KILIÇ YARASI… – Ergin Kalınoğlu

177
Ergin Kalınoğlu

CHP Gurup toplantısını izliyorum televizyondan.

M.SİYAM KESİMOĞLU’nun partiye katılımı olacak birazdan.

Genel başkan kürsüde, konuşmasına başlamadan önce misafir gelen il,

ilçe başkanlarını selamladıktan sonra gurupta bulunan Kırklareli Belediye

Başkanı M.SİYAM KESİMOĞLU’nu dönerek; ‘Kırklareli belediye başkanımız burada,

sizi de tüm arkadaşlarla birlikte bağrımıza basıyoruz’ diyor, diyor ama ses tonu ve

yüz ifadesi sanki son derece neşesiz, son derece isteksiz. Sanki sevinç yok coşku yok.

Şaşırıyorum.

Oysa bir il Belediye Başkanını partiye transfer etmek büyük başarı. Mutlulukla kutlanmalı,

kürsüye çağırarak eli havaya kaldırılarak parti rozeti takılmalı.

Ya da bana öyle geliyor.

Bunları dinlerken iki yıl önce Kırklareli Belediye başkanlığı seçiminde Kırklareli Belediye

binası önünde yine kürsüde halka hitap etmiş olduğu konuşması gözümün önüne geliveriyor.

Aday seçtiği Tuna SOYKAN’ın elini kaldırırken eski belediye başkanı M.SİYAM KESİMOĞLU’nu neden

seçmediğini kendi adayına adeta nasihat vererek şöyle ifade ediyor.

‘Belediye Başkanımızdan bir İsteğim daha olsun.

Avrupa buraya çok yakın.

ÇOK SIK AVRUPAYA GİDİP GELMESİN.

Onun yerine Belediye başkanı vakti olursa gidip bir kasap arkadaşıyla çay içecek.

Manavın çayını içecek.

Eşiyle birlikte gidip bir fakiri ziyaret edecek, çocuğun derdi varsa çocuğun derdiyle ilgilenecek.

Gideyim BULGARİSTAN’A gideyim AVRUPA’ya orada biraz KEYİF ÇATAYIM. OLMAZ.

KABUL ETMİYORUM.

Diyor.

Sonra duruyor üstüne basa basa tekrar ediyor ‘KABUL ETMİYORUM’.

 

Bu sözler, 13.Mart.2019 TARİHİNDE CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞ LU’nun

Belediye Başkanlığı seçimi için geldiği Kırklareli Belediyesi önünde yaptığı konuşmaya aittir.

 

Genel Başkan devam ediyor:

Belediye başkanı Kırklareli’ne hizmet edecek.

Bunları neyle yapacak? Parayla yapacak.

Soru şu, kimin parası? Sizin paranız.

Belediye başkanı arkadaşlarımda aradığım ikinci şey harcadığınız her

kuruşun hesabını millete vereceksiniz. Böylece millete duyduğunuz saygı,

halka duyduğunuz saygının bir gereği olarak hesap vermeyi onurlu bir görev

kabul edeceksiniz.

Ardından kürsüde arkasında duran CHP Belediye başkan adayı Tuna SOYKAN’a

dönerek ‘Şimdi dinliyor ve kendisi de aynı şeyleri kesinlikle yapacak’.

 

Sonra konuşmasına devam ediyor; Hiç kimse VAZGEÇİLMEZ DEĞİLDİR.

Bana soruyorlar ‘Amerika’da birisi ben vazgeçilmezim’ diyor.

Ona Amerika’lı bir siyasetçi şunu söylüyor ‘Kim dedi sana vazgeçilmez olduğunu

Amerikan mezarları vazgeçilmez adamlarla doludur’.

Dolayısıyla hiç kimse vazgeçilmez değildir’.

 

Sonra inanılmaz ve son derece iddialı laflar ediyor.

Bir kişi gelebilir, partimize hizmet verebilir, ama bir süre sonra ‘NEDEN BENİ BELEDİYE

BAŞKANI YAPMADINIZ, HANGİ GEREKÇE İLE YAPMADINIZ, BEN ŞİMDİ PARTİMDEN İSTİFA

EDİYORUM KAZANDIKTAN SONRA TEKRAR GELECEĞİM.

Bir müddet konuşmasını kesip kürsüde sessizce sanki bu günleri görür gibi duruyor, sonra

aniden bağırır gibi haykırıyor ‘NEREYE GELECEKSİN’.

Ve bugün!

Adeta lafın bittiği yerdeyiz.

KESİMOĞLU CHP’de.

Genel Başkansa CHP gurubunda kürsüde ancak kendisi de KILIÇ YARASI almış gibi sessizce

M.SİYAM KESİMOĞLU’na “Sizi de tüm arkadaşlarla birlikte bağrımıza basıyoruz” diyor.

Sanki dün söylediği ‘NEREYE GELECEKSİN’ lafı havada dolaşıyor.

Sanki KILIÇ YARASI BAĞRIMIZI delip geçiyor.

 

Şimdi bazılarınızın itirazını duyar gibiyim.

Seçim bitmiş.

Adam kazanmış, üstelik Belediye Başkanı seçilmiş, ne yani ALMAMALIMIYDI?

Evet, bence de almalıydı.

Ama Muharrem’den korktuğu için değil.

İktidara gözdağı vermek için de değil.

DEMOKRASİ adına.

Sandığı koymalıydı İlçe binasına sormalıydı tüm üyelere.

Ben aday seçerken de DEMOKRASİ derdim, şimdide…

Unutma DEMOKRASİ olsaydı KILIÇ YARASI OLMAZDI!