Kırklareli Hatırlamalısın (5) Geçmişten Günümüze Alpullu Şeker (2)

203
Akın Güre

Bu değerli arazinin hemen kuzeyinde dört kilometre uzakta Büyük Alpullu(Alpiye) köyü ile güneyinde Mandıra Köyü bulunuyor. Bu araziler bu iki köy halkı arasında itilafa yol açsa da kazançlı çıkan Küçük Alpullu oluyor sonunda. Bu toprakların ilginç bir tarihi var gördüğünüz gibi. Ama sonuç olarak Alpullu Şeker Fabrikasının yer seçiminde bu bölgenin gündeme gelmesi rastlantı değil. Elbette bu kararı verirken bölgenin su kaynakları ve tarıma elverişli çiftlik arazilerinin varlığı kadar önemli bir tercih nedeni de yanından geçmekte olan demiryolu.

Şimdilik buraya bir nokta koyup, fabrikanın kuruluş aşamasına gelebiliriz. Sırada İstanbul ve Trakya Şeker Fabrikalar Türk Ananonim Şirketi’nin kuruluşu var. Onu anlatırken temel atma töreni ile ilgili Ali Rıza Dursunkaya’nın bir hikayesi de var.

Türkiye’de şeker üretmek üzere başlayan ilk girişim İstanbul ve Trakya Şeker Fabrikaları T.A.Ş’nin 14 Hazian 1925 tarihinde kurulmasıdır. Şirket Cumhuriyet’in ilk yıllarında benimsenen karma ekonomi anlayışına göre devlet destekli özel bir girişim olarak hayata geçirilir. Şirketin kurucuları içerisinde Edirne Milletvekillleri Faik Kaltakkıran, Mühendis Hüseyin Rıfkı Ardaman, Tekirdağ Milletvekilleri Cemil Uybadın, Faik Öztrak, Çatalca Milletvekili Mehmet Şakir Kesebir, Ertuğrul Milletvekili İbrahim Çolak bulunur. İş çevresinden olan katılımcılardan Tütün Tüccarı Selim Nuri, Tüccar Hayri İper, Kereste Tüccarı Ali, Fabrikatör Burhaneddin, Tüccar Yolageldizade Kasım Bey bulunmaktadır. Şirketin başına Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyesi ve Trakya’nın kurtarılması için önemli roller oynamış olan Şakir Kesebir getirilir.

Şirketin kuruluş sermayesi 500.000 TL’dır. Hisse senetleri 10 TL değerinde 50.000 hisseden oluşur. Şirketin sermayesi 1927 yılında 750.000 TL’ye çıkartlır. Bu sermayenin dağılımı şöyledir: 300.000 İş Bankası, 100.000 Ziraat Bankası, 310.000 Özel Şahıslar, 40.000 Kırklareli ve Edirne Vilayetleridir. Ancak 1929 yılında yaşanan Dünya Ekonomi Bunalımından sonra Türkiye’de iktisat politikaları değişir ve devletçi uygulamalar başlar. 1930 yılında şirket fesh edilir ve tasfiyesine karar verilir. Kurulan diğer şirketlerle birlikte bütün şeker fabrikalar Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş çatısı altında toplanır.

Alpullu’da kurulmasına karar verilen fabrikanın teknik sorumluluğuna Kazim Taşkent getirilir. Fabrika ilk etapta günde 500 ton pancar işlemek üzere kurulur. Fabrikanın kuruluşu için 20 Aralık 1925 yılında Mashinenfabrik Bukau R.Wolf firması ile sözleşme imzalanır. Temel atma töreni 22 Aralık’da yapılır. Bu törene Trakya Milletvekilleri, Edirne ve Kırklareli Valisi, Babaeski, Lüleburgaz Kaymakamları, Cumhuriyet Halk Partisi, Türk Ocağı heyetleri katılırlar. Edirne Milletvekili Faik Kaltakkıran, Kırklareli Milletvekili Şevket Ödül katılımcılar arasındadır. Tören için Alpullu girişine büyük bir tak yapılmış, üzerine “22 Kanunuevvel 1341” yazılmış, İstasyon binası ve dükkanlar bayraklarla donatılmıştır. Ali Rıza Dursunkaya kitabında bu günü, “O güne kadar tenha görmeğe alıştığımız Alpullu İstasyonu büyük bir kasabanın panayırı gibi şenlenmiş, kalabalık bir şehir haline gelmişti.” diye anlatır.

Milletvekili Faik Kaltakkıran’nın konuşmasından sonra geçilen temel atma töreni sırasında dualarla kurban kesilir, Babaeski Türkocağı bandosu marşlar çalar. Bu sırada heyetler temele bırakılacak şişe içindeki hatıra yazısını imzalalarlar. Ali Rıza Dursunkaya da Kırklareli Gazetesi adına bu yazıyı imzalayanlar arasındır. Tören bittikten sonra istasyon binasında hazırlanmış büfede misafirlere yemek ikram edilir.

