Kapitülasyonlar geri mi geliyor?

TAKSİM GEZİ PARKI BAHANE

YENİ GELEN KAPİTÜLASYONLAR ŞAHANE Mİ…????

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan karizmatik kişiliği ve gündem yaratmakta ki ustalığı ile 12 yıldır Türkiye’ nin gündeminde bulunuyor.

Yarattığı her gündem sonrası istediğini aldığı gibi usta manevralarla suçu muhalefete atma başarısını da gösteriyor. Her olay, toplumsal bazı dalgalanmalara sebep olduğu gibi, suç, yine muhalefet partilerine ve özellikle CHP ‘ ye yükleniyor.

Son gezi parkı olayları ağaçların sökülmesi ile başladı. Ağaç katliamına karşı duyarsız kalmamak için direnen gençler ise polis’ ,in COP ve BİBER GAZI İkramıyla karşı karşıya kaldı. Bugün’ e kadar olaylara kayıtsız kalan entel kesim ve sanat dünyası birden olayların tarafı konumuna geliverdi. Sanat Dünyası biraz da gündemi kaçırmama, toplanmış olan kalabalıktan kopmama ve kendini fiziken de olsa gösterme korkusuyla gösterilere katılınca ve polis çok şiddetli müdahaleler ile insanların canını yakınca ve hatta canını alınca, olaylar ülke geneline yayıldı ve Dünya gündemi’ ne taşındı.

Taviz vermeyen konuşmaları ile gündemi germeye devam eden Sayın Başbakan’ ın istediği acaba başka bir gündem mi oluyordu. Çünkü, bütün Türkiye Taksim olaylarına kilitlenmiş, herkes sokaklara dökülmüş ve hükümet istifa diye bağırırken Türkiye Büyük Millet Meclisi’ nden jet hızı ile bazı yasalar geçiyordu. CHP Milletvekilleri halkın yanında görünmek bahanesi ile Meclis oturumlarına katılmayınca meclis’ te yalnız kalan AKP istediği yasaları kolayca geçiriverdi. İlerde kim gelirse gelsin kolay kolay telafi edilemiyecek yasalar geçmiş dönem kapitülasyonlarından daha tehlikeli geliyordu.

  1. Büyük şehir yasası ile köyler artık mahalle olacağından yabancılara köy kanununa göre satışı yasak olan araziler kolayca satılabilecek hukuki zemine kavuşuyordu. Bu bir ülkenin para ile istilası anlamına gelecek kadar geniş kapsamlı bir yasadır. Bu yasanın en ince detayına kadar halka anlatılması ve bilgilendirilmesi gerekirdi.
  2. Yine köyleri ilgilendiren, Küçük Arazi Parçaları’ nın birleştirilmesi yasası hiçbir açıklama ve bilgilendirme yapılmadan Meclis’ te AKP ‘lilerin oyları ile kolayca yasalaşıverdi. Bu yasa da uygulamada çok can yakacak bir yasa gibi görünüyor.
  3. Tam detaylarını bilmediğimiz PETROL YASASI ise uygar ve bağımsız bir ülkenin kabul edemeyeceği kadar büyük tavizler içeren bir yasa olarak kanunlarımızda yerini aldı. Artık Petrol Arama şirketleri hiçbir yasal engel ile karşılaşmadan topraklarımızın altını üstünü talan edebilecekler gibi görünüyor. Üstelik Taksim Gezi Parkı gibi direniş gösterileri de yapma hakkımız olmayacak. Bugün gösterileri gündemine taşıyıp Türkiye’ nin demokrasi anlayışını tenkit eden batı basını bakalım o zaman nasıl bir tavır alacak. Tayyip Erdoğan batı basınına sitemde haklı gibi görünüyor. “ Her şey sizin istediğiniz gibi ve menfaatlerinize göre düzenleniyor, daha ne istiyorsunuz” demekle mesajını aslında oralara mı gönderiyor.

TAKSİM Direnişleri tüm Dünya’ ya gerekli mesajı vermiştir. Türk Gençliği artık olması gerektiği gibidir. Ülkesine, doğasına ve en önemlisi bir birlerine sahip çıkmasını öğrenmiştir. Türk Doktorları aldığı eğitim ve ettiği yeminin arkasındadır. Türk halkı yavaş harekete geçer amma, kolay kolay durulmaz.

Artık Taksim direnişleri sona ermeli ve bu arada neler oldu diye düşünme zamanıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve özellikle AKP Türk Halkına bu çıkan yasaların kimler için çıkarıldığını ve hangi rantçıların nerelerden nasıl sebepleneceğini, Kapitülasyon maddelerini andıran bu yasaların tüm detayları ile açıklamasını yapmalıdır. Kim bilir belki de yanılıyor olabiliriz. Hani iyi tarafları da vardır. Bilme hakkımızı kullanıp bu olanların açıklamasını istemek en demokratik hakkımızdır.

Söz Türkiye Büyük Millet Meclisi’ nindir.

SARANTA HABER
MUSTAFA KARACA