Kenan Evren nasıl öldü?

141

ANILARIN LANETLENMESİ

İmparatorları’ da bir gün Lanetlerler

Bir toplumu yönetmek üzere iktidara gelen yöneticiler tarih boyunca yaptıkları ve yapmak istedikleri hizmetler ve bu hizmetlerin gelecek kuşaklara kalması için mücadele etmişlerdir. Yöneticinin ismi bazı toplumlarda Kral, İmparator, Devlet Başkanı veya son yüz yıllara geldiğimizde Halk lideri veya Cumhurun başı olarak anılmıştır. Yöneticilerin bazıları yönetme gücünü Tanrı’ dan aldığını iddia ederek ömür boyu Tanrı’ nın temsilcisi kalmak istemiştir. Bazılarına ise halktan aldığı destek ve sevgi yeterli gelmiş, geldiği gibi gitmesini de bilmiştir. İnsan ömrü sınırlı yıllara dayandığı için her yöneticinin gelişi ne kadar doğal ise, gidişi de o kadar doğaldır. Ancak bazıları iktidarı bırakmak istemediği için, kendisinden sonra, oğlu, torunu vs. gelecek kuşaklarda yönetme hakkına sahip idi. Osmanlı İmparatorluğu’ nu 600 yıl boyunca Osmanoğulları yönetmiş, adına padişahlık demiştir. İngiltere ise monarşik krallıkla 1000 yıldan beri yönetilmektedir. Yeni yetişen nesiller kendi iktidarı için babanın ölmesini beklemektedir, İngiltere tahtının varisi Prens Charles gibi. Prens yaşlanmış çocukları yönetecek yaşa gelmiş ancak Anne Kraliçe hala yaşama direnmektedir. Bazı krallar ise gitmemekte direnince taht varisi tarafından öldürülmüştür.

Bazı yöneticiler ise gideceğini anlayınca yönettiği topluma zulmetmeye başlamış ve karşı çıkanları bir şekilde karşısından kaldırmıştır. Ancak bu davranışları bazen kendilerine geri dönmüş, cezalandırmak istedikleri tarafından cezalandırılmışlardır. Gelecek kuşaklara bırakmak istedikleri eserleri, anıları ve yaptıklarını anlatan tarihi belgeler onlarla birlikte cezalandırılmıştır.

Almanya’ nın başına gelen Hitler önceleri Alman toplumunu canlandırmak, refah seviyesini yükseltmek ve gelecek nesillere güçlü bir Almanya için mücadele vermiştir. Ancak daha sonra boyundan büyük işlere kalkışmış, onbaşı olarak görev yaptığı orduyu general olarak yönetmeye çalışıp savaşlara sokmuştur. Cahilliği kendi sonunu ve Almanya’ nın sonunu getirmiş, 2. Dünya Savaşı’ nın bilançosunda 50 milyon insan canından olmuş, bir o kadarı yaralanmış ve sakat kalmış, yüzlerce şehir yıkılmıştır.

Ülkemizde ise bu tür kötü yöneticilere son örnek Kenan Evren olmuştur. Kenan Evren’ in ölümü üzerine medya’ da az da olsa bazı haberler çıkmış, ancak hiç birisi bir ölünün ardından söylenecek sözleri içeren haberler olmamıştır. Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmış, 3 yıl devlet başkanlığı, 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yapmış bir kişinin ardından bizim gelenek ve törelerimize uygun olmayan sözler söylenmiştir.

Kenan Evren yaptıklarının hesabını adına “Ahiret Hesaplaşması” dediğimiz diğer dünya’ da verecektir elbette. Ancak hesabın bir kısmı bu dünya’ da verilmeliydi ki ondan sonra gelen ve gelecek olan yöneticilere ibret olsun. Ancak yine de evladı katledilen cesur bir ana ardından haykırdı “ HAKKIMI HELAL ETMİYORUM” .

12 Eylül yönetiminin güçlü komutanı Kenan Evren kimdi ki, ölümünün ardından helallık almadan defnedildi. Bizim dinimizde çok önemlidir helallik almak. Hiç kimse, küs dahi olsa, ölünün ardından haram okumaz. Helallik almayan kişi ise, o hakkını helal etmeyen bir kişi dahi olsa, helallik almadan cenaze toprağa verilmez. Ancak Kenan Evren’ in yaptıklarını genç nesiller çabuk unuttu. Böyle bir katile hak helal edilir mi ?. O günleri bilenler ve acıları yaşayanlar elbette “ haram olsun “ diyecektir. Kenan Evren helallik almadan nasıl toprağa verildi.

O günleri yaşayan 68 kuşağının son temsilcilerinden, 1980 öncesi CHP İlçe yöneticilerinden ve 1980 sonrası SHP yöneticilerinden birisi olarak Kenan Evren’ den alacaklarımın bir kısmını hiç olmazsa bu dünya’ da tahsil etmek isterdim.

Türkiye’ nin karanlık günlere sürüklenmeye başladığı 70 li yılları üniversite öğrencisi olarak yaşadım. Üniversite gençliği okudukça, aydınlandıkça ve de sorguladıkça faşist güçler gençlerin üzerine gelmeye başlamıştı. Üniversite gençliği, fabrikalara girip işçi ile bütünleşmeye, tarlalara girip köylü ile birleşmeye ve etrafını aydınlatmaya başladıkça karanlık güçler gençliğin üzerine kara bir bulut gibi çöküyordu. Her gün onlarca gencin cenazesinin kalkmaya başladığı günler Türk Ordusunun başına Kenan Evren denilen kişi Genel Kurmay Balkanı olarak geliyordu. Kenan Evren ile birlikte gençlik cinayetlerinin yanına aydın insanlarında katledilmeye başlandığı faili meçhul siyasi cinayetler eklendi. 12 Eylül darbesinden sonra kendisine soru soran gazetecilere verdiği cevap tarihe katran karası harflerle yazılacak kadar utanç içeriyordu. “ Darbe şartlarının biraz daha olgunlaşmasını bekledik.”

