacaktır. İnsanoğlu da O’nu beklemektedir. Kakavada umut yaşama sevincidir. Tanrı’ya şükürdür. İslam mitolojisinde Hıdrilyas (Trakyada sentez olmuştur), Bir gün ikisinden biri Trakya’da öne çıkacaktır.

Roman folkloru Dünya’ da ilgi görmekte, araştırma konusu yapılmaktadır. Birçok Halk kültürü araştırmacısı Mısır’ın Kıptileri üzerine araştırma yapmaktadırlar. Roman müziği bu araştırmaların başında gelir. Kapı gıcırdamasında kalkıp oynayan insanlarda kökü derinde bir yaşama sevinci vardır. Folklor araştırmacıları “bu insanlarda evrensel boyutta müzik ve eğlence vardır” diye yazmaktadır. Buy açıdan KAKAVA Trakya’da Hıdrellezi de içine alarak kitlelere yeni ruh enjekte etmektedir. Binlerce insan bir kompartimanda dere boylarına iniyorsa, bin iki bin oğlağı kesip kebap yapıyorsa, şişeyi önünde eksik etmiyorsa ondaki yaşama sevinci kimsede yoktur.

Belediye Kakava’yı kutlamaya başladığı 1991 yılından Amerika ve Avrupa’dan folklor araştırmacıları gelmiş, Kakava’nın nasıl bir kültür olduğunu araştırmışlardır. Bunlardan bir tanesi de Amerikalı Helen Demokan’dır. Helen Demokan’ın eşi Kırklareli eski mutasarrıflarından birinin torunu olan Naci Demokan’dır. Naci Demokan, Amerika’da “Ünlülerin Ressamı” diye tanınmaktadır. 07 Mayıs 1993 tarihinde 2.Kakava Festivali kapsamında araştırma yapmak üzere ilimizi ziyaret etmişlerdir.

Kakava deyip geçmeyelim, bilmediğimiz çok farklı ve başka özellikleri vardır.