Kırklareli Hatırlamalısın (1)

121

Sosyal Medyada bundan yaklaşık 4 ay önce Kırklareli Hatırlamalısın grubunu kurmaya karar verirken yanımda Kırklarelili çevreci dostum müzisyen ve emekli öğretmen Bora Coşkun vardı.

Ayvalık’da bir miting nedeniyle, Cumhuriyet meydanında toplanmıştık. Bora’ya kurmak istediğim grup fikrini açarken aklımdan geçen, Kırklarelili eski müzik topluluklarını ve onların yaşayan üyelerini hatırlamak, anmak ve mümkünse bir konserde bir araya getirmekti. Bora çok sevinmiş, beni cesaretlendirmişti. Onunla ne zaman bir araya gelsek zaten aklımızdan geçenler Kırklareli ile ilgili hatıralardı. İkimiz de uzun süredir Ayvalık’da yaşıyorduk. Ben sadece yazları geliyordum, Bora yaz kış Ayvalık’daydı. Ama ikimiz de birer Kırklarelili-Ayvalıklıydık… Bizler gibi birkaç dostumuz daha vardı Kırklarelili, bizleri bir araya getiren bu hemşehirlilik duygusu ve ortak anılarımızdı. Bir şehir kimliğinin parçları sayılacak ortak mekanlar, anılar, hafızadaki izler bizleri bir araya getirmeye adeta zorluyor, bunu başardığımız zaman ise mutlu oluyor ve kentimizle ilgili her konuyu, bu hafıza içindeki bütün unsurları, karakterleri birlikte düşünüp yoğun sohbetlere dalıyorduk. Geçmişi hatırlarken yeniden yaşıyorduk hayatı ve bu tekrarlayan bir döngü olarak bizi hem şimdiki hayata hem eskiye bağlıyordu. İnsanoğlu gibi kentlerin de uzun soluklu yaşamasını sağlayan aynı zenginlikler, kaynaklar değil miydi zaten?

Hatırlamalısın derken bunlardan yola çıktım diyebilirim. Geçmişten kalan müzik gruplarını kentin yeni insanlarına tanıtırken onları buluşturacağımız şey neydi ? Yaşamakta oldukları yerin duyguları, renkleri, zevkleri ile bu kentin hayatını dolduran, biçimlendiren bir hafızayı sunabilek ve onlara kent kimliğini bir yönüyle tanıtabilmekti amaç.

Grubu kurduktan sonra ilgi çok büyük oldu. Sanırım üzerinde daha derin düşünmeme vesile olan da bu ilginin yoğunluydu. Grubun amaçlarını yazarken bunları tekrar tekrar ele almaya çalıştım. Sadece müzik gruplarını hatırlamak yetmiyordu, Kırklareli’de eserleri, hizmetleri, düşünceleri ile hayatımıza anlam ve değer katan başka insanları da bu belleğin içinde düşünmek gerekiyordu. Hatta daha da ileri gidip toplumsal yaşamın somut ve somut olmayan kültür varlıklarını da bir kent kimliği unsuru olarak kent belleğinin içinde değerlendirmek zorundaydık. Yine aynı belleğin parçası olan kişilerin yaşamlarında izler yaratan, kimi ortak alanları dolduran hikayler, hatıralar da bu belleğin içinde tutunuyor olacaklardı. Anı fotoğraflarını paaylaşırken grubun üyleri çabamıza daha yakından ortak olmaya başlayacaklardı ve bu asıl amacımıza bizi daha çok yakınlaştıracaktı. Nitekim öyle oldu.

Bu eğlenceli yolculuğu ciddi bir uğraş haline getiren işin diğer ilginç yönü ise insanlarla kaynaşmak ve birlikte düşünmek, anlamak, kavramak oldu diyebilirim. Kent klimliği ve kent belleği üzerine kafa yormak için bir fırsat yaratabilek adına, an ve gelecek için yararlı adımlar atılacaksa böyle bir yolu denemek lazım bence.

Bu konuda sosyal medyanın olanaklarını sonuna kadar kullanmaktan yanayım. Grubum içinde çok değerli yönetici ve moderatör arkadaşlarla birlikte çalışıyoruz. Ayrı şehirlerde olsak da aramızda sürekli iletişim kurararak işbirliği sağlanıyor, gerekli uyarılarımızı gönderiyor, isteklerimizi birbirimize kolaylıkla iletiyoruz. Çok uzaklardan bizleri izleyen değerli üyelerimiz binlerce km öteden saniyeler mertebesinde kısa bir süre içinde yardımlaşmaya katılıyorlar, değerli bilgi ve belgelerini grupta paylaşıyorlar…Erişim ve iletişimin müthiş bir hızla ve çoğalarak tekrarlandığı, zaman ve mekan kavramlarını altüst eden, bir bakıma çok eğlenceli, ilginç bir çağdan geçiyoruz, farklı bir modernliği yaşıyoruz.
Artık aramızdan ayrılan büyüklerimiz bizi görüyor, duyuyor olsalardı, yattıkları yerlerinden fırlatacak kadar onlara tuhaf gelebilecek şeyler bunlar…

Geçmiş yüzyılın sağladığı bu olanakları biraz ironik sayılabilecek şekilde hala eski dünyamıza geriye dönmek için kullanmakta oluşumuz size garip gelebilir. Ama insan ne kadar hızlansa da hatırlamak zorunda!

İsterseniz lafı burada keseyim ve son noktayı koyayım izninizle. Ama ondan önce bu ilk yazıda konuyu bağlamaya çalışacağım üç fotoğraf paylaşmak istiyorum sizlerle. Kent Kimliği ve Kent Belleği üzerine sohbete kaldığımız yerden ve bu fotoğraflar üzerinden devam etmek üzere hoşçakalın.