Demek ki darbe şartlarını olgunlaştıracak kan havuzunun biraz daha masum kanı ile dolması gerekiyormuş. O günlerde öldürülen yüzlerce genç şimdi Kenan Evren’ i bekliyordur.

12 Eylül döneminde de binlerce insan hapislerde işkence gördü, yüzlercesi öldü. Ülkenin geleceği üniversite gençliği sistemli işkencelerden geçirilip hapislerde tutsak edildi. Bu acılı günleri unutmak mümkün mü ?. Asla unutmadık ve unutulmasına da izin vermeyiz. İşin acı tarafı ne biliyor musunuz.? Kenan Evren’ nin ardından yaşama devam eden daha binlerce Kenan Evren var. Gençlerin üzerine o kurşunları kim sıktı, hapishanelerde işkenceleri kim yaptı derseniz eğer, işte size binlerce katilin adresi.

Toplum şimdi bu adamın anısını lanetleyip ismini meydanlardan, sokaklardan silmeye çalışıyor. Aslında onun silmek istedikleri kötü izi takip edilirse eğer, daha hesap vermeyen yüzlerce katil ve işkenceci var. Düne kadar Kenan Evren karşısında put gibi duranlar, verdiği her emir ile bir hayatı söndüren Kenan Evrencikler hala hesap vermemiş iken, Kenan Evren’ in adını sokaklarda, meydanlardan, okullardan silsen ne olur, silmesen ne olur.

Doktorlar Kenan Evren’in ölüm sebebini “ yemek sırasında boğazına kaçan bir lokma sonucu boğulma “ gibi yaklaşık bir beslenme anı problemi olarak açıkladı. Kim bilir belki de Kenan Evren o son lokmayı yediğinde aklına astığı bir genç gelmiştir ve o son lokma…. Hani “ ASMAYALIM DA BESLEYELİM Mİ “ diye sormuştu. Takdiri ilahi bazen böyle takdir oluyor herhalde. BESLENME………

Kenan Evren’ in anıları da tarihte onlarca örneği olduğu gibi, bir gün lanetlenip silinecektir. Bu konuda zamanın güçlü Roma İmparatorlarının başına gelen birkaç örneği Emine Gürsoy’ un LANET KİTABI’ ndan sizlere aktaralım. Sanki günümüze uygulanıp ders çıkaracak olaylar yaşanmış.

ANININ LANETLENMESİ, Antikçağ’ ın Roma dünyasında devlete karşı ilenen suçların karşılığı olarak senato kararıyla verilen cezalardan biridir. Genellikle toplum tarafından sevilmeyen kanun tanımaz, kötü ve zalim imparatorların ölümlerinin ardı sıra bu cezaya çarptırılma olasılıkları oldukça yüksekti. Zira yaşarken yeryüzünün hakimi olan tanrılar tarafından kutsanmış olan İmparaor ki, ayni zamanda yaşayan bir tanrıyı VATANA İHANET’ ten yargılamak olanaksızdı.

Anıların lanetlenmesinin özünde suçlu olduğuna hükmedilen imparatorun anısının toplumsal bellekten silinmesi yatar. Bu öbür dünyada mutlu ve huzurlu olmanın tek yolunun ölümden sonra anılmak ve müteveffanın anısının yad edilmesiyle mümkün olduğuna inanan Romalılar için verilebilecek cezaların belki de en büyüğüydü. Bu cezaya çarptırılıp cezası senato tarafından onanan imparatorlar Domitianus, Commodus ve Elagabalus’ tur.

Domitianus MS 81 yılında tahta çıkar ve öldürüleceği 96 yılına kadar 15 sene iktidarda kalır. İktidarı süresince gelişmiş bir vergi toplama sistemi yürürlüğe koyması, devletin kasasını doldurması ve hem Roma’ da hem de eyaletlerde imar hareketlerine önem vermesine rağmen tarihsel kaynakları Domitianus’ u daha çok kendini beğenmiş, ben merkezci, kana susamış, despot ve küstah sıfatları yakıştırılmıştır. Kendisini DOMİNUS ET DU ( hükümdar ve tanrı ) ilan etmesi zaten senato ile bozuk olan ilişkilerini durma noktasına getirir. Meclis yönelik baskıcı uygulamaları kimi muhalif senatörlerin faili meçhul cinayetlere kurban gitmesi, kimilerinin ise darbe ya da suikast planları içerisinde yer aldıkları iddiasıyla cezalandırılmaları ve hatta öldürülmeleri toplum içerisindeki hoşnutsuzluğu daha da arttırmıştı. Sonuçta Domitianus planlı ve organize bir cinayete kurban gider. Akabinde anısı senato kararı ile LANETLENİR.

Lanetleme uygulaması sadece imparatorlara yönelik değildi. Ağır cezaya çarptırılmış yöneticiler ve anısı lanetlenen imparatorun suç ortakları da bu uygulamaya maruz kalabilirlerdi.

Dinger Savaş Lenger

Sorbonne, Eski Çağ Tarihi Doktora Öğrencisi, Paris   2002

Lanet Kitabı- Emine Gürsoy- Naskali