Alpullu Şeker Fabrikası inşaatı 11 ay gibi kısa bir sürede tamamlanır. İnşaatın bu kadar hızlı bitmesinin sebebi üretim binlarının çelik konstrüksiyonla ve tuğla dolgulu olarak yapılmasıdır. Fabrikanın bulunduğu yerleşkede üretim tesisleri 751.000 m2 alana sahiptir. Sosyal alanlar ise 300.000 m2 lik bir alanı doldurur. Bu hacmiyle fabrika büyük ölçekli bir üretim ve sosyal yaşam yeri görünümü kazanır. Alpullu Şeker Fabrikası aynı zamanda Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan sanayileşme hareketinde örnek oluşturacak çözümleri taşıması nedeniyle üzerinde önemle durulacak bir tesistir. Fabrika yerleşkesinin işçi konutları, lojmanlar, okul, sinema salonu binaları, spor tesisleri, golf sahası gibi çok kapsamlı sosyal amaçlı işlevselliği dikkat çeken özelliklerdir. Fabrika çalışanları ve İşçi barınma evleri olarak yapılan konutlar 30’lu yılların Modern Türk toplumunun oluşumunda öngörülen ihtiyaçlara göre tasarlanmış yerlerdir. Böylece üretim yeri aynı zamanda bir fabrika şehri kimliğine de sahip olmuştur. Çalışanların evleri önlerindeki bahçelerde yaşam birlikteliği sağlanırken, arka bahçelerinde meyva ve sebze yetiştirilmektedir. Böylece, kırsal kesimden gelen çalışanların parelel yaşam tarzlarını devam ettirebilme ve bulundukları yerle bağlılık ilşkilerini sürüdürebilmeleri mümkün olmuştur. Bu yaşam düzeyi ve çalışma standartları ile Alpullu Şeker Fabrikası Cumhuriyet Tarihimizin örnek alınması gereken eserlerinden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu yazı için Alpullu Şeker hakkında araştırma yaparken edindiğim bilgiler bana ne öğretti?
Şeker ve Pancar bu coğrafyanın insanı için hayati önemi haiz iki konu olmuş yıllar boyunca. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ilk kurulan fabrika yeri için Trakya’nın merkezinde tarihi ve coğrafi bir buluşma yerinin seçilmesi bana çok anlamlı geldi. Muhteşem yüksekliği ile dikkati çeken, Mimar Sinanın yaşlılık döneminde inşa ettiği son Köprü’nün kemerleri arasından gözüken fabrika binasına yeniden bakıyorum şimdi. Verimli Ergene Havzası’ nda yetişen pancarları, demiryolu ile Fabrika sahasına indirilen, sonra da Ergene’nin berrak sularında yıkanan pancarları, pancar ile geçinen çiftçilerin mutluluğunu, üretimin yan ürünü olan melas ile desteklenen besiciliği, fabrika yerleşkesinde kurulan modern yaşam ünitelerini, Teliçi denen yerdeki lojman evlerinin bahçelerinde yaşanan komşulukları, orada doğup büyüyen bir neslin okul ve çocukluk anılarını, bütün bunları anımsatırken gelinen noktayı da düşünmeden geçemiyor insan…

Mesela bu günkü durumu anlamaya kolaylık olsun diye sizinle bir güncel belge paylaştım aşağıda. Orada artık geçmeyen Alpullu adı yerine fabrikanın yeni sahibi Binbir Gıda’ya verilen şeker kotasını görün istedim. Bu yazı dizisinde hatırlatılan geçmiş üretimlerle yapacağınız mukayese gelinen noktanın bir özeti aslında. Sadece bu rakamlar değil, Ergene sularının artık pancar yıkamada kullanılmayacak kadar zehirli olduğunu hatırlatmaya bile gerek yok sanırım. Gelinen hüzünlü bir nokta daha işte…

Pancar ekmekten vazgeçen çiftçilerin hali ne acaba? Topraklarını nadasa bırakmak için hangi seçenekleri zorluyorlar dersiniz? Hayvan besicileri melas temin edemeyince ne yapıyorlardır?

Alpullu Şeker’in hikayesi hala sürüyor gördüğünüz gibi…

Fabrikanın bitişiğindeki Mimar Sinan köprüsüne gelince…

Böylesine tarihi bir yeri kültür varlığı olarak korumak, yaşatmak ve tanıtmak yerine korkuluk duvarlarını oyan definecileri engelleyememek ne kadar haksız ve kötü bir kader.

Kaynak :
-Hüner Şencan, Alpullu Adı Nereden Geliyor?, Haziran 2019. https://www.alpullu.org/A/adi_nereden4.html
-Hüsnü Tekeşin, CUMHURİYETİN İLK EKONOMİK KURUMLARINDAN ALPULLU ŞEKER FABRİKASI’NIN TÜRKİYE’NİN EKONOMİK VE SOSYAL YAŞAMINA KATKILARI.(Türkiye Cumhuriyeti’nin Ekonomik ve Sosyal Tarihi Uluslararası Sempozyumu, 26-28 Kasım 2015 İzmir)
– Ali Rıza Dursunkaya. Kırklareli Vilâyetini Tarih, Coğrafya, Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik. Cilt 1.
– Ayşe Durukan Topuz ve Tuğçe Tetik. Trakya’da Modern Yaşamın İzleri; Alpullu Şeker Fabrikası ve İşçi Konutları. Namık Kemal Üniversitesi, 2016.
– Salt Araştırma Fotoğraf Arşivleri.